Dış ve iç politika lafları sürekli yalanlanan lider

Savaş SÜZAL

Hayatımda hiç bu kadar tekzip edilen yani yalanlanan bir politikacı görmedim. Bugün bir şey söylüyor üç gün sonra tam tersi ortaya çıkıyor. Hangi politikası yalanlanmadı ki? Libya’dan, Somali’ye. Mısır’dan Irak’a ve İran ile Kürt politikalarına kadar o bir şey söyledi ertesi gün uluslararası basında tersi çıktı.
Şimdi de Suriye konusunda ne dediyse ne açıkladıysa tersi çıkıyor. Yok, yok bizim boyalı basında değil uluslararası basında yer alıyor. Ama bizimkinde laf hazır, namert basın. Biraz başka bir alternatifi zorladılar diye kalem sahiplerine ne dediğini hatırlamıyor musunuz? Aman ha, onun dediğinin tersini yayınlarsanız namert basın olursunuz. Zaten bizimkilerin basın olma niteliği kalmadı ya. O da bir yerde haklı.
Suriye’de düşürülen uçağımız konusunda benim ufak bir araştırma sonucu bulduklarımı geçen yazımda yazmıştım. Benim kaynağım Rus radyosuydu. Aynı mealde birçok şeyi bu kez Amerikan kaynaklarına dayandırarak Wall Street Journal yazdı. Uçağın ne amaçla ve nerede hangi silahla vurulduğunu da vurgulayarak. Sonuç; namert Wall Street Journal.
Ardından Rus Dışişleri Bakanı açıkladı. Ellerinde oldukça ayrıntılı bilgi olduğunu, istenmesi halinde vereceklerini söyledi. Ama ne yazık ki kimse o bilgilerin ne olduğunu falan merak etmemiş ve kurcalamamış. Ne acı değil mi? İki aslan gibi evladımızı uçan hedef tahtası olarak bir yere göndermek ve üstüne üstelik de haklı olduğunu söyleyerek kendini savunup karşı tarafa saldırmak... Bu ne algı bozukluğu veya anlayış problemi.
Ama bir yandan da Beşşar Esad’a yükleniyor. Sanki Sevda Tepesi’ni sattığı Suudlu kral sülalesi demokrasinin beşiğinden geliyor. Onlardan milyarlarca doları lüpletirken hiç gözü adamın özgürlük, demokrasi, veya halkına yaptığı eziyeti görmüyor. Adamın ülkesinde kadınlar oy kullanamıyor, tek başına çarşıya bile gidemiyor. Yakışır yiğidime.
Şimdi bu açıklamalar ışığında Türk halkı kendi geleceği konusunda anlatılanlara inanıp geleceğine güvenle bakabiliyorsa işte o halkın veya taraftarın da algı sisteminde bir şeyler olduğu gerçeği ortaya çıkmaz mı? Adamlar adına Türk çocuklarına kıyılıyor ve bu halk sessizce çocuklarının öldürülüşüne bakıp güzel güzel cenaze törenleri düzenliyor.
Gelelim bu konuyla dolaylı ilintili bir başka konuya. Artık Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarına yapılan çeşitli saldırılar, aile fertlerine yansımaya başladı. Geçen gün benim de üniversitedeyken bir süre kaldığım MSB öğrenci yurtları kapatılıyormuş. Bu yurtlarda subay ve astsubay çocukları üniversite tahsilleri boyunca kalırlardı. Hoş bizim kaldığımız Beyazıt yurdunu 2005 yılında kapatıp çocukları Topkapı Sarayı surları içinde bir binaya koymuşlar. Geçenlerde de bu binaların 1 Temmuz tarihi itibariyle kapatılıp 280’e yakın çocuğun kapının önüne konduğu haberini aldık. 
İnsaf. Ama insafı da bu kafadan beklemek tabii ki yanlış. Sakın yanlış anlamayın. Bu yurtların parası devletten çıkmıyor, askerlerin yani subay ve astsubayların maaşlarından kesilerek Türk Silahlı Kuvvetleri Eğitim Vakfı’na yatırılıyor ve bu parayla bu yurtlar ayakta kalıyor. Kendi silah arkadaşlarına sahip çıkmayan zihniyet, anlaşılan şimdilerde asker çocuklarını hedef almaya başladı. Başkasını da beklemek yanlış. Bu zihniyet yakında sıranın kendi ailelerine de gelebileceğini anlayamıyor anlaşılan.
Evet, sağda solda analarını babalarını kurbanlık koyun gibi namlu önüne süren zihniyet, neden çocuklarına sahip çıksın ki. Gazisine şehidine ne kadar sahip çıktılar ki. Ama duyduğumuz kadarıyla bebek katili Apo’ya sahip çıkılıyormuş. Aydınlık gazetesinin yazdığına göre adamı özel yatlarda, zırhlı helikopterlerde, özel misafirhanelerde ağırlıyorlarmış.
Onu tutuklayan, onun katil sürüsüyle mücadele edenleri de içeri tıkıyorlar. Ve sonra da elindeki bu takımla Suriye’ye kafa tut. Kafasına torba geçirilmiş bir orduyu kimse ciddiye almaz zaten. Yapmayın, aklı olan, elindeki bu malzemeyle kimseye efelenmez. Aklı olandan söz ediyorum tabii. 

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş