Devlet neredeydi?

A+A-
Özcan YENİÇERİ

      PKK terörü iyiden iyiye gemi azıya almış durumdadır. Yolları kesiyor, araçları yakıyor, insanları paramparça eden bombaları döşüyor ve patlatıyor. İnsan katletme ve cinayet işleme konusunda yaptığı ve yapacağı azami ne varsa onu gerçekleştiriyor. Bütün amacı daha çok sayıda insan öldürme kapasitesini göstererek Türk Cumhuriyeti devletini dize getirmek! 

       Nasrettin Hoca'nın "ya tutarsa" gerekçesiyle göle maya çalması gibi başlatılan çözüm denilen gaflet süreci sonuçta PKK'yı bu denli pervasız kılmıştır. Neyse geç de olsa PKK'nın hain eylemleri birilerinin gözünün açılmasına sebep olmuştur.

       Çözüm sürecinde gösterilen zaafların, ihmallerin ve vurdumduymazlığın bedelini onlarca şehit olarak geri ödemesinin ardından nihayet devletin savunma refleksleri harekete geçti.

Basına yansıyan haberlere göre Dağlıca, Iğdır, Mardin ve Tunceli'deki mayınlı PKK saldırıları sonrası, Emniyet birimleri, terör örgütünün mayın haritasının peşine düşmüş. PKK'nın bomba haritası hazırlayarak eylemlerini gerçekleştirdiğini değerlendiren güvenlik birimleri, kara yollarının hangi noktalarına bomba döşendiğini tespit etmeye çalışırken özellikle menfezler üzerinde yoğunlaştığı bilgileri geliyor.

Nitekim Oslo görüşmeleri sırasında MİT yetkilisi, teröristlerin temsilcilerine "metropolleri patlayıcılarla doldurduğunuzu biliyoruz" demiştir. Son bombalı saldırılar olmasaydı ve bunca şehit verilmeseydi ilgililer kentlerde doldurulduğu bilinen patlayıcılarla ilgili olarak harekete geçmeyecekti.

PKK'nın, stokladığı silahlarla eylemlerini aralıksız sürdürdüğü, örgütün kullandığı bazı silahların 60 santimlik duvarı delebilecek güçte olduğu Emniyet  raporlarında ifade ediliyor. Eylemlerinde tonlarca güçlendirilmiş el yapımı bomba kullanan örgütün ayrıca Doçka, Kanas, RPG-7 Roketatar, Kalaşnikof ile C3, C4, A4 patlayıcıları da elinde bulundurduğu ifade ediliyor.

İşin daha da vahimi geçtiğimiz hafta içinde Jandarma ekipleri Mardin'in Diyarbakır kara yolu üzerinde bulunan özel bir sürücü kursuna ait arazideki kulübede bomba yapımında kullanılan 400 çuval içinde yaklaşık 20 ton amonyum nitrat ele geçirmesidir. Birkaç gün sonra da Bitlis'te PKK'ya ait olduğu belirtilen ve üzeri kamufle edilmiş sığınaklarda çeşitli saldırılarda kullanılmak üzere 60 ton patlayıcı malzeme, gıda ve çok sayıda mühimmat ele geçirilmiştir.

Bu arada İçişleri Bakanı Altınok, bir hafta sokağa çıkma yasağı uygulanan Cizre'de 800 kilo patlayıcı, onlarca roketatar ele geçirildiğini açıkladı. PKK militanlarınca açılmış 30 hendeğin de kapatıldığı bilgisini vermiştir.

MİT mensubunun dediğinin de ötesinde ülke patlayıcıyla ağzına kadar doldurulmuş ve birileri de yalnızca "süreç, süreç" diye sayıklamış!

'Çözüm Süreci' bağlamında İmralı'dan sızan tutanaklarda terörist başının şu ifadeleri vardır: "Çekildiğimiz anda gerillayı daha da büyüteceğiz. Çekilirsek gerilla biter görüşüne katılmıyorum." Teröristler bölgeden hem çekilmemiş hem de Öcalan'ın dediği gibi "gerilla" dedikleri çeteler daha da büyütülmüştür. Bir de bu çetelere PKK silahlı eğitim vererek, kentlere yerleştirmiş.

Diğer yandan çözüm süreci boyunca YDG-H adı altında PKK bölgede sürekli olarak milis devşirmiş, dağa çıkarmış, eğitmiş ve kentlere yerleştirmiştir. Cizre, Şırnak, Silvan, Varto, Kızıltepe vb. yerlerde güvenlik güçleriyle sokak sokak çatışan, patlayıcıları yollara yerleştirenler çözüm sürecinde organize olan YDG-H unsurlarıdır.

Bu yapılanma, çözüm süreci devam ederken örgütlenen YDG-H unsurları, Kandil'e giderek hem silah hem de eğitim alıp geri dönmüşlerdir. Bu bağlamda yoğun bir silahlanma söz konusu olmuştur.

Kentlerde güvenlik güçleri, PKK militanlarına kalkışma ve cesaret veren bu alt yapıyı ortadan kaldırmaya çalışmaktadır. Son gelen bilgilere göre terör örgütü sokaklardan çekilmezse, bu hain yapıya karşı geniş kapsamlı operasyonlar düzenleneceği yolundadır.

       Bütün bunlar olurken devlet neredeydi? İktidar ne yapıyordu? İstihbarat ne ile meşguldü, diye herkesin cevabını bildiği soruları sormaya bile gerek yoktur!

 

 

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları