Dilde 'halka doğru'

A+A-
Arslan TEKİN

Genç Kalemler dergisinin çabası olmasaydı dilde sadeleştirmede ne kadar yol alabilirdik... Genç Kalemler, İttihat ve Terakki Cemiyeti/Fırkası desteğiyle çıkmıştır. Desteği sağlayan da Ziya Gökalp. O sıra bu cemiyetin yönetimindeydi ve Selanik'te bulunuyordu. Dönemin aydınlarının toplandığı Beyazkule Bahçesi'nde Ali Canip, Ömer Seyfettin'den gelen Türkçenin sadeleştirilmesine dair mektubunu Gökalp'e okuyor. Mektup Gökalp'i heyecanlandırıyor. İki gün sonra Ali Canip'e İttihat ve Terakki Cemiyeti Merkez-i Umumîsi'nden bir mektupla birlikte 25 Mart 1911 tarihli bir kararnâme geliyor. Ali Canip "Genç Kalemler Mecmuası Sermuharrirliği"ne getirilmiştir.

Hüsün ve Şiir dergisi çıkıyordu önce. 9. sayıdan itibaren adı Genç Kalemler'e dönüşüyor. Ve ilk sayısında Ali Canip, Ömer Seyfettin'in, mektubunu yayınlıyor. (Genç Kalemler, S.1, 29 Mart1327 [11 Nisan 1911]).

Mektubunda şöyle diyor Ömer Seyfettin:

"Sevgili Cânib Bey, / "... Size bir teklifim var. Kanaatlerinize pek yakın olduğu için hemen kâbul edeceksiniz sanıyorum. Bakınız ne! Biraz izâh edeyim: / Edebiyattan nefret ettiğimi ve bu nefretimin iğrenç, tiksindirici bir nefret olduğunu yazmıştım. Bu nefretim edebiyata olmaktan ziyade, lisanadır. Bizim lisanımız -her zaman düşündüğümüz gibi- berbat, perişan; fenne, mantığa muhalif bir lisandır. Garp edebiyatını biraz tanıyan, mümkün değil bu nefretten kurtulamaz. Bu lisanı zaman ve vakıfane bir sa'y tasfiye eder. Ben işte edebiyattan vazgeçtikten sonra tetebbu edeceğim fenlere, ilimlere çalışırken bu tasfiyeye yardım edeceğim( ...) gibi nura, hakikate muhtaç Türkleri Asya'nın karanlıklarına götürmeye çalışacağım. Sa'yimin esasını teşkil edecek noktalar pek basit: Arapça ve Farsça terkiplerin hiç lüzumu yoktur. Bunlar ancak süs içindir. Kimin gösterecek, teşhir edecek fikri yoksa onları çok kullanır. Eğer terkipler terk olunursa tasfiyede büyük bir adım atılmaz mı? / Bunu yalnız başaramam. Geliniz Canib Bey, edebiyatta, lisanda bir ihtilâl vücuda getirelim. Ah büyük fikir, sa'y, sebat ister..."

Yazımızın başlığı "Dilde 'halka doğru'"... O dönemde halka doğru harekâtı başlamıştı. İstanbul'da ve İzmir'de "Halka Doğru" adıyla dergiler çıkmıştır. Daha önce, hemen yanımızda Rusya'da, "halkçı, halka doğru" diyebileceğimiz Narodnikler Harekâtı faaldi. Millî Edebiyatımızı dünyadan kopuk görmeyelim. "Millî" yerine "halkçı" desek yeridir. Ziya Gökalp, Türkçülüğün Esasları'nda "Halka Doğru" başlığını açmış ve gayesini anlatmıştır. Halk Fırkası (Partisi), öyle birden M. Kemal'in aklına gelip kurulmuş değildir.

Genç Kalemler'in aynı sayısında, "Yeni Lisan" başlığı altında sadece soru işareti olan imzasız bir metin yayınlanıyor. Türkçemize sahip çıkılıyor. Ali Canip Yöntem bu metni Ömer Seyfettin'in yazdığını daha sonra açıklamıştır. "Yeni Lisan" manifestosu bir çığır açmıştır. Bu metin 16 başlıktan meydana gelir. Uzatmamak için ayrıntısına girmeyeceğim. Özü; dilimize sahip çıkmak, sun'î dilden kurtulmaktır.

Dildeki sadeleştirmeyi ne yazık ki kararında bırakmadılar. Dilimiz tepeden inme şekillendirildi. İşte Türkçemiz! Nesiller birbirinden kopuk.

Bu vesileyle Ömer Seyfettin'i vefatının 98. yılında bir kere daha andık.

  • Yorumlar 2
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları