Devr-i AKP'yi anlatacak 'bilim' insanları aranıyor

İsrafil K.KUMBASAR

Bir, iki, üç... Başla!
Süreniz 528 saat. 14 Şubat’a kadar vaktiniz var. ‘Yüreğinizin’ sesini katın klavye tuşlarına. Bir ‘romantik’ şarkı eşlik etsin düş dünyasındaki gezintinize. ‘Pembenin’ en çılgın tonları gözlerinizde uçuşurken, genzinizi ‘daha mutlu yarınların’ özlemi yaksın. Göğün masmavi bulutlar, yerin yemyeşil çimler, ağaçlar ile kaplı olduğunu, billur ırmakların, altın ışıltısına sahip sahillerin sizi beklediğini hayal edin.
Parayla değil ya.
Aklınıza iyiden, güzelden, sevinçten yana ne gelirse, ekleyin peş peşe.
Ama mutlaka 14 Şubat’a kadar bir ‘mutluluk tablosu’ çizin. Tuvale itinayla konduracağınız pastel renkler, ‘sisler ardından’ fışkıran çiçek bahçeleri, ‘mütebessim çehreler’ size büyük imkan kapıları aralayacak.
Değil mi ki adınız ‘bilim insanı’, evet, evet yaparsınız siz bunu.
Yeter ki vakti iyi kullanın.
Çökün yazı makinesinin yahut bilgisayarın başına. Şöyle bir yaslanın geriye gözlerinizi kapatın.
Hadi fondaki şarkı da bizden olsun:
- “Beraber yürüdük biz bu yollarda...”

***


Ne o?
Romantik girişe bakıp da ‘sevgililer günü’ için makale siparişi mi sandınız yoksa?
Şarkı da kıvamında, oh ne ala. İşin ucunda ‘para’ da var üstelik birinciye beş, ikinciye üç, üçüncüye de iki bin TL.
Devr-i AKP ve Orta Doğu Sultanı Tayyip Efendi’nin geçmişini yazacaksınız. Yani memleketin son sekiz yılını.
Biz ‘girişi’ hallettik ki, gözünüz korkmasın.
Aksi halde memleketin üzerine çöken bu ‘kâbusun’ üstesinden gelmeniz zor.
Hazretin karşısına ‘sürahi’ gibi dizilmeye, yandaş ceridelerde ‘çarşaf çarşaf övgüler’ düzmeye benzemiyor yapılacak iş.
Bu kez durum biraz farklı. Hazret sizden ‘bilim’ istiyor.
Çalışmalarınız ulusal/uluslararası hakemli, ‘indekslere girmiş’ dergilerde yayımlanan makaleler olmalı. Kitaplar, tezler, makaleler ‘ciddiyet’ arz etmeli.
Bu sefer ‘intihale’ göz yumulmayacak.
Bir ‘intihalci’ baş tacı oldu diye, herkes aynı kapıdan girecek değil ya?

***

Tamı tamına üç haftanız var.
İşin kötü yanı KPSS’deki gibi bu işin sorusu yok ki, ‘sınav kağıtlarını’ çalasınız. Topu YÖK’e de atamazsınız, zira ‘dilediğiniz kıvama’ geldi, külliyen yok oldu.
Nasrettin Hoca fıkrası gibi değil mi, insan ağlasa mı gülse mi karar veremiyor.
Seksen yıllık miras, ‘sekiz yılda’ tüketilmiş.
Bir ‘gemicik’ şaibe yüküyle demir almış, ona yol gösterecek olan ‘fener’ ise karanlığa gark olmuş.
Çevreden, yeşilden girecek olsanız ‘2B’ hortlamış, ‘HES’ ucubeleri virüs gibi memleket sathına yayılmış.
‘Hak-hukuk’ diye başlayacak olsanız...
O zaten çoktan ‘gak guguk’ sarmalında ‘yandaş yargı’ heveslerine kurban edilmiş.
Dilimiz varmıyor ama, ‘para’ ile başlayın diyecek olsak, ‘dış borçlar’ gırtlakta.
Hani bir şeyimiz yok, fakat ‘kardeş kardeş’ geçinip gidiyoruz demeye kalkışsak; artık herkes ‘birbirinin kafatasını’ ölçer duruma geldi.
Belki akıllı adamların yapacağı iş değil.
Ama Devr-i AKP ve Tayyip Bey’in geçmişini ‘bilimsel’ olarak anlatmanız isteniyor.

***

Hadi artık nazlanmayın, sarılın kalemlere.
Şunun şurasında ‘her ilde bir üniversite’ var artık. Pıtrak gibi bilim insanları memleketin dört bir yanında ‘ülke meselelerine’ kafa yoruyor.
Doğru ‘vefa borcunuzu’ ödemeye.
İntihal yok, sınav soruları çalınamadı, YÖK müdahale etmeyecek.
Çıkın sokaklara da bakın vatandaşın yüzüne.
Görelim AKP’yi bilimsel nasıl anlatacaksınız.
Üstelik, işin ucunda ‘mangır’ da var.
Siz buna bayılırsınız.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş