Dışişleri 'çöpçatanlık' bürosuna mı döndü?

İsrafil K.KUMBASAR
Dikkatinizi mutlaka çekmiştir.
Sonuç çıkmayacak, yahut içi boş ‘masa başı’ haberlerin can simidi kelimeleri vardır. Özellikle ‘dış politika’ söz konusu olduğunda durum biraz daha bir netleşir:
‘Kartlar açıldı’, ‘mekik diplomasisi’, ‘eli güçlendi’, ‘hamle’, ‘destek turu’, ‘zeytin dalı’, ‘tarihi zirve’...
Mevzubahis ‘kumar masası’ olsa tepedekilere diyecek bir şey olmaz da, ‘dış politika’ olunca durum tam bir ‘kara mizaha’ dönüşüyor.
Malumunuz Türkiye bir ‘tarihi zırvaya’, pardon zirveye daha önayak oldu. Bu sefer Boşnaklar ile Sırplar arasında ‘çöpçatanlık’ yaptı hariciyemiz. ‘Eller’ kenetlendi, ‘dişler’ gösterildi, herkes halinden memnun; ‘barış dolu yarınlara’ yelken açıldı.
Birkaç ay önce benzer bir tablo Erivan-Ankara arasında tekrarlanmıştı.
‘İşçisinden’ çiftçisine, ‘memurundan’ öğrencisine atmadık fırça bırakmayan iktidar mensupları, ‘dışarıya’ karşı bir hoşgörülü ki sormayın gitsin.
Hepsinin yüzünde ‘güller’ açıyor. Birlikte maç izliyorlar, ‘yuvarlak’ masalar etrafında toplanıp şirinlikler yapıyorlar.
Dönüp bakıyorsunuz, sonuç ne?
İrapta mahalli bile olmayan bir-iki ülke ile ‘vizeyi’ kaldırmışız, o kadar.

* * *

Doğuya, batıya; kuzeye, güneye uçakların biri gidip biri geliyor.
Bir bakmışsınız Cumhurbaşkanı yurtdışında. O ayağının tozuyla memlekete avdet ederken, Başbakan havalanmış. Başbakan havada olur da, Dışişleri Bakanı yerinde kalır mı, o da kendince bir rota tutturmuş.
Hayırdır, ne oluyor?
- “Çok yönlü dış politika. Komşularla sıfır sorun. Bölgesinde lider ve güçlü bir ülke.”
He ya, anladım.
Peki, Ermenistan ‘kime’posta koyuyor?
Bulgar Bakan ‘kimden’ tazminat istiyor?
Yunanistan’ın derdi nedir ki Ege’de uçakları habire fink atıyor? Rumlara zaten lafımız yok, onlar ‘eski huylarını’ aynen sürdürüyor.
Sanki memleket ‘bostan’, bu beyler de birer bostancıbaşı:
- “Açın o kapıyı, yıkın o sınırı. Bir buket gül Ermeni’ye, bir demet karanfil Berberi’ye.’
Tam sekiz yıldır aynı muhabbet. Bir adım ilerleme -Türkiye için söylüyoruz- bir sorunda çözüm gösterseler, ‘eyvallah’ diyecek millet.
“Çözdük” diye ortaya atıldıkları konulara bir bakıyorsunuz ki, aslında ‘çözüldük’ demeleri daha doğru olur.
Hep ‘verme’ üzerine kurulmuş bir strateji.

* * *

İktidarın dış politikaya ‘yön verme’ hakkı elbette vardır. Fakat şu halleriyle bile ‘kimseye yaranamadıkları’ da ortada.
Düğün-bayram havası içinde deklare ettikleri ‘Ermenistan Protokolü’ne bakın.
Adamlar daha ‘imzaları kurumadan’ çark etti. Bizimkilerde hâlâ ses seda yok.
Kolay değil, Cumhuriyetin komşular arasına ektiği ‘fitne-fesat tohumlarını’ (!) temizlemekle meşguller. Biraz alttan almaları normal. Ermenistan ‘milli çıkarlarını’ koruyacakmış, varsın korusun. ‘Mağdur eden’ biziz (!)
‘Çarpık’ anlayış, ‘tahrif edilmiş’ bir tarih görüşü ile varılacak nokta bundan ilerisi olamaz. Ancak ‘diplomatik temas’ adı altında yapılan ‘turistik seyahatlerin’ sayısı artar. ‘Verdiğiniz’ tavizler, ‘yerinde saydırdığınız’ sorunlar da cabası.
Fakat durum medyaya böyle yansımaz:
- ” Çek oğlum oradan bir ‘tarihi zirve’ de zevahiri kurtaralım. Dişler görünüyor, yüzler gülüyor olsun fotoğraflarda.
Masa başı habercilerin unuttuğu ‘klişe’ bir başlığı hatırlatmakta yarar var. Ola ki, kafalarına dank eder de bir gün de onu kullanırlar:
- “Dış politikada havanda su dövüyoruz.”
  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş