Din siyasette haksız rekabet unsuru mu?

İsrafil K.KUMBASAR

Devri AKP’de gecikmiş de olsa ‘araziye ayak uydurmak’ isteyen herkesin bilip uygulamasında büyük faydalar var. Aslında 10 yıl değil, daha da eskilere, 40 yıl öncesine dayanan bir taktiktir bu.
Milli Görüş’ün 70’li yıllarını bir hatırlayın.
Bugünün ‘usta’ namzetleri henüz ‘çelik-çomak oynamak’ ile meşguldüler.
Şiirler okur, kırda, bayırda ‘adam devşirme’ piknikleri yapar, içinde ‘kahrolsun’ kelimesi geçen sloganlar atar, ‘komünizme’ ve ‘kapitalizme’ çatarlardı.
Haftada Kur’an-ı Kerim’den bir iki sure ezberlemişlerse, muhakkak bir kaç da slogan belletilirdi zat-ı şahanelerine.
Mesela, “Önce ahlak ve maneviyat!”
Dışarıdan bakınca ‘kendi içinde tutarlı’, ‘dünya malına burun kıvıran’, ‘bir hedefi, bir yolu olan’bir organizasyon gibi görünürdü o hareket.
Sonra millet bir sabah uyandı, o da ne?
‘Kızıl’ ile ‘yeşil’ el ele.
Azıcık ipuçlarını çözer gibi oldu ahali, demek ki diye düşündü, hedefe ulaşmak için sabah akşam sövülüp sayılan ‘Din düşmanı Ecevit’ ile ortak olunabiliyormuş.
Yine bir sabah uyanıldı ve görüldü ki, memleketin her musibetinden sorumlu ilan edilen ‘Morison Süleyman’ ile de aynı yastığa baş konulabiliyormuş.

***

Yakın zamanda Numan Kurtuluş diye biri çıktı, ‘çalma ve çırpmadaki’ maharete vurgu yapmak için “Harun gibi gelip, Karun gibi gitmeyeceğiz” dedi, köprüleri attı.
Doğrusu birileri şaşırdı, kırk yıllık geleneğin bir ferdi nasıl böyle bir çıkış yapardı?
Tabii sonra akılları başlarına geldi insanların, önceki örnekleri hatırlayıp, “Yapar mı yapar” dediler.
Sonrasında ne olduğunu biliyorsunuz.
Yanılgı, kimilerinin bu zihniyeti ‘bir çelik sertliğinde ilkeler bütünü’ gibi görmesinden kaynaklanıyor.
Bu yanılsamaya yol açan da sık sık ‘dini referanslara’ başvurup, milleti ‘kündeye’ getirmeleridir.
İnsanlar bakıyor, “Yahu adam ayet okuyor, hadis söylüyor, eline makası alınca ya Allah, bismillah diyor, bunlar bizi ters köşeye yatırmaz” diye düşünüyor.
Sadece kendilerinin ne kadar dindar olduğunu öne çıkarmakla kalsalar gene iyi.
Siyasi arenadaki rakiplerini, ya ‘başka mezheplerden’, ‘başka inançlardan’ olduklarını ima ederek devre dışı bırakıyorlar, ya da ‘dinen ne kadar çürük, eksik ve günahkar’ olduklarına vurgu yaparak aşağılamaya çalışıyorlar.
Dolayısıyla din bir ‘haksız rekabet’ unsuru olarak, güzelim ‘serbest ekonomik piyasanın’normlarına uygun bir halde kul-la-nı-lı-yor.

***

Şimdi bunu somut bir olayla örnekleyelim.
Sultan’ın baş vezirlerinden Bülent Arınç, papazlar ile birlikte iftarını açarken,
Türkiye dışına çıkan gayrimüslimlerin yurda dönmesini istediklerini belirterek, “Biz sizin sayınızın çokluğuyla övünürüz” diyor.
Sözlerin ihtiyatla karşılanacağını bildiği için de hemen öncesinde önlemini alıyor:
- “Aramıza nifak sokmak isteyenler olabilir, uyanık olalım.”
Bu durumda sormak lazım kendilerine:
‘Her taşın altında bir Yahudi parmağı’ arayanlar kimlerdi? Bizzat isim isim market adı sayıp, “Oradan alış veriş yapmayın, paranız İsrail’e gidiyor” diyenler kimlerdi?
Ortaokul talebelerini sözde vakıf, cemiyet, dernek binalarına toplayıp da “Onları dost edinmeyin” mealinde seminerler, konferanslar verenler kimlerdi?
Hayrola, yoksa din ‘formatlandı’ da biz mi haberdar değiliz?
İşin doğrusu, dinin formatlandığı falan yok.
Anlaşıldığı kadarıyla din, “bir zihniyetin bulunduğu konuma göre farklı biçimlerde yorumlanabilme” elastikiyetine sahip.
Yani ‘iktidarda’ farklı, ‘muhalefette’ ayrı, ‘zenginken’ başka, ‘yoksulken’ daha başka yorumlar çıkarılabilecek niteliklere haiz bir din algısı var.
Bu sihirli kuralı bir kenara not edin lütfen.

***

Türkiye’yi ‘küresel güç’, Sultan’ı da ‘dünya lideri’ diye yutturanların müteahhitlik işlerinden sorumlu bakanlarının dudağından dökülen şu lafa bakın:
- “Karakol kolay iş değil. Kibrit kutusu yapmıyorsunuz.”
Ve bunlara inanıp, “Abi, insansız hava aracı bile yapıyoruz artık” diyen zavallı mahlukları gözününüz önüne getirin.
‘Karakol’zor, ‘insansız hava aracı’ kolay. İşte bir zihniyeti ayakta tutan diyalektiğin temel kodlarından biri maalesef budur.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş