Diktatörlük, CHP ve Türklerin tapusu!

A+A-
Arslan BULUT

Siyasi polemiklerin çoğunu ciddiye almam, fakat bazı polemikler vardır ki ana meselenin açığa çıkmasıdır.

Ana mesele nedir?

Türkiye, sistem değişikliği adı altında, rejim değişikliğine doğru adım adım sürüklenmektedir. Rejimin değiştirilebilmesi, 2019'da veya daha erken yapılması plânlanan Cumhurbaşkanlığı seçimlerine bağlıdır. Bu itibarla, iktidar partisi liderinin mutlaka bu barajı aşması gerekmektedir!

***

Evet kimse "cumhuriyet" adının değiştirilmesini düşünmeyebilir! ABD de bir cumhuriyettir ama federal sistemle yönetilmektedir.

Türkiye'de bütün iktidarlara ABD tarafından 1896 yılında alınan ve 100 yıl sonra gizliliği kaldırılan Kongre kararı gereğince "federal sistem" baskısı yapılmaktadır. Hatta AKP, ABD tarafından gönderilen gizli bir memorandumu, parti programı yaparak ve yerel yönetimlere otonomi vermek taahhüdüyle kurulmuştur. ABD, bu yüzden PKK/PYD'yi silâhlandırmaktadır.

ABD'nin Türkiye'deki ilk hedefi, cumhuriyeti değil, üniter ve millî devlet yapısını ortadan kaldırarak, federal yapıyla bölgeyi yönetmektir. Abdullah Öcalan'ın "konfederasyon modeli" dediği de budur!

Türk kimliğinin millî kimlikten etnik kimlik seviyesine indirgenmesi çabalarının sebebi de aynıdır. Millî kimliği çözmeden, "Türk tarihinin ve Atatürk'ün hakkından gelmeden" bunu başaramayacaklarını biliyorlar. 

"Milleti İbrahim" gibi kavramlar, Türk kimliğini yok etme çabasının ürünüdür. Millî kimliğin karşısına dini kimliği çıkarmak, İslâm davası değil, Amerikan davasıdır!

***

CHP'li Bülent Tezcan'ın Tayyip Erdoğan'a yönelik "diktatör" suçlaması, Cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesine denk geldiği için ciddiye alınmıştır. Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın'ın "Sayın Cumhurbaşkanımıza yönelik hakaretamiz ifadeleriyle ilgili hukuki yolları harekete geçirdik, suç duyurusunda bulunduk. Cumhurbaşkanımızı hedef alan diktatör, vesaire gibi ifadeler öncelikle Türkiye'de ana muhalefet adına bir utanç vesikasıdır." gibi sözleri CHP'ye geri adım attırma niyetinin ifadesidir.

Yine Abdülkadir Selvi'nin "Ben bu CHP'yi anlayamıyorum" başlığı altında gerek CHP'li Belediye Başkanı Ekrem Eşkinat'ın gerekse Bülent Tezcan'ın diktatör suçlamalarının CHP'ye zarar verdiğine dair ifadeleri de sancının derinliğini gösteriyor. 

Selvi, Haluk Pekşen'in 15 Temmuz için, "Darbeyi AKP yaptı" demesini ve Mustafa Akaydın'ın 15 Temmuz için "Tiyatro" nitelendirmesini de "Sonra dön, 'Bu millet bizi niye desteklemiyor' de." ifadesiyle yorumluyor.

Oysa 15 Temmuz darbe girişimi, sonuçları itibarıyla AKP'nin dağılmasını ötelemiştir. Dolayısıyla 15 Temmuz'dan AKP'yi sorumlu tutmak, bu büyüyü bozmaktadır.

Türkiye'nin en acil ihtiyacının tek adam rejimi değil, hukuk devleti olduğu da artık AKP seçmeni dahil herkes tarafından kabul edilmektedir. Dolayısıyla diktatörlük suçlamaları, "AKP'nin açılan kaşına vurmak" demektir. Kanama devam ederse, hakem araya girip yaralı olanı mağlup ilan edebilir! Korkunun sebebi budur.

***

Türkiye'de sadece rejim değil, tapu değişiyor tapu! Ülkenin tapusu, Türklerin elinden sinsi operasyonlarla alınıyor.

Bu konuda son uyarı CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer'den geldi. Gürer, tarım işletmelerinin yabancı şirketlerin eline geçtiğini, çiftçilerin kendi topraklarında çalışan konumuna düştüğünü, ithalata dayalı tarımın köyleri boşaltma noktasına getirdiğini söyledi.

Bir taraftan Türk kimliğine saldırılıyor, diğer taraftan ekonomi politikalarıyla Türkler, ata yadigârı topraklarını elden çıkarmaya zorlanıyor.

Bu politikaların, "rejim değişikliği üzerinden bölgesel çözüm" gibi daha büyük bir stratejinin uygulamaları olduğunu görmemek için ahmak olmak gerekir. 

"Çözüm olsun da..." denilemez. Zira "bölgesel çözüm"de, Türkler, kendi vatanlarını, daha üst bir kimliğe tapusuyla birlikte devretmiş olacak!

Böyle bir çözüme de ancak diktatörlükle gidilebilir!

Bu itibarla "diktatör" suçlamalarının CHP'ye zarar verdiğini söylemek, herkesi kör âlemi sersem yerine koymaktır.

  • Yorumlar 11
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları