Dr. Bahçeli'nin Ülkü Ocakları'nı kapatmaya yüreği yeter mi?

İsrafil K.KUMBASAR

Ülkü Ocakları, 12 Eylül öncesinde ‘üniversitelerde’ eğitim gören gençlerin, rahmetli Başbuğ Alparslan Türkeş’in gösterdiği hedefler doğrultusunda Türk milletini çağlar üzerinden sıçratacak yeni bir ‘medeniyet’ projesine öncülük etmek için teşkilatlandıkları kurumun adıdır.
İlk önce ‘Ülkü Ocakları Derneği’ adı ile kurulan ve daha sonra ‘Büyük Ülkü Derneği’, ‘Ülkücü Gençlik Derneği’ ve ‘Ülkü Yolu Derneği’ adlarını alan teşkilat, kısa bir zaman içerisinde bütün yurt çapında dal budak salıp, Türk milletinin en büyük ‘sivil’ direnç karargâhlarından biri haline geldi.
Türk devletini ‘Sovyet’ emperyalizminin bir uydusu haline getirmek isteyen çetelere karşı ‘vatan savunması’ yapan Ülkü Ocakları, 12 Eylül’de yönetime el koyan ‘Our Boys’lar tarafından kapatıldı.
İhtilalin ardından ‘Bizim Ocak Dergisi’ çatısı altında yeniden örgütlenen ve daha sonra ‘Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı’ adını alan Ülkü Ocakları, ‘merkez partisi’ paranoyasına kapılan siyasilerin gölgesine girip ‘ideolojik’ hüviyetinden uzaklaşınca ‘üniversitelerde’ etkinliğini kaybetti.

* * *

3 Haziran 2004 tarihinde bu köşede kaleme aldığımız bir yazımızda şu tespiti yapıyorduk:
“Bir ‘üniversite’ hareketi olan Ülkü Ocakları, artık ‘Tophane bitirimlerini’ andıran tiplerin cirit attığı ‘suç’ ve ‘çete’ yuvaları haline geldi.
‘Ortaokul’ mezunu veya ‘lise terk’ Ocak başkanları, gençleri eğitmek yerine, ‘ellerinde tespih’ birileri adına ‘tahsilat’ yapıyorlar.
Teşkilat artık ‘50 yaşına’ merdiven dayamış, hiçbir ‘mesleği’ olmayan, ‘Ocak başkanlığından’ geçinen kişilerin elinde can çekişiyor.
Ülkü Ocakları, ‘varlık sebepleri’ doğrultusunda yeniden yapılandırılarak, asli sahipleri olan ‘üniversite gençliğine’ teslim edilmelidir.
Ocaklar, bir taraftan ‘milli mukavemet’ kaleleri olma özelliklerini kavuşmalı, ama aynı zamanda ‘idealist’ bir Türk gençliğini yetiştiren birer ‘eğitim’ ve ‘kültür’ yuvaları haline getirilmelidir.
Ocak başkanları, ‘öğrenciler’ arasından seçilmeli ve her yıl düzenli olarak ‘bayrak değişimi’ yapılmalıdır.”

* * *


ABD/AB emperyalizminin Türk devletini teslim olmaya zorladığı bir dönemde, ülkücülere eskisinden çok daha fazla ihtiyaç var.
Ama Ülkü Ocakları, ‘ihanet’ politikalarına karşı Türk gençliğini ‘bilinçlendirip’ örgütlemek yerine, ‘şubelerini’ kapatıp ‘geri çekilmeye’ zorlanıyor.
Dr. Devlet Bahçeli, son günlerde meydana gelen bazı ‘provokatif’ eylemleri bahane edip, PKK uzantıları ile ‘samimi’ görüntüler verdikten sonra, Ülkü Ocakları’nın ‘semt’ ve ‘mahalle’ teşkilatlarının kapısına birer birer kilit vurmaya başladı.
Dr. Bahçeli, bu tavrı ile bir ara ‘baş örtüsü’ yüzünden kendisine cephe alan ‘ihanet çevrelerinin’ yeniden gözdesi haline geldi.
Hem ‘Kartel’ hem de ‘AKP’ medyasının tetikçileri, ‘potansiyel’ Başbakan adayı olarak ilan ettikleri Dr. Bahçeli’ye peş peşe methiyeler yağdırıyorlar.
Bazıları, Dr. Bahçeli’den cesaret alıp, “Ülkü Ocakları’nı tamamen kapat” çağrısı yapıyorlar.
Utanmasalar “MHP’yi de kapat” diyecekler.

* * *


Ülkü Ocakları, ‘kapatılma’ tehdidi ile karşı karşıya.
Ama ne yazık ki, ‘ülkücülükten’ geçinip, kendilerine ‘büyük dava adamı’ süsü veren, hiç kimseden herhangi bir tepki gelmiyor.
‘Şahsi menfaatleri’ söz konusu olduğunda ‘kendilerini yakmaya’ kalkışanlar, ‘koltuğu’ bırakmamak için ‘beşinci kattan’ aşağı atlamaya çalışanlar, ‘görevden’ alınırken “Ocağımızı kimselere bırakmayız” diye birbirlerine silah çekenler nerede?
Ocak başkanlığından ‘yat’, ‘kat’, ‘jip’ sahibi olup, ülkücülere ‘ağabeylik’ taslayanlar nerede?
Neden bir Allah’ın kulu çıkıp da, Dr. Devlet Bahçeli’nin yakasına yapışıp sormuyor:
 “Ülkücüleri ‘körü körüne itaat eden’ gafiller, Ocakları da ‘haksızlık karşısında susan’ dilsiz şeytanlar üretme fabrikaları mı zannediyorsun? Madem ki provokasyondan çekiniyorsun, o halde gençlere zamanında neden ideolojik eğitim vermedin. Korkuyorsan eğer, o koltukta işin ne?”

* * *


Ülkü Ocakları, Başbuğ’un kutsal bir emanetidir.
Ne Dr. Devlet Bahçeli’nin, ne emrindeki ‘kurşun askerlerin’, ne de ona övgüler yağdıran ‘ihanet’ odaklarının kapatmaya gücü yetmez.
Ülkü Ocakları kapatıldığı gün ‘yeniden’ kurulur, ülkücüler de daha büyük bir azim ve daha büyük bir kararlılık ile ‘yeni teşkilatlarında’ yerlerini alır.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş