DTP intihar etti!

A+A-
Altemur KILIÇ

Demokratik Toplum Partisi kapatılmadı, intihar etti. Ortada, bu güya “Türkiye”  partisinin, PKK terör örgütüyle bağlantı ve bağlarını, gösteren sözlü ve yazılı delil varken, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün dediği gibi “Anayasa Mahkemesi ne yapacaktı.” Eğer bu parti kapatılmasaydı, Mahkeme, hukuka, yasalara göre hüküm vermemiş “Siyasi” bir karar vermiş olacaktı!

Siyaset ve hukuk
Aslında, sorun da burada, salt hukukla siyasetin çatışmasında! Daha doğrusu demokrasinin ayrılmaz gereği olan “siyasetin”  politikacılar tarafından yozlaştırılmasında! Partilerin kapatılması hoş bir şey değil. Fakat daha somut olarak, bu olay da gösteriyor ki, devlet adamlarının değil, politikacıların yönettiği iktidarlar, kendi küçük oy hesaplarıyla partilerin kapatılmasını, daha kökünden sarih kurallara bağlamamışlar ve kapatılması mukadder partilerin başka adlarla yeniden açılmasına imkân vermişlerdir. Bu “aç-kapa” oyunu, demokrasiyle alay etmektir. Eğer yasalar değişmezse bölücüler, gene, terör örgütleriyle bağlı ve bağlantılı olarak ihanetlere devam edeceklerdir!

Ahmet’in gözyaşları
Münfesih DTP’nin eş Başkanı Ahmet, Tokat olayından sonra da, timsah gözyaşları döküyor, kardeşlikten söz ediyor, “demokrasiye, barışa yazık oldu” diyor! Kimseyi aldatmasın “Aynasına” oranla fazla “ılımlı”  olduğu söylenen bu adam ve partisinin diğer mensupları, şimdiye kadar eylem ve ifadeleriyle “PKK Partisi” olduklarını, inkâr etmediler. Ve şimdiye kadar PKK’nın cinayetlerini telin etmediler; aksine “haklıdırlar”  dediler. Bu, sözde “Türk”, daha geçenlerde  “liderimiz” dediği terörist başı APO’nun hücresini mesele yaptı ve bütün Türkiye’deki, taşlı sopalı, olayları “halkımızın haklı tepkileri” diyerek onayladı. Kısacası “kazdıkları” ihanet kuyusuna düştüler! İhanetlerinin, suçlarının yüzlerce “fotoğrafı” ortada!

Her zamanki aydınlar
Sözde liberal aydınlar, yazarlar, bu kapatmaya karşı çıkarak teröre, hep şampiyonluğunu yaptıkları “insanca yaşama hakkı” ihlallerine destek vermiş oluyorlar. Evet, parti kapatmak hiç iyi değil ama terör mü iyi? Terörün parçası olduğu besbelli bir partinin yaşaması, yaşatılması, ülkenin çıkarlarından daha mı önemli? Kafaları karıştıranların kafaları karma karışık!
Bunlardan bir diğer “Ahmet” Taraf’taki yazısında, DTP’nin kapatıldığı gün için “Kara Cuma” diyor. Bu zatın PKK’yı, “terör örgütü” olarak telin ettiğini, şehitlerin ardından, “Kara gün” dediğini hiç duymadık. Unutmadık; Kandil Dağına onlara moral vermek, oradan mesaj getirmek için çıkmış ve ortağı Yasemin Çongar’la eşkıyalarla yatmıştı. “Bir hükümle bir ülkeyi paramparça ettiler” diyor. Asıl PKK ve DTP’nin, ülkeyi paramparça etmekte olduğunu, hiç yazmadı. Çünkü Türkiye’nin parçalanmasına, “taraftar”! “Kürtleri siyasetten attılar” diyor. Fakat yandaşları, adamlar, kadınlar bile, “kaşındılar” intihar ettiler diyorlar! Bu Ahmed-i Fesat, “Nereye gidecek Kürtler” diye soruyor. Cevap basit; Kürt kökenli, fakat “Türk”  kardeşlerimizi, gene bağrımıza basarız. Fakat bu “ortak” vatanın, gönüllü ortakları olmayı kabul etmeyenler, Türkiye’yi bölmek isteyenler, hangi “Büyük Kürdistan’ın dibini” isterlerse, oraya giderler!
Bundan sonra ne olur? Bu vesileyle tahriklerle “Kürt-Türk kavgası büyürse” Ahmet Türk ve şürekâsının, gereken dersi almayıp, Türkiye dağlarında ve kentlerinde meydan okuma eylemleri devam ederse, “felaket”  olur! Eğer AB’den, ABD’den medet umuyorlarsa, hevesleri kursaklarında kalır, çünkü artık Türklerin tahammülü kalmadı; kaderimizi onların ellerine bırakamayız!

Not: Yandaşları Hasan Cemal’in yazarlığının 40. yıl dönümünü kutluyorlar... Diyeceğimiz, gözümüz yok! Onlar arasında böyle bir duygusal dayanışma vardır. Bizim tarafta ise insanlar, öldükten sonra “rahmetle” anılır...

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları