Devletin sona erdirilmesi tartışılıyor!

A+A-
Arslan BULUT

AKP’nin seçim bildirgesinde yeni bir Anayasa yapılacağı vaadi vardı Aynı vaat MHP’nin bildirgesinde de bulunuyordu.
AKP milletvekili Zafer Üskül, seçimden sonra, nasıl bir Anayasa hazırlayacaklarının ilk işaretlerini verdi. Üskül, Anayasanın başlangıç kısmında ve maddelerinde Kemalizm ideolojisinin yansımaları olan  “Atatürk milliyetçiliği”  ve  “Atatürk ilke ve inkılâpları”  gibi kavramların kaldırılması gerektiğini söyledi.
Zafer Üskül’ün talepleri, aslında Avrupa Birliği’nin Türkiye’yi federasyona dönüştürme planının ürünüydü. Avrupa parlamentosu Yeşiller üyesi Daniel Cohn Bendit, Avrupa Birliği’ne katılmanın Türkiye’de Kemalizmin sonu olabileceğini söylemiş ve bunun  “Kemalist köktenciliğin havaya uçurulması”  anlamına geldiğini belirtmişti.
Wolfgang Koydl da  “Türkiye her şeyden önce, her toplumsal ve politik gelişimini engelleyen taşlaşmış Kemalizmi kırmalıdır” diye konuşmuş, Zafer Üskül gibi devletin temelleriyle kavgalı kişilere cesaret vermişti. 
2003’ün Mart ayında, AB Genel Kurulu’na sunulan Türkiye raporunda Hollandalı muhafazakâr parlamenter Arie Oostlander, Bülent Arınç’ın sık sık gündeme getirdiği gibi laikliğin farklı tercüme edilmesini istemiş, ayrıca Kemalizm ideolojisinden arındırılmış yeni bir Anayasa yazılmasını talep etmişti. 

* * *

Anayasa tartışmaları ile ilgili olarak nihayet Cumhuriyeti korumakla görevli olan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya’dan bir ses geldi.
Yalçınkaya, anayasanın temel ilkeleri gösteren başlangıç kısmının da değiştirilemeyeceğini ve metin dışında bırakılamayacağını belirtti.
Yalçınkaya, egemenliği millet adına kullanan hiç kimse ve kuruluşun anayasada gösterilen hürriyetçi demokrasi ve hukuk düzeninin dışına çıkamayacağını vurguladı.
Anayasa’nın başlangıç kısmının, değiştirilmesi teklif dahi edilemez ilk 4 madde ile birlikte değerlendirildiğinde bir bütünlük oluşturduğuna dikkat çeken Yalçınkaya, değiştirilemez nitelikteki 2. maddede  “başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanır”  ifadesinin bulunduğunu, başlangıç kısmındaki temel esaslardan bir kısmı çıkartıldığında bu kuralın kısıtlanmış ve yönlendirilmiş olacağını kaydetti. Yalçınkaya, Anayasa’nın diğer maddelerinde yapılacak değişikliklerin de başlangıç kısmı ve ilk 4 maddede belirtilen temel ilkelere aykırı olamayacağını da belirtti.

* * * 


Aslında iktidarın niyeti, sadece Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı için değil milyonlarca insan için malumdur!
Ankara Üniversitesi Senatosu 30 Aralık 2003 tarihinde bir toplantı yaparak, bir basın açıklamasında bulunmuştu. Ankara Üniversitesi Senatosu’nun Başbakanlık Müsteşarı Prof. Dr. Ömer Dinçer ile ilgili aldığı kararda şöyle deniliyordu:
“Bir devletin temel kuruluşunu belirleyen kurallar, o devletin anayasasını oluşturur. Bu oluşumda bazı ilkeler vardır ki, devletin bir bakıma varlık koşuludur. Bu temel ilkelerin sorgulanması, değiştirilmesi veya ortadan kaldırılması düşünülemez; çünkü bu tür bir girişim, devletin de varlığının sorgulanması, değiştirilmesi veya sona erdirilmesi anlamına gelir.”
Demek ki, mesele türban tartışması değil, Türk Milleti’nin egemenliğine son veren bir Anayasa hazırlanmış olmasıdır. 
Erdoğan, konuyu türban tartışmasına kaydırarak buradan aldığı destekle devletin temelleri ile oynamaya çalışıyor!
Gözleri türbanla bağlanmış kitleler ise kendi bindikleri dalın kesildiğinin farkında bile değil!

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları