Dolar/TL 10'a yükselir mi?

A+A-
Fatma ÇELİK

Uzun süredir iş, eş-dost sohbetlerimizde gündem ülke ekonomisinin gidişatı. Ekonomiden hiç anlamayanlar bile artık ekonomi konuşuyor. Nasıl konuşmasın ki dolar karşısında eriyen paramız, dolar endeksli ekonomimiz varken…

Geçen sene bugün, 14 Ağustos 2017'de dolar 3.52 iken, dün bu yazıyı yazdığım öğlen saatlerinde dolar 6.91 lira idi. Belki bu yazı size ulaşana kadar 8'e doğru yol almış bile olabilir, son bir haftadaki artış hızını düşünce… Malum, Pazar akşamı 7.18'ü bile görmüşlüğü var doların…

On yıl önce doların ortalama değeri 1.29 lira idi. Kabul edelim bir şeyin 1'den 2'ye, 2'den 3'e çıkması; 6'dan 7'ye çıkmasından çok daha zordur. İlkinde yüzde 100'lük, ikincisinde yüzde 50'lik artış lazımken; diğerinde yüzde 16.7'lik bir artış gerekiyor. Doların 5.25'den 6.50 hareketinin 24 saat içinde gerçekleştiğini düşünce "dolar/TL 10'a yükselir mi?" sorusu hepimizi endişelendiriyor.

Bu kur rakamlarının bu denli korkutucu olmasının nedeni Türk ekonomisinin çöküyor olması. Enflasyon, işsizlik, dış borç… Hepsi artış gösteriyor. Azalan yalnızca vatandaşın parası…

Ülkece borç içerisindeyiz. Devletin dış borcu 453 milyar DOLAR… Özel sektörün dış borcu 245 milyar DOLAR… Dış borç, yaşanan döviz artışı nedeniyle bir haftada "122 milyar lira" artmış oldu.

Bu kadar borç nasıl ödenecek? Kimse bilmiyor…

Dolar daha ne kadar artar? Kimse bilmiyor…

Doların bazı para birimleri (euro, Japon yeni, pound, Kanada doları, İsveç kronası ve frank) karşısında değerini gösteren endekse baktığımızda 2014'ün ortasından 2017 başına kadar doların yüzde 29 yükseldiği görülüyor. Gelişmekte olan ülkelerin paraları yüzde 4.4 oranında değer yitirmiş; Türk Lirası'nın aynı dönemdeki değer kaybı yaklaşık yüzde 22! Yani, ülkece bu denli fakirleşmemiz, yalnızca doların yükselmesinden değil; bizim paramızın ekstra değer kaybetmesinden.

TL değer kaybettikçe de ödenmesi gereken borcun altında ezilmeye devam ediyoruz… Bu denli dolar borcu varken, dışardan para gelişiminin yavaşladığı bir zamanda yerel para elbette ki güçlü durmaz, durmadı da.

ABD'nin uyguladığı yaptırım da üzerine tuz-biber oldu. ABD pek çok açıdan büyük güç… Onun yaptırım uygulaması, başkalarının yaptırıma başlamasına sebebiyet verebilir. Avrupa İmar ve Yatırım Bankasının geçen sene, 267 proje için 11 milyar euro destek vermesine rağmen, bu sene Türkiye için yatırım ve kredi hacmini genişletmeme kararı, bunun en açık örneği.

Papaz konusuna gelince… Duruşma 11 Eylül'de ama her an her şey olabilir. Yüksek ihtimal papaz geri verilecek. Bizimkiler bir şeyler koparma peşindeler ama ekonomimiz tamamen dışa bağlı iken, dolar 7'nin üzerine çıkıp inmekteyken olacak olan bu.

Dahası ABD'nin İran'a uygulayacağı ambargoda Türkiye'nin tutumu merakla bekleniyor… Ekonominin gidişatı açısından büyük önem taşıyor bu tutum…

Ekonomi her yönden ele alınıp sorunlar çözülmeden, dolar sorununu çözmek imkansız. Yabancı yatırımcının güvenini geri kazanmak şartken, ABD'nin yaptırım uyguladığı bir ülkeye yatırımcı nasıl bulunacak orası işin çıkmazı…

Önümüzde ise yerel seçimler var… Yerel seçim arifesinde ABD'ye kafa tutup olayları bu hale getirenler şimdi ne yapacaklar merakla bekliyoruz…

Ancak ABD kavgası sürerse dolar 8'i de geçer, 9'u da, 10'u da… Sonumuz hayır olsun…

  • Yorumlar 2
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları