'Devlet sırrı'nın Kandil’e varması ne kadar sürer?

İsrafil K.KUMBASAR

Biliyorsunuz, TBMM evlere şenlik bir oturuma daha imza attı.
Oturum ‘gizliydi’ ve içeride olup bitenleri bizler ancak ‘10 yıl sonra’ öğrenebileceğiz. Oturum sonucunda hükümete ‘sınır ötesine asker gönderme’ yetkisi veren tezkere bir yıl daha uzatıldı.
Bugün yarın gazete sayfalarına düşmesi muhtemel  ‘çok gizli’ görüşmenin maksadını doğrusu sadece vatandaşın değil, ‘vekillerin’ de bilmediği konusunda esaslı şüpheler var.
Denilen o ki, İçişleri Bakanı Beşir Atalay, milletvekillerini bilgilendirmiş. ‘Komşu ülkeler’ ile yapılan görüşmeler hakkında malumat vermiş. ‘Teröre’ karşı alınan önlemler ve malum ‘açılıma’ilişkin görüşlerini aktarmış.
Gizli celsenin konusu ‘terör’. Kendileri ‘gizlice’ bilgi verilenlerden bir bölümü ise teröriste ‘terörist’ demekten imtina eden
uzantılar.
Dünyanın başka bir yerinde var mıdır buna benzer oturumlar, bilmiyoruz.
Siz kalkacak ‘bir ayağı’ İmralı’da, ‘bir kulağı’ Kandil’de, ‘bir gözü’ AB komiserlerinde olan işbirlikçilere ‘gizlice’ bilgi aktaracaksınız.
O bilgi de ‘10 yıl saklanacak’, öyle mi?

***

İşin tuhaf yanı, meselenin muhatabı BDP’liler bile bu garip oturuma ‘itiraz’ ediyor. Örneğin BDP’li Sırrı Sakık diyor ki:
- “Başbakan ABD’de, Suriye’de, Almanya’da konuşuyor ama bu konuyu Türk ve Kürt halkıyla konuşmuyor.”
Nasıl bir sır ki, BDP’li Sırrı Sakık bile yadırgamaktan kendini alamıyor.
Ama olsun oturumun adı ‘gizli oturum’ olduğuna göre, vekillere ‘incir çekirdeğini’ doldurmayacak çapta bazı ‘giz’ler ifşa edilmiş olmalı.
Aksi takdirde 10 yıl neyi saklayacaklar?
Şimdi kim iddia edebilir ki, TBMM çatısı altında konuşulanlar ertesi gün İmralı’ya yahut Kandil’e ulaşmadı?
Bölücübaşı boşu boşuna Kandil’e ‘direkt telefon’ istemedi herhalde. ‘İletişim’ çağındayız. İnsanlar artık ‘zamanı daha verimli kullanmanın’ derdinde.
Vatandaş 10 yıl bekler de, ‘aldığı tüyoyu’ anında eşkıya inlerine bildirenleri ne
yapacağız?
Ortada ‘teröre karşı’ yürütülen bir proje olduğu söyleniyor ve bu projenin ‘en mahrem’ bilgileri ‘simültane’ olarak eşkıyanın kulağına üfleniyor.

***

Sahi sizin aklınız alıyor mu hiç, ‘neyin’ kimden gizlendiğine?
Daha oturumun üzerinden bir gün geçmeden ‘konunun muhatapları’ gardını alıyor. Bakın BDP Van Milletvekili Özdal Üçer gizli oturum sonrası ilk beyanatında ne diyor:
- “Kardeş kanının aktığı bu ülkede kendi oğlumu askere göndermeyeceğim ve buna söz veriyorum. Şimdi gençlerimize biz bunu söylüyoruz diye hakkımızda yine davalar açılacak milleti askerlikten soğutuyoruz diye. Vallahi biz milleti askerliğe ısıtmayacağız.”
Tezkerenin uzatılmasını “Ne gerek var canım, zaten PKK eylemsizlik kararı aldı”  tezine dayandıranlar, ertesi gün Tunceli’de iki askerimizin şehit edilmesini neyle izah ediyorlar, kendilerine bir kez daha sormak gerek.
Aslında iş gelip, AKP iktidarının ‘gerçeklerle yüzleşmesine’ dayandı artık.
Terörü ‘devlet zulmünün’bir sonucu gibi görüp/gösterip, ‘bir iki sırt sıvazlama’ ile işin üstesinden geleceklerini sandılar.
Oysa dünya alem biliyor ki, Türkiye’nin karşı karşıya olduğu tehlike ‘bu kadar ucuz’ ifadelerle izah edilecek türden değil. 

***


Bir başka yüzleşme de  “Öcalan’ı muhatap alın”  diyen goygoycular ile yapılmalı.
Öyle ya, millet yarın kalkıp sormaz mı:
-  “Bizden bile sakladığınız şeyler varken, PKK ile masaya oturma teraneleri nereden çıktı?”
AKP iktidarı, ‘devlet sırrı’ ile ‘BDP’li Sırrı’ arasında sıkışıp kaldı.
Buyursun, çözsün bakalım düğümü.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş