Devletim, egemenliğim, Türkiye’m diyenler...

Hüseyin Macit YUSUF

Pazar günü KKTC’de yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimi 2.tura kaldı. Seçime katılma oranı % 62.34 gibi alışılmışın dışında düşük oldu. 176.915 toplam seçmenin sadece 110.698’i oy kullandı. Oyların 30.356’sını, %28.18’ini alan Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu yarışı 1. tamamlarken, 29.006 oy alan Mustafa Akıncı %26.92’lik oranla 2. oldu. İki aday 26 Nisan Pazar günü yeniden yarışacak ve en fazla oyu alan KKTC’nin Cumhurbaşkanı olacaktır. Seçimi Derviş Eroğlu’nun ilk turda kazanmaması bir yana, beklentilerin altında oy alması birçok kişide olduğu gibi ben de de hayal kırıklığı yarattı. Cumhurbaşkanı Eroğlu’nun seçim propagandası sürecinde diğer 6 adayın hedefinde olması, bazı aday ve çevrelerce 5 yıllık görev süresinde, müzakerelerde çözümün önünde engel olarak görülmesi ve bundan dolayı başarısızlıkla suçlanması, mal varlığının tartışılması gibi bana göre doğru ve etik olmayan sebepler, beklenenden az oy almasında rol oynadı. Cumhurbaşkanı Eroğlu’na muhalefet yapan adayların ortaya koydukları bu iftira ve karalama propagandası bazı seçmenler tarafından maalesef ciddiye ve dikkate alınmış; ve bu da aldığı oylara yansımıştır. Bunun yanında son dönemde, Cumhurbaşkanı Eroğlu’nu destekleyen UBP ve DPUG’de yaşanan iç sorunların yarattığı olumsuzlukların alınan sonuca etki yaptığı açıktır. UBP’de yaşanan parti içi iktidar kavgalarına, parti kurultaylarına müdahil olan Eroğlu’na diş bileyen bir kısım dava arkadaşı seçimlerde maalesef intikam duygusuyla hareket etmiştir. Son mahalli seçimlerde makamlarını koruyamayan belediye başkanları ve diğer bazı küskünlerin gerektiği gibi Eroğlu’nu desteklemedikleri hatta bazılarının kişisel hesaplaşma dürtülerinin verdiği hırs ve bencillikle başka adayları destekledikleri sır değildir. Diğer taraftan kendini milli çizgide gören çeşitli sivil toplum örgütlerinin, Cumhurbaşkanlığı bütçesinden talep ettikleri katkıları ya alamadıkları, ya da aldıklarını yeterli bulmadıkları için Eroğlu’na darıldıkları ve bu nedenle destek vermedikleri de gizli değildir. DPUG kanadının ise iktidardaki koalisyon hükümetinin bir parçası olarak başarısızlığının faturası Eroğlu’na kesilmiştir. Yapılan atamalar ve hükümet icraatları nedeniyle kendisine haksızlık yapıldığına ve bu sebeple mağdur olduğuna inananlar tepkilerini seçimde ortaya koymuş, sandığa yansıtmıştır. Velhasıl tepki oylarının birçoğu kişisel hesaplaşmanın ve duyulan rahatsızlıkların, gelecekle ilgili endişelerin sonucudur. Sandığa gitmeyecek kadar kızgın olanların da sayısı az değildir. Bana göre tepki oylarının önemli bir bölümü, Kıbrıs sorununun çözümünde Eroğlu ile benzer görüşlere sahip olan Özersay’a kaymıştır. Sağdaki milli, ancak küskün ve dargınlardan sandığa gidenlerin önemli bir kısmı oylarını Özersay’a vermiştir.

Eroğlu’nun 2010’da seçimi kazandığı dönemde Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş’ın hayatta olduğu ve halkımızın önemli bir kısmını kendisiyle aynı görüşleri paylaşan Eroğlu’na yönlendirdiği de unutulmamalıdır. Milli oyların o tarihte başka adaylara dağılmaması ve Eroğlu’nda toplanmasında rahmetli Denktaş’ın önemli rolü olmuştur.

Cumhurbaşkanı Eroğlu, Kurucu Cumhurbaşkanı Denktaş ve varoluş mücadelemizin lideri Dr. Fazıl Küçük’ün emanetine sarılmış ve siyasi hayatı boyunca Kıbrıs milli davamıza sahip çıkmıştır. Milli davamızın halihazırdaki lideri tartışmasız Eroğlu’dur. Kıbrıs Türklerinin haklarını korumada, KKTC’ye sahip çıkmada, gelişmesi ve kalkınması çabalarında, Türkiye’ye bağlılıkta Denktaş ve Küçük’ten aşağı kalır bir durumu yoktur, Eroğlu da aynı kararlılık, cesaret ve çalışma hırsı ile Kıbrıs Türküne hizmet için kendini adamış liderimizdir. Müzakerelerde son derece önemli ve kritik bir döneme girileceği bir dönemde, KKTC’nin varlığı ve geleceği için hayati önemde bir süreçte, partisel ve kişisel hesaplaşmanın şimdi zamanı mıdır? Siz hem Devletim, Egemenliğim, Anavatanım Türkiye diyeceksiniz, diğer taraftan da bu yola baş koymuş, milli davamızın yaşayan liderine, amiyane terimle posta koymaya kalkacak, önünü kesmeye yelteneceksiniz! Bu nasıl milliyetçiliktir? Bu nasıl Devlete, KKTC’ye, milli davaya, Anavatana sahip çıkmaktır? Yok eğer Eroğlu ile benzer görüşleri paylaşan Özersay ile yola devam etme niyetiyle hareket ettiyseniz ve bu da gerçekleşemediğine göre, ikinci turda kayıtsız şartsız Eroğlu’nu desteklemeniz gerekmiyor mu? Şimdi Eroğlu’na, yakın çalışma arkadaşlarına, seçim kampanyasını yürüten ekibine, destek veren siyasi partilere kızma, darılma ve küsme zamanı mıdır? Yoksa davanın lideri etrafında birleşme zamanı mıdır? Varın siz karar verin ve ikinci turda samimi ve içten bir sorumlulukla sandık başına giderek oyunuzu Eroğlu’na veriniz. Yoksa yukarıda da vurguladığım üzere, hem Devletim, Egemenliğim, Türkiye’m diyeceksin, hem de gereklerini yerine getirmeyecek, milli görüşün liderinin kuyusunu kazmaya yelteneceksin. Kıbrıs Türkü bu Pazar muhakkak en doğru kararı vermesini bilecektir.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş