"Doların artmasındaki ilginç durum..."

"Doların artmasındaki ilginç durum..."
Türk-Amerikan ilişkilerine son dönemde rekor üstüne rekor kıran döviz kurunun da eklendiğini söyleyen Hürriyet yazarı Sedat Ergin, "İlişkilerde nasıl bir İncirlik faktörü varsa, bir de kur faktörü var artık" dedi.

Karşılıklı yaptırıma dönüşen Rahip Andrew Brunson krizi ve ardından gelen misillemeler doların üst üste rekor kırmasına sebep oldu.

Hürriyet yazarı Sedat Ergin, bugün yayınlanan köşe yazısında, "Yeni dönemde Türk-Amerikan ilişkilerinin askeri, stratejik, siyasi, bölgesel boyutlarına bir de döviz kuru faktörü eklenmiş bulunmaktadır. İlişkilerde nasıl bir İncirlik faktörü varsa, bir de kur faktörü var artık" ifadelerini kullandı.

Döviz kurunun Türk-ABD ilişkilerinin artık doğrudan bir türevi haline geldiğini söyleyen Sedat Ergin, "ABD yönetiminin, Türkiye ile ilişkilerinde öncelikli bir gündem maddesi haline getirdiği bir konuda ilerleme sağlanmayınca yaptırıma yönelmesi, Türk Lirası’nın değerinde ciddi bir sarsıntıya yol açabiliyor" dedi.

Sedat Ergin'in "ABD ile ilişkilerde yeni bir stratejik faktör: Dolar kuru" başlığıyla yayımlanan yazısı şu şekilde:

İzmir İkinci Ağır Ceza Mahkemesi, 18 Temmuz günü görülen davada, haftalardır kopartılan bütün fırtınaya rağmen rahip Andrew Brunson konusunda geri adım atmadı ve ABD’li sanığın tutukluluk halinin devamına karar verdi. Üç yargıçtan oluşan mahkeme heyeti bu ara kararı oybirliğiyle aldı.

Türk-ABD ilişkileri tarihinin en ağır krizlerinden birinin başlamakta olduğu, çok kuvvetle muhtemeldir ki, o sırada duruşma salonunda cübbeleriyle oturan yargıçların aklının ucundan bile geçmiyordu.

Sonrasındaki gelişmeleri hep birlikte izledik; izlemeye devam ediyoruz...

*

Kısaca hatırlayalım. Mahkemenin bu kararını açıklamasının ertesi günü ABD Başkanı Donald Trump, bir tweet mesajı atarak tutukluluğun devamını ağır bir dille eleştirdi, “Erdoğan, bu mükemmel Hıristiyan eş ve babanın serbest kalması için bir şey yapmalı. O, yanlış bir şey yapmadı ve ailesinin ona ihtiyacı var” dedi.

Derken, avukatının itirazını değerlendiren aynı ağır ceza mahkemesi heyeti, tam bir hafta sonra 25 Temmuz tarihinde -yine oybirliği ile- bu kez rahip Brunson’ın adli kontrol şartıyla ev hapsinde kalmasına hükmederek, 9 Aralık 2016 tarihinden beri kaldığı cezaevinden çıkarılmasına karar verdi.

Gelgelelim, mahkemenin Brunson’ın tutukluluk durumunda kısmi bir iyileşme sağlayan bu kararının ABD cephesinde çoktan ateşlenmiş olan tepki dalgasını frenleme anlamında hiçbir sonucu olmadı. Başkan Trump, ertesi gün yeni bir tweet mesajı atarak, “ABD’nin Andrew Brunson’ın uzun süreli tutukluluğu nedeniyle Türkiye’ye büyük yaptırımlar uygulayacağını” açıkladı.

Trump’ın mesajına ek olarak aynı gün ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence’ten de bir açıklama geldi. Bu, ültimatom tonu taşıyan daha ağır bir açıklamaydı.

*

İzmir’deki mahkemenin Brunson’ın tutukluluğunun devamına karar verdiği 18 Temmuz günü Türk Lirası’nın dolar karşısındaki değeri 4.79 düzeyindeydi. Başkan Trump’un yaptırım uygulanacağını açıkladığı 26 Temmuz günü dolar kuru 4.86 TL’ye çıktı.

Ama doların değerindeki gerçek kırılma geçen hafta çarşamba akşamı (1 Ağustos) yaşandı. Beyaz Saray ve ABD Hazine Bakanlığı’nın İçişleri Bakanı Süleyman Soyluve Adalet Bakanı Abdulhamit Gül’e yaptırım uygulanacağını açıkladığı o gece, uluslararası piyasalarda dolar kuru ilk kez 5 TL eşiğini geçti. Doların Türkiye’deki resmi satış fiyatı 2 Ağustos günü 5.06 TL’den kapandı.

Siyasi gerilime ek olarak Merkez Bankası’nın önceki gün aldığı bir dizi önlemin piyasalar tarafından yetersiz bulunmasının da etkisiyle, kur önceki akşam saat 24.00’e doğru uluslararası piyasalarda 5.42 gibi bir tavan gördü.

İlginç olan durum, gece yarısı ABD ile krizin aşılması konusunda ön anlaşmaya varıldığı, çok yakında bir heyetin bu amaçla Washington’a hareket edeceği yolunda çıkan haberlerin yarattığı olumlu algıyla, kurun bu basıncı kırarak 5.27 TL’ye düşmesi oldu.

Sonuçta, Brunson’ın tutukluluk halinin devamının ABD ile ilişkilerde tetiklediği krizin başlamasından bu yana geçen üç hafta içinde Türk Lirası’nın uğradığı değer kaybı, dün akşam itibarıyla yüzde 10 dolayındadır. Bunu, Türkiye’de kişi başına düşen milli gelirin dolar değeri olarak bu oranda azaldığı şeklinde de okuyabiliriz.

*

Önceki akşam yaşanan dolardaki tırmanış hadisesi bile, bugün vardığımız noktada tek başına ele alındığında, döviz kurunun Türk-ABD ilişkilerinin artık doğrudan bir türevi haline geldiğini gösteriyor.

ABD yönetiminin, Türkiye ile ilişkilerinde öncelikli bir gündem maddesi haline getirdiği bir konuda ilerleme sağlanmayınca yaptırıma yönelmesi, Türk Lirası’nın değerinde ciddi bir sarsıntıya yol açabiliyor.

Kuşkusuz, Türk ekonomisi bugün mevcut kırılganlığından uzak bir zeminde daha sağlam ekonomik göstergeler üzerinde oturuyor olsaydı, muhtemelen bu tür sarsıntılar çok daha düşük bir eşikte gerçekleşecek, ABD yönetiminin siyasi yaptırımlarla ekonomik baskı yaratma politikası bugün olduğu ölçüde bir etki icra edemeyecekti.

Yaşadığımız olayın öğrettiği tecrübe, mevcut ekonomik kırılganlıkların yaşandığı bir konjonktürde ABD yönetimi ile girilen bir siyasi gerilimin bu yönde bir maliyeti de beraberinde getirebilmesidir.

Yeni dönemde Türk-Amerikan ilişkilerinin askeri, stratejik, siyasi, bölgesel boyutlarına bir de döviz kuru faktörü eklenmiş bulunmaktadır. İlişkilerde nasıl bir İncirlik faktörü varsa, bir de kur faktörü var artık.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş