“Dilsiz şeytan olmayacağım...”

Yavuz Selim DEMİRAĞ

Ankara’da 48 yaşında 40 kilogramlık bir arkadaşım var. Gazetecilik mesleğine  “sağlık muhabirliği”  ile başladı. Tercüman ve Bulvar’da uzun yıllar sağlık haberlerine imza attı.  Akşam’da kaprislere boyun eğmeyip için istifayı tercih etti. Hiç kimseye eyvallahı olmayan koca yürekli bu kadın, Ankara’da gazeteciyim diyen büyük-küçük herkesin  “ablası” oldu. Bir dönem TBMM’de milletvekili danışmanılığı yanında bakanlık müşavirliği görevini yüklendi. İstese müşavir kadrosuyla ballı maaşa devam ederdi ama görevden alınan bakanı ile beraber istifa edip işizliği tercih etti. Bu arada kimsenin kapısını iş için çalmadı. Deli gibi okumaya devam ederken, dahiyane yorumlar yazmayı sürdürdü. Ankara Türk Ocakları’nın internet sitesinde Türk düşmanlarını ifşa etti. Kuruluşunda heyecan yaşadığı  “Avaztürk”  zirveye çıkmışken ancak halen anlaşılmayan bir karar ile kapatılınca hayal kırıklığı yaşamıştı. Yazacak bir platform bulamadığı için iyi muhalefet yapan Odatv’de yaptığı analizleri paylaşıyordu. Babası ölünce orada da yazamaz oldu. En dar anında sevdiklerini, arkadaşlarını ihmal etmedi. Hemen her hafta arayıp annemin durumunu sorup yardım teklifinde bulunurdu. ‘Atom Karınca’misali yetişmediği yer yoktu. Bütün bunların arasında Türkiye derecesi yapan sevgili oğlu İlim’i yetiştirdi. Aklına yatmayan, inanmadığı bir konuyu ona kimse yazdıramazdı. Akademik kariyer yapmış olan değerli eşini bile bazen dinlemezdi. Emniyet Müdürü olan eşi de 31 yıllık karısına silah arkadaşı gibi güvendiği için müdahale etmez, saygı duymaya devam ederdi. Birinden emir almayı asla kendine yediremeyen dik duruşuyla hepimizin hayran olduğu Müesser için  “örgütten talimat alıyor”  iddianamesine gülmekle beraber isyan ettim. Neredeyse çocuğu yaşındaki Barış Pehlivan ve Barış Terkoğlu’ndan talimat almış mış... Müesser bu iki gence gazetecilik öğretir. Bırakın talimat almayı talimat verir. Soner Yalçın ile dünya görüşleri farklıdır zaten. Soner de Müesser’i babasının vefatında başsağlığı için ilk ve son kez aramış. Yalçın Küçük ile kitabı konusunda görüştüğüne ben tanığım. Nitekim  “100 yılın Hesabı-Türkü Tasfiye Projesi”  adlı olağanüstü kitabın  “Bilge Oğuz Yayınları” nda basılmasına ben aracılık ettim.
Traji komik olan ise bu kitap basılalı bir yıldan fazla olmasına rağmen iddianame sahiplerinin haberdar olmayışı. Basılmış kitabı seçkin kitapevlerinden bulamayanlar bilgisayardaki taslağa suç unsuru diye el koyuyor.
Ümraniye, Balyoz ve Odatv iddianameleri Türkiye’de  “Siber Terörü” gündeme taşıdı. Bilgisayarın aynı zamanda suç delili üretmek için de kullanılabileceğini öğrendik. İnternet marifetiyle yollanan maillerin kendisini silmesine rağmen geri dönüşümle ortaya çıkışına tanık olduk. Levent Göktaş’ın 17 nolu DVD’si, Balyoz’daki 11 nolu CD derken Odatv’de virüslü maillerin sahte olduğu bilirkişilerce kanıtlandı. Ama  “katalog suçları”  adına insanlar halen tutuklu.
6,5 aydır Silivri’de tutuklu olan değerli arkadaşım’a  “Müesser Yıldız’ın Karşı İddianamesi-Dilsiz Şeytan Olmayacağım” başlıklı bir kitapçık hazırlamış. “Bu bir savunma değil karşı iddianame ve itiraznamedir” diyen Yıldız’ı okurken kafamdan kaynar sular boşaldı. “Onların bana ait olduğunu ispatlayın intihar ederim. Değil ise sorumlular hakkında gereğini yapacakmısınız” diye feryad eden Yıldız’a halen cevap verilmedi. Oysa Devlet Bakanı Hayati Yazıcı’nın ÖSYM Başkanı Ali Demir’e gönderdiği iddia edilen mailin faili bir hafta içinde bulunmuştu.
Başbakan Erdoğan da  “Yahu mail göndermek nedir ki? Senin adına bir çete mensubu çıkar bir mail göndedir. Mail denen olay bu; Kılıçdaroğlu’nun adına da gönderirler. Facebook falan bu tür sayfalar bunlar, çirkin, berbat herkes adına buralardan her tür ahlaksızlık yapılabilir” sözlerini 12 Mayıs 2011’de sarfetmişti. Ama Müesser 6,5 aydır içeride. Yılmamış, yılmaz da zaten:  “Haberlerimle, yazılarımla verdiğim rahatsızlık sebebi ile özür dilemiyor, dilsiz şeytan olmayacağımdan sizleri rahatsız etmeye devam edeceğimi duyuruyorum.”   “Zulmün topu var, güllesi var, Kal’ası varsa, Hak’kın bükülmez kolu, dönmez yüzü vardır” diyerek Silivri’den kucak dolusu sevgiler sunuyor.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş