Doğru okuma kılavuzu...

Ahmet TAKAN

Günümüz gerçeklerine, gerçekten gerçekçi(!) bakmayı istiyorsak, doğru yazım kılavuzundan çok, doğru okuma kılavuzuna ihtiyacımızın olduğunu düşünenlerdenim...
Bir dünya yazılanı nasıl okuyacağız?.. Gerçeklere nasıl ulaşacağız?.. Ne doğru? Ne yanlış?..
Yazılanların, sadece imla kurallarına uyup uymadığına bakarsak; yandık, gittiğimizin resmidir.
O zaman ne yapmalıyız? Tez elden iyi ve de güvenilir bir doğru okuma kılavuzu bulmalıyız.
Yazanların yanlış yazdıklarını bulmak için enerji kaybetmek yerine doğru okumakta dikkat kesilmeliyiz.
“17 Aralık sonrası seni cin mi çarptı veya kafayı mı yedin. Doğru okuma kılavuzu da nereden çıktı”  diye bana hayıflanırsanız; ben de o zaman size   “yazılanları okurken doğru sorular sorun”  derim.
Mesela, konu başlığı HSYK krizi olsun.. Bırakın ortadaki tüm operasyonları bir tarafa. Şöyle soralım;
* HSYK, adli kolluk yönetmeliğine karşı yaptığı açıklama metnini tam o sırada koltuğa veda etmeye hazırlanan Adalet Bakanı Sadullah Ergin’e okutmuş olabilir mi?.. Ergin de bu metni okuyup düzeltmeler yaptıktan sonra HSYK’ya göndermiş olabilir mi?.. Açıklamayı yayınladıktan sonra Ergin’den ve de Başbakan’dan gelen  “haberimiz yoktu”,  “darbe” tepkilerine, HSYK üyeleri çok şaşırıp, yeni gelen Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’a  “Biz açıklamayı  Sadullah Ergin’e gönderdik. Metinde düzeltmeler yapan Sadullah Bey’in Başbakan’ı da haberdar ettiğini düşünmüştük”  demiş olabilirler mi?.. Bu garip durum karşısında Bozdağ, bazı HSYK üyelerine “o zaman bu durumu Sayın Başbakan’a siz anlatın” demiş olabilir mi?..
Mesela, konu başlığı HSYK kanun değişikliği olsun;
* Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, AKP’ye, “HSYK kanun teklifinde istediğim bazı değişiklikleri komisyonda yaptınız, genel kurulda da şunları da tamamlarsanız. Kanun önüme geldiğinde onaylarım” demiş olabilir mi?..
Mesela, konu başlığı El Kaide operasyonları olsun;
* Acaba Irak, vakti zamanında Ankara’ya  “topraklarınızda ... bin El Kaide militanı var. Gerekli önlemleri alın”  diye uyarı göndermiş, Başkent’ten de  “yok öyle şey, ...yüz El Kaide militanı var takipteyiz”  cevabı verilmiş olabilir mi?..
Mesela, konu başlığı dalga dalga operasyonlar olsun;
* Bu dalgalardan birinde, çok çok önemli, alınması halinde Türkiye’yi ayağa kaldıracak bir şahsa yapılan operasyon anında, bir siyasi parti liderine ulaşılıp  “... şahsı için polisler etrafı çevirmiş halde. Ne dersiniz? Teslim edelim mi?” diye danışılmış  “hayır kesinlikle teslim etmeyin” cevabı alınmış olabilir mi?..
Mesela, konu başlığı belediye başkan adaylığı olsun;
* Çok çok iddialı bir belediye başkan adayı, dilini yuttuktan bir süre sonra, sağlık koşullarının ciddiliği yüzünden hastane kapılarında dolaşırken görülürse ve sonra da  “sağlık sorunları yüzünden”  yerine başka bir aday ilan edilirse; o şahıs gerçekten çok ağır hastalığa yakalanmış olabilir mi?..
Ben “mesela”  dedim.
Sizin, olup bitenler ve olup biteceklerle ilgili en doğru soruları soracağınızdan adım gibi eminim..
Yazarların çok usta olduğu bir memlekette, okurların da çok uyanık olması lazım 
değil mi?..

Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş