Düello mu, "eskrim" maçı mı?

A+A-
Altemur KILIÇ

CHP Genel Başkan Yardımcısı Kemal Kılıçdaroğlu ile AKP Genel Başkan Yardımcısı Dengir ’Mir’ Mehmet Fırat arasındaki televizyon tartışmasını nefeslerimizi tutarak izledik... “Nefeslerimizi tuttuk”çünkü her şeyden önce, bu tarz bir açık oturum-tartışma- kamuoyunun gerçekleri anlaması bakımından faydalı bir “teamül” oluşturacaktı... Aksine, eğer kanlı bir “kör dövüşüne”  dönüşseydi, tekrarı istenmeyecek kötü bir misal olabilirdi. Öyle olmadı ve her konuda yapılacak bu tarz tartışmalar, kamuoyunun geçekten aydınlatılmasına yarayacak! Amerika’da, İngiltere’de bu tarz “debate” ler (münazaralar) çoktandır yapılır ve çok da faydalı olmuştur!
Eski TBMM başkanlarından, dostum Hüsamettin Cindoruk bu “münazaraların” yapılmasına -hele Meclis salonunda yapılmasına- karşı olduğunu ifade etti. Sorunlar, Meclis bünyesinde, komisyonlarda tartışılır, nihayet yargıya gider  “buyurdu”. TBMM Başkanı Sayın Köksal Toptan da aynı fikirde. Toptan’ın, son dakikaya kadar bu tartışmayı, Partisi AKP’nin -Fırat’ın- güç duruma düşeceğini tahmin ettiği için, önlemeye çalıştığını sanmıyorum; muhakkak, tartışmanın,  Meclis mekânına yakışmayacak, tatsız bır kavgaya dönüşmesinden korkmuştur! Korkusu olmadı ve böylelikle de faydalı bir teamül oluştu!
Cindoruk’un “Açık münazara yapılmasın sorunlar, Meclis’te ve sonunda, yargıda halledilsin”  tezi, nazari olarak doğru, ama gerçekte pek öyle olmuyor! Özellikle komisyonlardaki tartışmalar, kamuoyuna vaktinde ve tam yansımıyor... Yargı süreçleri de uzun sürüyor!

Galip-mağlup 
Bana sorarsanız, bu “münazaranın” öncelikli galibi -kahramanı- usta TV’ci Uğur Dündar’dı! İngilizcede bu görevi yapanlara “moderator” “arabulucu” deniyor; Dündar, “açıkoturumu”  çok tarafsız ve dengeli bir şekilde idare etti ve münazaranın “kanlı”  olmasını, başta yaptığı ve arada tekrarladığı nazik uyarılarıyla önledi.
Bu tartışma için “düello” dendi, ama aslında  “hakem” nezaretinde bir “eskrim maçı” oldu,  “kan” dökülmedi, çünkü “hakem” kılıçların (epelerin) uçlarına, “düğmeler” koymuştu!

Asıl galip? 
Sonunda, bu siyasi  “eskrim” maçının galibi hangi taraf? Ben açık söyleyeyim; peşin hükümlü idim... Kılıçdaroğlu’nun ve Fırat’ın eski söylediklerine, kişiliklerine, formasyonlarına, deneyimlerine ve de karakterlerine bakarak, Kemal Kılıçdaroğlu’nun haklı çıkacağını, kazanacağını tahmin ediyordum... Öyle de oldu! 
Bizatihi bu, göz göre göre, kandırmaca, AKP’nin ne olduğunu ve nasıl sıkıştığını ve yalakaların da yalakalığını gösteriyor!
Kılıçdaroğlu’nun belgelere dayanarak konuşacağını, Mir Dengir Fırat’ın ise, lâf ebeliği yapmasını bekliyordum... Öyle de oldu! “Hayali ihracatın” vb. içyüzünü bilen, maliye uzmanı Kılıçdaroğlu soğukkanlı, demagoji ustası Dengir Mir Fırat, belli etmemeye çalışsa da, sıkıntılıydı ve belgeler karşısında ter döktü!
Usta bir psikolog, Fırat’ın ekranlara yansıyan yüz ifadelerini ve hareketlerini analiz eder! Kemal Kılıçdaroğlu, ne dediğini biliyordu. Dosyalarına hâkimdi. Fırat bocaladı, ter döktü, ama yiğitliği de elden bırakmadı... Bu futbol maçı değildi; kim kaç gol attı, kim kaç gol yedi. Tespit etmek mümkün değil, bu, izleyenlerin yorumlarına tabi. Ama görülüyor ki halkın çoğunun kararı Fırat’ın, dolayısıyla AKP’nin hükmen, sayı hesabıyla yenik olduğu merkezinde!..
“Deniz Feneri” konusunda da keşke böyle bir “münazara” yapılsa... Asıl Erdoğan ve Baykal arasında böyle açık bir tartışma yapılsa... Ancak ne Erdoğan’ın, ne de Baykal’ın, dünkü olanlara bakarak böyle bir riski göze alabileceklerini sanmıyorum! Hem, bu münazaralar yapılsa, Sayın Erdoğan “moderator” Uğur Dündar’ın uyarılarına rağmen öfkesine, Fırat kadar hakim olabilir mi?
Son tahlilde, bu  “münazara”  bir bakıma ekseni etrafında dönen, “Deniz Feneri”ni de “aydınlatmaya” ışık tutacak!

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları