Direksiyon hakimiyeti!..

Altemur KILIÇ

Suriye savaş uçağımızı düşürdü ortalık toz duman. Sıcak bir çatışmanın, savaşın eşiğindeyiz. Şam oradaysa arşın, Erdoğan’ın ellerinde!
Önce, pilotlarımızın akıbetini nefeslerimizi tutarak bekliyoruz ve zayıf bir ihtimalle yaşadıklarını umuyoruz. Onların hayatları, uçaktan ve her şeyden önemli...

***


Yeni bir kıvılcımla, mesela Suriye’nin küstahlığına devam etmesi yüzünden büsbütün çığırından çıkmasıyla savaşa dönüşecek bu krizde kritik sorular var. NATO’daki müttefiklerimiz nasıl bir tavır alacaklar ve sonunda ne olacak, bunalım nasıl sona erecek?
Parantez arasında; hareketsiz veya aba altından fazla “hareketli” müttefiklerimiz, özellikle ABD, PKK ile mücadelemizde Kandil’i vurmamıza icazet vermek için “ikna edilmek” isterlerken, Suriye’ye saldırmamız için icazet vermek değil, aktif destek vermeye hazırlar. Acep nedendir? Tabii kendi çıkarları ve Orta Doğu projeleri için!
Fakat bütün sorulardan daha önemlisi, bu savaşın eşiğine nasıl geldik, getirildik? Olası bir savaş gerekli mi? Değer mi? Bazıları tarafından iddia edildiği gibi olayda “kışkırtma” var mı?
Açık söylemeli; Erdoğan’ın Suriye’nin daha doğrusu Esad’ın üzerine gitmesinin asıl sebebi, Suriye Arap halkının kurtarılmasından ziyade,  mezhep meselesinden ileri geliyor. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu Suriye macerasına karşı çıkınca bunun, Aleviliği dolayısıyla olduğunu söylemişti... “Mefhumun muhalifi” yani karşıt manası, kendisinin de Sünni olarak Esad rejimi ve ordusunun “Alevi” olmasından rahatsız. Bu yeni “Mezhep kavgası” da birilerinin projelerine yarar!
Şimdi Türkiye’nin çıkarları açısından asıl önemli olan, bu noktaya nasıl gelindiğini saptamaktır. Krizin patlamasında Erdoğan’ın ne kadar sorumluluğu var? Ve daha önemlisi bu tehlikeli krizi, daha tehlikeli ve milletimize ağıra mal olmadan yönetmeye ehliyeti var mı?
Eskiler “Hiss-i Kabl-el Vuku” derlerdi. Eğer hislerim ve bunca yıllık gözlemlerim beni yanıltmıyorsa, Suriye’nin düşürdüğü uçak yüzünden Başbakan Erdoğan ve AKP iktidarı düşecek gibi! Yutabileceğinden fazlasını çiğniyor ve kendi kazdığı kuyuya düşecek gibi!
Gerçi Erdoğan seçimlerde, ülkeyi yönetmek için halktan büyük farkla “ruhsat” aldı ama bu yetmiyor. Pervaları olmayan, resmen ehliyetli fakat gözü kara ve hele hele arabayı kullanan “megalomaniye” büyüklük sevdasına kapılmışsa, “direksiyon hakimiyetini” kaybedip araçlarını şarampole yuvarlıyorlar! Ancak şimdi bu otobüs T.C. Devleti ve içindekiler de kendi insanlarımız...

***


Pilotlar ve büyük şirketlerin kaptan şoförleri, teknik maharetlerinden başka sağlık ve psikolojik muayenelerden de geçerler. Churchill bir rakibini kastederek “akıl sağlığı” yerinde mi diye sormuştu! Bu sürücünün direksiyon başına geçeli her sıkışık trafikte hataları sayılamayacak kadar çok. Eğer ona oy veren ve şimdi de onu destekleyen halkımız, durumu görmüyorlarsa Aziz Nesin’e hak vermek gerekiyor. Ama tarih ileride bu gerçekleri muhakkak yazacak...
Şimdi darbeler araştırılıyor. Aslında geçmiş darbelere sebep olan faktörleri, olayları araştırmak ve bunlardan ibret almak gerek. İleride herhalde Demirel’in dediği gibi bu dönemi de araştırmak için komisyonlar kurulacak ve bugünkü yalakalıklar yazılacak.
Bu dönem hakkında sorulacak bir çok sorular olacak. En başta Suriye ile savaş kapıda iken ordumuza komuta edecek generallerimizin 68’i ve eski Genelkurmay Başkanı Başbuğ içeride. Acaba Erdoğan bir selefi gibi ordumuzu yedek subaylarla mı yönetmeyi düşünüyor!..
Dışarıda kalanlar ve bazı yedeklerle el hak görevimizi yaparız da bu yetişmiş komutan zayiatına ne gerek var Türk Ordusu’ndan intikam almaktan başka!

***


Evet ileride otobüsün direksiyon hakimiyetini kaybedip uçuruma yuvarlayacak Erdoğan’a sorulacak ve hesabı istenecek sorular çok Ama neye yarar... Tut kelin perçeminden!
Yabancı bir gözlemcinin Erdoğan hakkındaki tespiti: “Buz dayandığı sürece gösteri iyi görünüyor. Ancak buzun kırılacağına dair sürekli bir korku hâkim.”

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş