‘Din’ terörizmi mi, ‘Çin’ terörizmi mi?

İsrafil K.KUMBASAR

Doğu Türkistan, Türkiye, Güney Azerbaycan ve Özbekistan’dan sonra en yoğun ve en dinamik Türk nüfusun yaşadığı bölgelerden birisi.
Bir zamanlar ‘dünyanın kalbi’ olarak bilinen bölge, bilim adamları tarafından ‘yer altı’ ve ‘yer üstü’ kaynakları açısından ‘gelecek yüzyılın en önemli ham madde depolarından biri’ olarak gösteriliyor.
Henüz el değmemiş olan ‘petrol’ ve ‘doğal gaz’ rezervlerinin yanı sıra Çin’de halen üretimde kullanılmakta olan birbirinden değerli 171 çeşit madenden 138’i Doğu Türkistan bölgesinden çıkarılıyor.
Çin nüfusunun yaklaşık ‘yüzde 25’ini’ besleyen kaynaklar, bu bölgeden karşılanıyor.
Bölge, aynı zamanda Çin’in ‘dış dünyaya’ açılmasında bir ‘ana kapı’ işlevi görüyor.
Doğu Türkistan, ‘jeopolitik’, ‘lojistik’ ve ‘ekonomik’ konumundan dolayı Çin yönetimi için vazgeçilmez bir stratejik öneme sahip.
Bu gerçekler dikkate alındığında ‘30 milyonluk’ bir nüfusa sahip Uygur Türklüğünün, ‘1.5 milyarlık’ bir nüfusa sahip Çin’e karşı verdiği mücadelenin ne kadar zor olduğunu daha iyi anlamak mümkün.
***
‘Dünyayı yeniden paylaşım’ çerçevesinde 1949 yılında Çin esaretine terk edilen Doğu Türkistan, tarihinde eşi benzeri görülmemiş bir zulüm ile karşı karşıya.
Devlet eli ile ‘ırk ayrımcılığına’ tabi tutulan Türk nüfusa karşı her türlü ‘eşitsizlik’ ve ‘adaletsizlik’ hak olarak görülüyor.
‘Doğum yasağı’, ‘mecburi kürtaj’ ve ‘kısırlaştırma’ politikaları ile Türklere karşı adeta ‘gizli bir soykırım’ uygulanıyor.
Bölgede ‘uyuşturucu’ ve ‘içki’ kullanımı teşvik ediliyor, cezaevleri ‘organ ticaretinin’ merkezi işlevi görüyor.
Her gün yüzlerce Türk genci ‘keyfi olarak’ gözaltına alınıyor, ‘infazdan’ kurtulanların akıbetinin ne olduğu bilinmiyor.
‘Nükleer denemeler’ yüzünden, bölge halkı ‘çok ciddi sağlık sorunları’ ile boğuşuyor.
‘Planlı nüfus akını’ sayesinde bir zamanlar ‘yüzde 7’ olan Çinli nüfusun oranı bugün ‘25 milyona’ dayanarak Türk nüfusuna yaklaşmış bulunuyor.
Binlerce yıldır yaşadıkları ata yurtlarında ‘geleceğe yönelik’ umutları kalmayan Türkler, ölümü göze alarak Kamboçya’ya, Tayland’a ve Malezya’ya kaçıyor.
***
65 yıldan beri Çin esareti altında ‘her türlü zulme ve işkenceye’ maruz kalan Doğu Türkistan’daki olup bitenlere bütün dünya duyarsız kalmaya devam ediyor.
Doğu Türkistan meselesini, kendi ‘stratejik çıkarları’ doğrultusunda ‘siyasi bir argüman’olarak kullanan ABD, zaman zaman özgürlük ve bağımsızlık mücadelesi veren Türklere ‘destek veriyormuş’ gibi görünerek Çin’i rahatsız etmeye çalışıyor.
Fakat bu, ‘çözüm’ getirmek yerine, zulmün biraz daha ağırlaşmasına neden oluyor.
Doğu Türkistan’ın Çin işgali altında olması sınır komşusu Rusya’nın ise işine geliyor.
Zira Rusya, Doğu Türkistan’ın istiklaline kavuşması halinde ‘kendi işgali’ altındaki Batı Türkistan topraklarında hakimiyetini tamamen kaybedeceğinden korkuyor.
Avrupa, genlerine kadar nüfuz eden ‘radikal İslam’ fobisi yüzünden Çin tarafından uygulanan ‘devlet terörizmine’göz yumuyor.
Hindu’sundan Yamyam’ına kadar herkese kucak açan Türkiye’deki iktidar ise ‘Çin ile ilişkiler bozulur’ korkusu yüzünden olanları görmezden geliyor.
İslam dünyasının durumu malum.
***
Çin, zulme ve işkenceye karşı direnen Türkleri, ‘radikal dinci’, ‘ırkçı ayrılıkçı’ diye damgalayıp ‘uluslararası terörizmin’ bir parçası gibi lanse etmeye çalışıyor.
ABD ise Türkiye’yi ‘Çin karşıtı eylemlerin üssü’ haline getirerek ‘küresel’ alanda ‘stratejik kapışmaya’ hazırlanan ‘Çin’in önünü’ kesmeyi planlıyor.

Çin, çaşıtlara ne veriyor?
Erdoğan Aslıyüce başkanlığındaki Hoca Ahmet Yesevi Vakfı tarafından 15 günde bir düzenlenen ‘Pazar Sohbetleri’ etkinliğinin bu haftaki konusu Doğu Türkistan idi.
Temel Can ve Ethem Çimen’in organize ettiği sohbette konuşan Avrasya Türk Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı İsmail Cengiz ve Sürgündeki Doğu Türkistan Parlamento Başkanı Prof. Dr. Sultan Mahmut Kaşkarlı, Doğu Türkistan’da meydana gelen son gelişmeleri anlattılar.
Kaşkarlı’nın şu mesajı oldukça anlamlı:
- “Çin yönetimi, Türkiye’den bir takım kişileri götürerek yediriyor, içiriyor. Diş kirası olarak artık ne veriyorsa bu kişiler geri döndüklerinde ‘Doğu Türkistan’da durum çok iyi, dışarıda anlatılanlar gibi değil’ diye propagandaya başlıyorlar.”

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş