Dimitrilerin dayanışması...

A+A-
Hüseyin Macit YUSUF

Rusya Devlet Başkanı Dmitri Medvedev, Güney Kıbrıs’a resmi bir ziyaret gerçekleştiren ilk Rus Devlet Başkanı olarak tarihe geçti. GKRY Başkanı Dimitri Hristo-fiyasko Medvedev’in ziyareti ile Rum kesiminde oldukça azalan prestijini biraz olsun düzeltme imkanı buldu. Medvedev’in ziyareti ekonomik ağırlıklı görünse de siyasi yönüyle de dikkatleri üzerinde toplamıştır. Karşılıklı çıkarlar Ortodoks dayanışması ve işbirliğinin son dönemde önem kazanmasına neden olmuştur. Rusya Federasyonu’na en büyük yatırım Güney Kıbrıs’tan yapılmaktadır. Yatırımı yapanlar ise yine Rus yatırımcılardır. Rus’un parası Kıbrıs’ta aklanıp-temizlendikten, allanıp-pullandıktan sonra tekrar geldiği yere Rusya’ya ‘yatırım’ olarak geri dönmektedir. 2010 yılının ilk sekiz ayında Kıbrıs’tan Rusya’ya yapılan yatırım 52 milyar doları aşmıştır. Bu müthiş performans(!) nedeniyle Kıbrıs  Rusya Federasyonu  için çok önemlidir. Bilindiği gibi Rusya Federasyonu BM Güvenlik Konseyi’nin 5 daimi üyesinden biridir. Güney Kıbrıs’ın, Kıbrıs sorununun görüşüldüğü BM zemininde Rusya Federasyonu’nun  desteğine ihtiyacı vardır. Güney Kıbrıs bugüne kadar bu desteği almayı başarmıştır. Kıbrıs Türkleri olarak bizlerin haklarımızı gasp eden, adada yıllarca terör yaratıp kan döken ve her türlü insan hakları ihlallerine neden olan Rumlara daimi üye Rusya destek vermektedir. İkili arasındaki ilişkinin meşru ve ahlâki bir zemine dayanmadığı ortadadır. İlişkinin adına “Akla beni aklayayım seni” dememiz pek yanlış olmayacaktır.
Zaten tarihsel olarak Rusya  ile Rumlar her zaman yakın ilişki içerisinde olmuşlardır. Bunun en önemli nedeni, her iki ülke halklarının büyük kısmının Ortodoks olması, Ruslar ve Rumların 19. yüzyılın başlarından bu yana ortak düşman Türklere karşı birlikte mücadele etmiş olmaları ve SSCB döneminde komünistlere adada çok güçlü bir sempati ve desteğin olmasıdır.
Güney Kıbrıs, SSCB’nin dağılmasının ardından, off-shore bankacılık sistemini Rusya’nın paralarını aklama hizmetinde kullanılmasına izin vermiştir. Güney Kıbrıs’ta Ruslara ait 50 bini aşkın off-shore şirket bulunmaktadır. Dolayısı ile Güney Kıbrıs, Rus ekonomisinde çok önemli bir merkez konumundadır. Kara para ile savaştığını iddia eden ABD ve AB ise bu apaçık kara para aklama operasyonlarını sessizce izlemekten başka bir şey yapamamaktadır. Ziyareti vesilesi ile Medvedev, Fileleftheros gazetesi için özel bir de makale yazmıştır. Medvedev makalesinde “Kıbrıs’ın 1974’te cereyan eden ve etkileri bugün bile giderilemeyen trajedisini izlerken kalbimiz sızladı. Rusya, BM Güvenlik Konseyi daimi üyesi olarak Kıbrıs sorununa adil ve yaşayabilir bir çözüm bulunması çabalarına sürekli destek veriyor. Bu çözümün kapsamlı ve bütün Kıbrıslıların çıkarına olmasını istiyoruz. Dahası, müzakerelerin tamamlanmasına ilişkin takvim belirlenmesi ve dıştan hakemlik; sonuca aykırıdır” diyerek Rus-Rum dayanışmasını tescillemiş oldu.
Rusya paralarını aklatmak için Rum’un; Rum ise Kıbrıs’ta döktüğü kanlardan ellerini temizlemek için Rus’un, desteğine ihtiyacı vardır. Kurdukları kumpas ne kadar ahlâki ve erdemli değil mi? Rus’un desteğini alan Hristo-fiyasko’nun sürdürülmekte olan müzakerelerde yapıcı olması beklenebilir mi?
Rusya Federasyonu son dönemde daha çok ekonomik nedenlerle Rumlara desteğini artırmıştır. Unutulmamalıdır ki Anavatan Türkiye de ekonomik açıdan Rusya için önemlidir. Mevcut ekonomik-siyasi  çıkarlar çerçevesinde Rusya’nın Rumlara verdiği siyasi destekten vazgeçmesi mümkün olmasa da Anavatan Türkiye’nin ve biz Kıbrıs Türklerinin bazı girişimleri, en azından Rusya’nın daha tarafsız ve objektif olmasını sağlayabilecektir. Rusya Federasyonu’nda Türkleri seven ve işbirliği yapmak isteyen işadamı ve siyasiler mevcuttur. Kapılarını çalıp, elimizi uzatmamız yeterli olacaktır.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları