Devleti küçültmek ya da PKK'yı büyütmek!

A+A-
Özcan YENİÇERİ

Bilindiği gibi Öcalan’ın talimatıyla  “Kuzey Kürdistan Birlik ve Çözüm Konferansı” düzenlendi. Konferansta Kürdistan’a statü, ana dilde eğitim, Öcalan’a özgürlük, kendi kaderini tayin hakkı, KCK’lı tutukluların serbest bırakılması ve Kürtçe resmi dil talebi dile getirilmiştir. Bölge Kuzey Kürdistan olarak ilan edilmiş, DTK adını,  “Ulusal Meclis” olarak değiştirip TBMM’ye karşı alternatif meclis oluşturmuştur.
PKK ise Şırnak’ın Cizre ilçesinde ’asayiş’ birimleri oluşturmuş, yol kesip kimlik kontrolü yapmıştır. PKK’nın askeri düzen içinde eğittiği asayiş birimleri için sertifika dağıtım töreninde şu açıklama yapılmıştır;  “Kürt ve Kürdistan’ın varlığının kabul edilmeye başlandığı bu süreçle birlikte temel mücadele alanının yeni özgür yaşamı inşa etme olacağı kesindir. Bunun ilk ve temel ayağı şüphesiz öz savunmadır. YDG-H olarak öz savunma endeksli asayiş güçlerini oluşturmayı tarihsel bir sorumluluk olarak üstleniyoruz”.
Şırnak Valisi, yeni oluşumu  “araştırıyoruz” derken hükümet kanadından, istemeye istemeye cılız itirazlar yükseltilmiştir.
Diğer yandan iktidar, TSK’nın konuşlandığı stratejik geçiş noktalarını, PKK’lılar sorunla karşılaşmadan sınırı terk etmesi için boşaltmıştır. PKK’lılar  “çekiliyoruz, çekildik”  söylemleri arasında durumlarını giderek güçlendirmişlerdir.
Gerçekte PKK, silahlı ve eğitimli güçlerinin bir kısmını yöredeki köylere kaydırmış, önemli bir kısmını da bölgedeki kentlere sızdırarak sivil milis örgütlenmesinde kullanmışlardır. Kentlere inen profesyonel teröristler, “asayiş birimi”  adı altında kentlerde “asayiş”  unsurlarını  “öz savunma” gücü olarak eğitip, örgütlemişlerdir.
Başbakan Erdoğan, PKK’nın ancak yüzde on beşinin yurt dışına çıktığını bizzat söylemiş ve yurt dışından ülkeye giren teröristlerin sayısının çok daha fazla olduğu hususunu ise istihbarat birimleri çeşitli konuşmalarda dile getirmişlerdir.
Bölgede durum giderek vahim bir hal alırken, AKP hükümeti büyük bir sorumsuzluk ve aymazlık içinde  “terör bitti/barış geldi” rehavetine kendini kaptırmıştır.
AKP, Öcalan’a şirinlik yapmakla, BDP’yle yumuşak ilişkiler kurmakla meşgulken PKK’lı teröristler bölgede eylemlerini büyük bir serbesti içerisinde sürdürmektedir. Basına uygulanan sansür yüzünden, bölgede meydana gelen olaylardan, kaçırılan ve öldürülen koruculardan kimsenin haberi olmuyor.  “Çekildi”  denilen PKK’lılar işi, askeri helikoptere ateş açmaya, şantiye basıp mühendis kaçırmaya, asayiş timleri kurmaya kadar vardırmışlardır.
AKP’nin gayri resmi hükümet ortağı haline gelen BDP’nin kışkırtma ve yönlendirmesiyle, yeni jandarma karakolu yapılıyor bahanesiyle karakollara saldırı girişiminde bulunulmuştur. Lice ilçesi Kayacık köyünde bulunan jandarma karakoluna Molotof ve ses bombalarıyla saldırılmış ve sonrasında çıkan olaylarda bir kişi ölmüş, 9 kişi de yaralanmıştır.
Lice olaylarının hemen ardından silahlı bir grup, sivil kıyafetli bir jandarma özel harekât uzman çavuşunu kaçırmışlardır.
BDP/PKK ikilisi bir yandan terörist saldırıları örgütlerken, diğer yandan da AKP ile kararlaştırdıkları ikinci aşamaya geçmek için hükümete baskı uygulamaya başlamaktadır.
BDP, bu baskıyı miting düzenleyerek ve çatışma ortamı yaratarak gerçekleştirmek amacındadır. Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay ise aşağıdan alan, yumuşak bir tavırla;  “BDP ile diyalogumuz sürüyor. BDP’nin mitinglerini yapıcı görmüyoruz... ‘Yeni karakollar yapılıyor’ deniliyor. Bu karakolların hiçbirisi yeni değil” demekte...
Resmi verilere göre terör örgütü yandaşlarının sürekli yeni karakolların inşa edildiği propagandasının aksine, AKP, Diyarbakır’da son 5 yılda 9 karakol kapatmıştır. Diyarbakır ve ilçelerinde 2008 yılına kadar 59 olan jandarma karakolu sayısı 50’ye inmiştir.
Bu gerçekler; devlet otoritesi bölgede geriletilirken, PKK’nın ve sivil unsurlarının etkinliğinin de giderek arttığı anlamına gelmektedir. Bölgede devleti küçültenler PKK’yı büyütmüşlerdir. AKP ile PKK’nın istediği de budur...

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları