Doğu Türkistan halkı 'Müslüman' değil mi?

İsrafil K.KUMBASAR

Ne çabuk unutuyoruz değil mi?
Çok değil, bir yıl önce, 5 Temmuz 2009 tarihinde Çin esareti altındaki Doğu Türkistan, bütün dünyanın gözü önünde ‘eşi benzeri görülmemiş’ bir insanlık felaketine daha sahne oldu.
‘Tecavüz’ olaylarını protesto etmek için Urumçi’de sokaklara dökülen Müslüman halkın üzerine saldırı emri veren Çin yönetimi, 500’den fazla kişiyi katletti.
Olaylardan sonra tutuklanan yüzlerce kişi, meydanlarda ‘toplu olarak’ kurşuna dizildi, binlerce kişi hapishanelerde ‘makus kaderlerini’ bekliyor.
İnsanlık dışı olaylar karşısında mazlum Uygur halkının bel bağladığı Türkiye’de işbaşında olan iktidarın ne yazık ki kılı dahi kıpırdamadı.
Ne katliamı duyar duymaz soluğu ‘Çin konsolosluklarının’ önünde alanlar oldu, ne de Müslüman kardeşlerine destek olmak amacıyla ‘yardım konvoyu’ yola çıkaranlar.
Çünkü, orada katledilenler ‘Türk’ idi.
‘Türk’ oldukları için, ‘Müslüman’ olmalarının hiçbir ehemmiyeti yoktu.
Türkiye ile Çin arasında ‘ikili ilişkiler’ daha da gelişti, ticaret ‘birkaç misline’ ulaştı.
Ama Doğu Türkistan halkı, baskı ve zulüm altında inlemeye devam ediyor.

* * *

Türkiye’deki Doğu Türkistan dernek ve vakıfları tarafından oluşturulan Doğu Türkistan Platformu, Çin ablukası altında inleyen Müslüman halkın sorunlarını gündeme taşımak amacıyla, hafta boyunca bir dizi etkinlik düzenleyecek.
Sürgündeki Doğu Türkistan Hükümeti Başbakanı İsmail Cengiz tarafından açıklanan ortak bildiride, özetle şöyle deniyor:
26 Haziran 2009 tarihinde Çin’deki bir fabrikada ‘zorunlu olarak’ çalıştırılan Uygur kızlarına Çinli işçilerin ‘tecavüze’ yeltenmelerinin ardından başlayan saldırıların failleri hakkında herhangi bir adli işlem yapılmaması üzerine, halkımızın ‘demokratik tepkisini’ ortaya koymak üzere 5 Temmuz tarihinde Urumçi’de düzenlediği demokratik gösteri, Pekin yönetimi tarafından kanlı bir şekilde bastırılmıştır.
Açılan gelişi güzel ateş sonucu, bine yakın masum insan hayatını kaybetmiştir.
Pekin yönetimi ve ‘özerk’ kukla hükümet, bölgede keyfi olarak ’devlet terörü’ estirmeyi sürdürmektedir.
Özellikle 1980’den sonra her on yılda bir kargaşa çıkartılarak bölgede ‘etnik soykırım’ uygulanmaktadır.
Doğu Türkistan’da yaşam mücadelesi veren 30 milyon Müslüman Türk, geleceğinden endişe etmektedir.

* * *

Doğu Türkistan Platformu olarak, Doğu Türkistan halkının insani hak arayışlarının ‘orantısız’ ve ‘aşırı güç’ kullanılarak bastırılmasını ve ‘yargısız infazların’ sürdürülmesini şiddetle protesto ediyoruz.
Pekin yönetimini, ‘demokratik hak arayışlarına’ saygılı olmaya, yerel güçlerin kullandığı şiddete engel olmaya davet ediyoruz.
Tutukluların kayıtsız şartsız serbest bırakılmalarını, ‘olayların başlamasına’ sebep olanların ve ‘katliama seyirci kalan’yöneticilerin bir an önce yargı karşısına çıkarılmalarını, mahkemeleri ‘konuk olarak’ izleme ve gözaltında tutulanların ’insani ihtiyaçlarının’ tarafımızdan giderilmesi taleplerimizin kabul edilmesini bekliyoruz.
Barış ortamını tehdit eden olayların durdurulması noktasında, ‘her türlü girişimde ve özveride bulunmaya’ açık olduğumuzu, gerekirse BM’nin, Ankara’nın veya Pekin’in güvencesinde bölgeye gidebileceğimizi beyan ederiz.
Doğu Türkistan’da etnik katliama dönüşen devlet terörünün sona erdirilmesi için başta BM olmak üzere AB, AGİT, İKÖ hatta ŞİÖ gibi uluslararası kurumları Pekin nezdinde girişimde bulunmaya çağırıyoruz.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş