Devletin paçasını ısıran adamın 'sanal' gündemi

İsrafil K.KUMBASAR
Aykırı şeyler meraklandırır, ilgi uyandırır.
Bu yüzdendir ki, gazetecilik mesleğinde herkes ‘köpeği ısıran adamın’ peşindedir.
Çok zorlu, meşakkatli bir iştir gazetecilik.
Eğer ‘köpeği ısıran adam’ bulunamazsa, durumu kurtaracak başka arayışlara girilir. Örneğin ‘keçisi çalınan imam’ bir anda ‘keçi çalan imama’ dönüştürülür.
İşin ‘bulmaca’, ‘ganyan’, ‘magazin’ faslıyla ilgilenen vatandaş oralı olmasa da, aslında bu çarpıtmalar bir takım amaçlara hizmet eder.
Bir başka ifadeyle, ‘köpek’ de ‘keçi’ de birer semboldür ve bunlar üzerinden birtakım ‘operasyonlar’ yürütülür.
Yani, ‘futbol’ nasıl ‘sadece futbol’ değilse gazete de ’sadece gazete’değildir.
Hal böyle olunca,  “Bu ülkede neler oluyor”  sorusuna cevap bulmak için gözünü medyaya çeviren vatandaşın şaşkınlığı daha da artar.
Bir tuhaflık sezer insanlar, tedirgin olurlar.
Gözlerinin içine bakıla bakıla söylenen yalanlara karşı çaresizdirler:
Dünün Marksist’i, bugünün kapitalistidir.
30 yıl öncenin komüncüleri, bugün ‘bireysel özgürlük’ havarileri.
“Bir lokma, bir hırka”  diye ahkam kesenler, ‘küp doldurmaca’, ‘köşe kapmaca’ sevdasında.
Zemin: Medya.
Asgari müşterek: Mide.

* * *

Bir sabah erken kalkın ve o günkü bütün gazeteleri önünüze koyun.
Biri diğerini referans gösteriyor, diğeri bir başkasına atıfta bulunuyor.
Ahmet, Hasan’a pası atıyor; Hasan, Rüstem’e gönderiyor.
Yani ‘tek kale’ maç.
Bazen iş daha da komik bir hal alıyor; ‘baba’ oğluna, ‘oğlu’ eşine, ‘eşi’ görümcesine.
Ne var, ne oluyor?
- “Bomba...”, “Skandal...”
Dokuz sütuna yaydıkları habere bakıyorsunuz, aylar önce bir başka refiklerinin manşete taşıdığı ‘masa başı’ zırvalar.
Demek ki o dönemde yeterince ses getirememiş, ‘sahip’ fırçalamış.
Yeniden gündeme taşınıyor.
Teoride ‘düşman kardeşler’ gibi duran bir yığın zevat, bir komutla ‘aynı gündeme’ kenetleniyor.
Manşetleri ‘pişti’ oluyor.
Bakıyorsunuz ‘özgürlük’, ‘editoryal bağımsızlık’ diye yırtınmaları yalandan.
Ortada haber gibi haber olunca -söz gelimi açlık, işsizlik, vurgun, yolsuzluk- sayfalarında bir cümle olsun değinilmiyor.
Yani? Yanisi, ‘sahibinin’ sesi, kulaklarına ne üfleniyorsa o manşete çıkıyor.
E, haliyle ‘mide’ bağlantılı bu bakış, vatandaşın midesini kaldırıyor.

* * *

Haber, yorum her neyse merak uyandıracak.
‘Ülkenin gerçekleriymiş’, ‘vatandaşın çektikleriymiş’ hep fasa fiso.
Zor bir durum, ortalıkta köpeği ısıran adam bulmak pek öyle kolay değil.
‘Milyon dolarların’ döndüğü el değiştirmeler, ABD’de, AB’de verilen eğitimler, ‘görkemli’ plazalar, ‘yüklü’ maaşlar.
Bütün bunlar bir ‘bedel’ gerektiriyor.
Allah için, çalışıp çabalıyorlar.
‘Sinekten’ yağ, ‘tekeden’ süt çıkarıyorlar.
 “Ayının kırk türküsü var, kırkı da ahlat üstüne” derler; bu kalemşorlar da o misal, bütün güçleriyle yükleniyorlar:
- “Çağdışı sistem, kokuşmuş devlet!”
Hani insan üstlerine fazla da varamıyor.
Adamı ısıran köpek haber değil.
Köpeği ısıran adam bulmak zor.
Geriye bir tek şey kalıyor:
‘Devletin paçasına’ yapışmak.
Doğrusu, o da hayli prim yapıyor.
Şimdilerde  “Türkiye’de ne olup bitiyor”  sorusunun cevabı, bu puslu havada daha uzun süre boşlukta kalacak.
Zira, gazete sadece gazete değil.
  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş