Dindar gençliği kasetlerle mi yetiştireceksiniz?

A+A-
Afet ILGAZ

Dindar gençliği yatak odası resimlerini kullanarak mı yetiştireceksiniz?
Son günlerin en acı veren olayı buydu: Eski genelkurmay başkanlarımızdan Büyükanıt’ın kızına ait olduğu iddia edilen  “seks aktiviteleri”   içerikli kaseti Türk polisi  Amerikalılara servis etmiş. Dindar gençlik yetişti bile, biliyorsunuz. Bu polis de o gençliği temsil eden meslek gruplarından birine mensup. Okurken utandım. Seyredenler hadi diyelim ki utanmadı, ya seyrettirenler?
“Hicap” dindarlığın vasıflarından biridir. Hata insanlığın. Dindarların veya kendilerine öyle diyenlerin ağızlarından düşürmedikleri bir laf vardır: Mahrem. Bu lafı kullanarak kitap bile yazıldı. Modern  “mahrem” . Kitap başörtüsü hadisesini inceliyordu. Bilimsel bir kitaptı. Demek modern de olsa  “mahrem” ler var.  Erkek kadın ayrı oturmak, kısaca ve genel olarak başörtüsü ve  “örtü” ! Konuşurken fuhuş söylemek ki bu Kur’an emridir. Göz zinası diye bir şey bile vardır ki bundan sakınan çok Müslüman gördüm.
Bu kasetlerle ve bu hicap duygusunu parçalayarak son yıllarda neler yapılmadı ki! Bir parti genel başkanının istifası sağlandı. Bu iktidar yanlısı bir parti değildi. Bir başka iktidar yanlısı olmayan partinin, başka bir muhalefet partisinin  “kurmay”  denilen ve düşünen, yol çizen adamları, gene bu yolla, bertaraf edildi. Bu yöntem daha önce bir belediye başkanına, bir savcıya karşı da kullanılmıştı. Bazılarını da hatırlamıyorum.
Dindar dediğin kimse “mahremiyete”  saygılıdır. Buna bağlı olarak  “kadın” ın mahremiyetine daha  çok saygılıdır. Erkeklerden sonra şimdi sıra kadınların mahremiyetine geldiğine göre savaşın sonuna geliniyor. Kulların adaleti işlemezse ilahi adaletten bekleyelim cezayı.
Allah’ın isimlerinden biri;  “örten” dir. “Settar-ı uyup” tur yani ayıpları örtendir. O kasetlerdekilerin ayıp olup olmadığını bilmiyoruz, evlilikleri hedef alıp almadığını da bilmiyoruz. Ama, Allah kitabında bir kadın aleyhinde böyle konuşanlar için, çok ince kriterler koymuştur. Bu yüzden İslam’da kadına iftira atmak da çok zordur ve çok tehlikelidir.

***


Türkiye bir arkeolojik sahaya döndü. Eline kazma kürek alan, sokağa fırlıyor. Hangi asker ne yapmış, hangi güvenlikçi ne yapmış, hangi bölgede vaktiyle ne olmuş... Ülkücüler 12 Eylül’den sonra, çektiklerinden hiç bahsetmeyerek şaşırtıcı, örnek bir davranış göstermişlerdi. Bizzat merhum Yazıcıoğlu dahi bunları anlatmaya başladığı zaman sıkıntılı bir hal alırdı. Bunlar da devletin ayıbı sayılırsa örtülmelidir çünkü. Tevhit ruhu da bunu gerektirir. İlahi adalete güvenmek ve  “devlet”  adlı koruyucu teşkilatı korumaktır bu. Siz şimdi seks kasetlerini ortalara dökerek dindar bir nesil yetiştireceğinizi mi zannediyorsunuz, yoksa utanma duygusunu kaybetmiş bir nesil mi?
Düzeltme: Çarşamba günkü yazımda “sevgilerimiz birer birer” ibaresindeki sevgilerimiz,  “sevgililerimiz”  olarak çıkmış, düzeltiyorum.

Yazarın Diğer Yazıları