Dolmuş ve servislere eğitim şartı getirilsin

Kürşad ZORLU

İstanbul’da meydana gelen feci kaza hepimizi üzdü ve ürküttü. “O araçta biz de olabilirdik” diyen pek çok kişinin olduğuna eminim. Tabii kaza ve sonrasında yaşananlar büyük fotoğrafın sadece bir bölümü. Araçlardan kaynaklanan sorunlar kadar, sistemin tetiklediği sorunlar da mevcut. Türkiye’nin dört bir yanında toplu taşımanın ayrılmaz parçası dolmuşlarımız... Ben bunlara servis araçlarının da eklenmesi gerektiğini düşünüyorum. Çünkü aynı mantıkla çalıştırılmasalar da aynı sosyal çevrede ve benzer tehlikelerle karşı karşıya olan insanlardan bahsetmek mümkün. En önemlisi de bu servis araçlarına çocuklarımızı emanet ediyor olmamızdır. Üstelik çoğunlukla bu araçların durumu, güvenilirliği, kullanan kişilerin yasaya uygunlukları araştırılmıyor, sorgulanmıyor. Oysa tüm araçlar hareket halindeyken tek bir kişinin sorumluluğu altına giriyor. Onca insanın can güvenliğinin tek bir kişinin ellerine ve hayat bilgisine bırakılması, bizleri daha titiz ve dikkatli olmaya zorluyor. Muhakkak ki işini iyi yapan ve kurallara dikkat edenler de var. Onlar zaten sorunsuz bir şekilde işlerine devam ediyor.

Dolmuş şoförlerine öğrenim şartı
Türkiye’de trafiğe kayıtlı 325 bin 341 minibüs bulunuyor ve bunlardan 126 bin 930’u dolmuş olarak adlandırılan “ticari minibüs” kategorisinde yer alıyor. Dolmuş sayısında İstanbul ve Ankara’dan sonra İzmir geliyor. Hızla artan sayılarına karşın hepimiz günlük yaşamımızda bu araçlardan faydalanıyor ve bir kısır döngü halinde olup biteni izlemekle yetiniyoruz. Dolmuş ve servis araçlarının kurallara uyması, taşıdıkları sorumluluğun bilincine varmaları ve bir yolcu almak için onca insanın hayatını tehlikeye atmamaları temel bir öğreti eksikliği olarak karşımızda duruyor. Uygulamada bu araçlar için çeşitli kurallar, yasaklar ve müeyyideler getirilmiş. Fakat bir kısmı şikayet üzerine işliyor. Türkiye’deki insanların hak arama konusundaki bilinç düzeyi bu maddeleri etkisizleştiriyor. 2009 yılında ticari minibüs başına ortalama 800 TL ceza düşüyor. Cezaların kısmen de olsa caydırıcılığından söz edilebilir. Oysa insanlarla konuştuğunuzda en çok şikayet ettikleri husus dolmuşlardaki yaklaşım biçimi, gördükleri muamele, aşırı sürat ve yersiz duraklamalar... Bu sebeple kazaları asgariye indirmek, toplumun bu konudaki yaşam düzeyini yükseltmek için şoförlerin lise mezunu olması ya da ilgili kuruluşça verilecek bir eğitime katılması şart olarak getirilmelidir. Her mesleğin eğitim şartı yükselirken, canımızı emanet ettiğimiz kişilerin çerçeve dışı bırakılması akılcı olmasa gerek. Üstelik can güvenliğimiz ve yaşam kalitemiz için böylesine önemli bir mesleğin imajını kurtarmanın yolu da budur.

Servis şoförlerine pedagojik eğitim
Çocuklarımızı küçük yaşlardan itibaren kreş, okul ve benzeri eğitim kurumlarına gönderiyoruz. Büyük masraflar ediyoruz. Bunların bir kısmı da servis ya da transferlere gidiyor. Ancak bu konunun önemini maalesef kazalarla karşılaşınca anlıyoruz. Şimdi yapılması gereken her ilin Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından bu şoförlere pedagojik eğitim verilmesidir. Müdürlükler belirli dönemler halinde bu eğitimi kendileri de verebilir veya denetleyebilir. Biliyorum, bu yazdıklarım bazılarınıza ütopik geliyor. Belki uygulanması zaman alabilir. Tepki çekebilir. Ancak bunları tartışmak için daha kaç can daha vermemiz gerekiyor?

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş