Dr. Devlet Bahçeli, gençliği kurtarmak için neler yapıyor?

İsrafil K.KUMBASAR

Bugün ülkemizde 15 ile 24 yaş arasındaki genç nüfus 13 milyona yaklaşmıştır.
Çalışabilme gücüne fiziksel olarak ulaşmış olmasına rağmen, ‘eksik eğitim’, ‘yetersiz istihdam’, ‘azalan iş imkânı’ gibi faktörler yüzünden, ne yazık ki gençliğin ‘hayata tutunma’ umudu giderek zayıflamaktadır.
Geleceğini ‘ses ve müzik yarışmalarına’, ‘piyangolara’, ‘bahislere’, ‘şans oyunlarına’ bağlayanların sayısı çığ gibi büyümektedir. 
‘Kısa yoldan’ para kazandıracağı düşüncesiyle televizyonlardaki yarışmalara başvuranların sayısı bir kaç milyona ulaşmıştır.
‘Şiddete eğilim’ artmakta, sorunların yalnızca ‘kaba kuvvetle’ çözüleceğine dair kanaatler güçlenmektedir.
Gençliğin önem verdiği, örnek aldığı şahısların arasında ‘dizi film kahramanlarının’ olması herkesi derinden düşündürmelidir.
‘Feodal kalıntı’, ‘töre’, ‘mafya’ türündeki dizi filmlerin özellikle gençler arasında rağbet görmesi, okul önlerinde giderek artan şiddet olayları, ‘ilkokullara kadar’ inen suçlu yaşı, herkes için uyarıcı olması gereken bir konudur.
‘Rol model’ aldıkları aykırı insanlar gibi ‘giyinen’, ‘takınan’ ve ‘davranan’ gençlerin sayısındaki artış gözle görülür seviyelere yükselmiştir.
Bugün, ‘hukuka’ uymayan, ‘kural’ tanımayan, ‘kendi kuralını’ dayatan, sorunları ‘tahakküm ederek’ çözmeye çalışan gençlerin neden olduğu vahim olaylar her gün medyada yer
almaktadır.

* * *

Milleti, ‘milli kültür’ değerlerini taşıyan bir kutlu varlık olarak gören Türk milliyetçileri için, bu kültür mirasının nesillere taşınmasındaki ‘kopuk’ ve ‘hasarlı’ zincir halkalarını yok farz etmek mümkün değildir.
Bu kadar ağır sorunlar altındaki bir gençliğin ne ‘kendisi’ ile, ne ‘ailesi’ ile, ne ‘toplumu’ ile ne de ‘ülkesi’ ile barışık olması, huzur içinde bir hayatı işbirliği ve uyumla geçirmesi söz konusu olmayacaktır.
Gençlerin yaşamak zorunda kalacakları işsizlik sorununun bir başka mahsurlu yönü ise, ‘aile kurmada’ gecikme veya bir ‘aile sorumluluğu’ duymaktan uzaklaşma tehlikesidir.
Bu, özellikle Türk milletinin en küçük birimi olan ailenin sarsılmasına neden olabilecek, önemli bir travma noktasıdır.
Yine gençliğin ‘ekonomik hayata’ geçişindeki gecikmeler veya engeller ‘toplumsal iş bölümüne’ geçişini de önlemektedir.
Bu ise ‘topluma’ yabancılaşmanın bir sonucu olarak karşımıza çıkmaktadır.
Gençler, zor ve çağdışı koşullarda, yetersiz kural ve disiplinden uzak bir eğitim ile ‘geleceğin mimarı’ olamayacaklarının farkındadırlar.
Kendilerinden önceki nesillerin de ‘işsizlikle’, ‘yoksullukla’ boğuştuklarına şahit olarak, gelecekten umutları azalmıştır.

* * *


Bu sözler, ‘kaleminden’ başka elinde herhangi bir gücü olmayan bir köşe yazarına ait değil.
Dr. Devlet Bahçeli’nin 20 Mayıs 2004 tarihinde MHP’nin TBMM grup toplantısında yaptığı konuşmadan özetlenerek alındı.
‘Sözler’ çok güzel de, peki ya ‘icraat’?
Küresel aktörler tarafından ‘geleceğin tüketim köleleri’ haline getirilmek istenen Türk gençliğini, ‘başıboş’ bırakarak ‘kaçınılmaz sona’ doğru sürükleyen kimlerdir?
‘Üzerlerine düşen görevleri’ yapmayanlar, gençliği çağın gerçeklerine uygun bir şekilde ‘uyaracak’, ‘bilgilendirecek’, ‘yönlendirecek’ nitelikli yeni kurumlar oluşturmayanlar, olanları ise kimliksizleştirip ‘etki alanlarını’ daraltanlar; doğru dürüst bir ‘gazete’ ve ‘televizyon’ dahi kurmayanlar, olanları ise kendilerine ‘körü körüne itaat etmedikleri’ için ‘yalana’ ve ‘iftiraya’ dayanan kampanyalar ile sindirmeye, susturmaya, yok etmeye çalışanlar değil midir?
Milliyetçi Hareket Partisi, üzerindeki ölü toprağını atıp yeniden yapılanarak ‘iktidar alternatifi’ bir parti haline gelmezse eğer, 2023 yılına kadar bırakın ‘lider ülke’ olmayı, korkarız ki ‘tek parça’ halinde bir Türkiye kalmayacak.
Böylesi bir gelişmenin öncelikli vebali ve sorumluluğu ise, misyonu zaten belli olan iktidar mensuplarından önce Dr. Devlet Bahçeli ve yol arkadaşlarının omuzlarında olacaktır.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş