Dış siyasetimiz karmakarışık vaziyette

A+A-
Sadi SOMUNCUOĞLU

5 Kasım 2007’de Bush’la görüşen Erdoğan, ortak basın toplantısında, mutabakatın PKK maddesini şöyle açıklamıştı: “PKK lider kadrosunun yakalanması, kamplarının dağıtılması, lojistik desteğin kesilmesi, K. Irak’ta siyaset yapmalarına izin verilmemesi ve istihbarat paylaşımı için bir iletişim ağının oluşturulması konusunda anlaştık.”
Bush’un “PKK etkisizleştirilecek” ifadesinin açılımını Erdoğan böyle yapmıştı.
Aradan bir seneden fazla zaman geçti, 5 şıklı PKK maddesinin sadece 1’i, yani 5’inci şıkkı, yarım-yamalak uygulanabilmiş. Sonuçta PKK etkisizleştirilmemiş, aldığı her türlü destekle kanlı saldırılarını sürdürmüştür.
Bu acı gerçeğe nokta koyup bugüne dönelim.
Gül’ün “kulak sorunu”ndan dolayı ertelediği açıklanan Bağdat seyahati öncesinde neler oldu hatırlayalım.
Türkiye’nin Irak Özel Temsilcisi Büyükelçi Murat Özçelik, bu yıl içinde Bağdat’a 6 defa gidiyor. Bağdat’ta, Talabani başta, Barzani dahil birçok yetkiliyle görüşüyor. Bu temaslarla ilgili olarak Türk kamuoyuna şu bilgileri veriyor:
* Irak Merkezi Yönetimi PKK’yı terör örgütü olarak tamamen kabul ediyor. Talabani, PKK’ya ‘ortak bela’ diyor.
* Barzani yönetimi, PKK’yı federal parlamentoda terörist örgüt ilan edecek.
* Talabani, Zebari ve diğer yetkililer ‘Biz PKK’ya karşı sizinle birlikte olacağız’ sözü veriyor.
* PKK’yı Kuzey Irak’tan çıkarmak için izlenecek adımlar belli oldu. Alt komite görüşmelerinde Mesud Barzani yönetimi ile ilk defa PKK’ya karşı hareket planında uzlaşma sağlandı.
* Türkiye’nin Irak Özel Temsilcisi Murat Özçelik’in Irak’taki 13 gün süren görüşmelerinin ve Dışişleri Müsteşarı Ertuğrul Apakan başkanlığındaki heyetin bayramda Washington’a yaptığı ziyaretin ardından, şu adımların atılması benimsendi:
-Kürt parlamentosunun kararıyla PKK siyasi parti, dernek kuramayacak, radyo yayınları susturulacak.
-K. Irak’ta istihbarat örgütleri arasında işbirliği artırılacak, ortak sorgu, ortak planlama yapılacak. K.Irak’taki özel kuvvet sayısı ve rütbesi artırılacak.
-Örgüte karşı kamuoyu oluşturulacak ve PKK’nın K. Irak’taki yönetime zarar verdiği halka anlatılacak.
-Kürt grupların PKK’ya destek vermediğini belirten yayınlar yapılacak, toplantılar düzenlenecek.
-Silah bırakan PKK’lılara Türkiye’ye dönme imkânı da verilecek.
-Ankara, örgütten çözülme halinde, BM Mülteciler Yüksek Komiserliği aracılığıyla başta Kandil olmak üzere geri dönüş görüşmelerine başlayacak.
Bu müthiş (!) bilgilerden sonra, şimdi de DTP’lileri dinleyelim.
15 Aralık 2008’de Erbil kentine giden DTP Genel Başkanı Ahmet Türk, Genel Başkan Yardımcıları Mardin Milletvekili Emine Ayna, İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel, Siirt Milletvekili Osman Özçelik ve görevden alınan eski Sur Belediye Başkanı Abdullah Demirbaş’ın, bölgesel Kürt yönetiminin başkanı Mesud Barzani ile yaptığı 2 saatlik görüşme sonrasındaki açıklama özetle şöyle:
Mesud Barzani; “Türkiye’deki Kürt sorunu siyasidir, çözümü de siyasi olmalıdır. 20 milyon Kürt (!) özgür olmadan, demokratik haklarını kazanmadan, bizim buradaki kazanımlarımız kalıcı olamaz. Bu sorunda, Türkiye, İran, Irak ve Suriye’de ortak bir barış dili oluşturulmalıdır. Biz Kürtler arasındaki bir çatışmada olmayacağız. Kürtlerin Kürtlere karşı savaşma dönemi bitmiştir” diyor.
Neçirvan Barzani ise “Artık kırmızı çizgilerimiz var. Bu çizgilerin bir tanesi de kardeşler kavgasında yer almamaktır” şeklinde konuşuyor.
Bu arada DTP’liler, Erbil’de PKK’nın Irak’ta faaliyet gösteren legal siyasi kuruluşu Kürdistan Demokratik Çözüm Partisi yetkilileriyle bir araya geldi. Erbil’in Aynkava Semti’ndeki bu görüşmeye Çözüm Partisi Yürütme Kurulu üyeleri Necibe Omer, Serdar Sitar ve Naci Erguşi katıldı.
Bu haberlerden hangisi doğru? Bir türlü uygulanmayan Bush mutabakatına dönülebilecek mi? ABD-Talabani-Barzani üçlüsü ile bizimkiler neler çeviriyor? Sorular çok. Ama gerçek şu ki, dış politikamız karmakarışık vaziyette. Düne kadar midesinde ekmeğimiz bulunanlar, şimdi bizimle oynuyor. Kıbrıs öyle, Ermenistan öyle.
Mülkün sahibi Türk Milleti’nin uyanması şart. “Özürcülerde” olduğu gibi.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları