Devşirme sol ile ittifak

A+A-
Mustafa ERKAL
Irak’ta Süleymaniye kentinde Türk askerinin başına çuval geçiren generalin, ABD Heyetiyle beraber geçenlerde Ankara’ya resmi bir ziyarette bulunması çok düşündürücüdür. Türkiye’nin ve Türk askerinin itibarını kırıcı bu eylem, Türkiye’ye gözdağı vermek için yapılmıştı. Bunun amacı, “Irak’ın kuzeyi ile irtibatını kes, benim iznim olmadan Irak’ın kuzeyinde eskiden olduğu gibi takip yapma ve bölgedeki oluşuma sıcak bak” idi. Dost kazığı yemeye alışık bir ülke olarak biz de buna uyduk; hatta Irak’ın toprak bütünlüğünü savunur ve Bağdat yönetimini muhatap kabul ederken Irak’ın kuzeyindeki yönetimi de muhatap alma, konsolosluk açma yanlışını gösterdik. Oysa, Türkiye’deki bölücü ve ırkçı terörün çözümü Irak’ın kuzeyindeydi. PKK’nın şartlı silâhsızlandırılması bile bizimle pazarlık yapıldı ve Kürt açılımı dayatıldı. Biz bu dayatmadan utanmış olacağız ki; daha sonra ismini iki kere değiştirdik. Önce demokratik açılım ve daha sonra da barış ve kardeşlik projesi deyiverdik. Oysa ülkemizde bugün Cumhuriyet, milli tarih ve milli kimlik açılımlarına ihtiyaç var.
2010 yılının Şubat başında Ankara’ya gelen ABD heyetinde bu küstah general bulunmamalıydı. Bu kişiyi heyette kabul ederek ikinci defa başımıza çuval geçirilmesine, gurur ve itibarımızın kırılmasına fırsat verdik. Başımıza geçirilen herhalde türban değil; çuvaldı. Bizim tepkimizi ölçmek istediler. Ülkelerini bir kere daha yenik duruma düşürenler utansın. Eğer utanırlarsa...
Afganistan’a talep edilen muharip güç göndermeme, halkla Müslüman Türk askerlerini karşı karşıya getirmemek için kararlıydık. Ama bundan da vazgeçiverdik. Dünyayı karıştıran ve turuncu devrimler yaptıran, turuncu devrim yaptıramayacağı yerlerde de sarı kaşkoller ve sarı partiler kurdurmaya çalışan Soros’un; “Türkiye’nin ihraç edeceği en değerli ürünü askeridir” sözü bir kere daha gündeme geldi.
KKTC’de Türkleri azınlık ve ikinci sınıf vatandaş yapmaya dönük tek Rum Devleti projesi yürütülmektedir. Cumhurbaşkanlığı seçimi bu bakımdan bir dönüm noktası olacaktır. KKTC vatandaşları, kritik bir kararın arifesindedir. Ya süreç onları yok olmaya, aşağılanmaya eski acı tecrübelerle karşı karşıya bırakacaktır ya da kara bulutlar ve haklı endişeler Kıbrıs’ın ufkundan silinecektir. AB yetkilileri o kadar ve tek taraflı şartlanma içindeler ki; Beşparmak Dağlarında yer alan Türk ve KKTC bayraklarının bile çevre kirliliği yarattığını düşünebiliyorlar. Dünyada farklı kültürlere, farklı milletlere özgürlük ve egemenlik hakları tanınma yolunda mesafe alınırken, Kıbrıs’ta tarih geriye çevrilip Türklere ırkçı ve şövenist Rum Devletinin vatandaşlığı ve birleştirme uygun görülmektedir. Gerçekler ortaya çıktıkça romantik ve ütopik beklentiler bir bir ortadan silinmektedir. Milletler uzun süre kandırılamamaktadır.
Soğuk harp ve ideolojik çatışmaların ön planda olduğu dönemlerde komünist olmayan herkes faşistti; çünkü engel görülüyorlardı. Bu gün sağda yer alan liberallikle muhafazakârlığı çorba yapıp karıştıran siyasi iktidarın başı, milliyetçileri ne gariptir ki faşistlikle suçlamaktadır. Kiminle beraber olursan, onun sözlerini de tekrar eder hale gelirsin. Aşırı solun devşirilmiş kanadıyla kader birliği yapanlara bu ve benzer sözler söylettirilmektedir. Erbakan Hoca’dan kaçanlar yanlış hocalara yaslanmışlardır.
Dünün bazı aşırı sol militanlarının tam veya yarı devşirilmiş olsalar da hedefleri değişmemiştir. Ancak hedefe varmada bazı grupları ve siyasi iktidarı kullanarak önlerini açmakta ve aşama kaydetmektedirler. İşlerine gelen herkesle ittifak kurmaktadırlar. Hedef, devletsiz, milli kimliksiz, milli ordusuz sözde sınıfsız bir toplum ütopyasıdır. İttifakta olan tarafların hemen hepsi milli mücadelenin geçersizliğine, anlamsızlığına inanmakta; Devletin yanlış kurulduğunu savunmaktadırlar. Milli olan ve Türkiye Cumhuriyetini Türkiye Cumhuriyeti kılan her değerle kavgalı olmak asıl amaçtır. Bunlar kendi işlerine geldiği yerlerde liberalleşirler. İşin üzücü tarafı, tek başına iktidar olanların bunlarla yaptığı işbirliği ve tek başına iktidar olmalarına rağmen, siyasi meşruiyeti dışarıda aramalarıdır. Çelişki buradadır.
  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları