Dün Feyzullah bugün Fethullah!

A+A-
Özcan YENİÇERİ

Padişah II. Mustafa, Seyyid Feyzullah Efendi'yi, tahta geçer geçmez şeyhülislam tayin eder. Padişah, hocası Feyzullah Efendi'ye çok güvenir ve itibar eder.

Feyzullah devlet içinde

devlet haline gelir!

 Zaman içinde o kadar güçlenir ki; Feyzullah Efendi'nin rızası olmadan Sadrazamlar en küçük tayini dahi yapamaz hâle gelir. 

Padişahın gücünü arkasına alan Şeyhülislam Feyzullah adeta devlet içinde devlet haline gelir.

Koca imparatorluk Şeyhülislam Feyzullah'ın arpalığı haline gelmiştir.

Feyzullah büyük oğlu Fethullah'a önce nakibüleşraflık ardından da Şeyhülislamlık payesi verdirtmiştir.

İkinci ve üçüncü oğulları Seyyid Mustafa Efendi ile Ahmed Efendi'yi Rumeli Kazaskerliği payelerine kadar yükseltmiş, dördüncü oğlu Seyyid Ahmed Efendi'yi şehzade hocalığı ile birlikte Kazaskerliğe çıkartmıştır.

Dahası damadı Mirzazade Şeyh Mehmet Efendi'yi de İstanbul kadısı ve Anadolu Kazaskerliğine aday kılmış, amcazadesi Seyyid Dede Efendi'yi İstanbul kadısı ve Rumeli Kazaskerliğine yükseltmiştir.

Şeyhülislam'ın çocukları bile Sadrazamı "Vezir bizim kendi çırağımızdır." diyerek aşağılar duruma gelmişlerdir. Feyzullah Efendi böylece Osmanlı Devleti'nin en önemli ikinci adamı hâline gelir. "Beşik uleması" diye bir müessese icat eder ve kendisinden sonra Şeyhülislam'ın oğlu Fethullah olmasına dair izin çıkartır.

Şeyhülislam devlet

işlerine müdahale eder!

Padişah II. Mustafa, devlet işlerini Sadrazam'dan çok Şeyhülislam Feyzullah'a bırakmıştır. Silahdar'ın yazdığına göre; "Padişah hazretleri Şeyhülislam Efendi'yi devletin hayrını düşündüğü zannıyla hükümet ve devletin idaresini ona bırakıp bütün işler onun rey ve tedbiriyle vücuda gelmekte vezirlerin adı var kendileri yok mesabesindeydi."

Daltaban Mustafa Paşa kendisinden önceki sadrazamların durumuna düşmemek için Feyzullah Efendi'nin bürokraside göreve getirdiği kişilerle iyi geçinmeyi kendisine siyaset edinir. Feyzullah Efendi'nin arkasında Padişah, Daltaban Mustafa Paşa'nın ise arkasında halk desteği vardı. 

Feyzullah Efendi, Padişah II. Mustafa'yı ikna ederek 24 Ocak 1703 tarihinde Sadrazam Daltaban Mustafa Paşa'yı azlettirir. Bir süre sonra da Devlet Giray olayı bahane edilerek Sadrazam Daltaban öldürülür.

Daltaban Mustafa'nın yerine Rami Mehmet Efendi sadrazam olarak atanır. Sadrazam ile Şeyhülislam Feyzullah arasındaki iktidar mücadelesi onun döneminde de bütün şiddetiyle devam edecektir.

İktidar gözünü kararttı!

Feyzullah Efendi'nin dünyevi güç ve ikbal gözünü karartmıştır. Kendisine karşı yoğunlaşan toplumsal nefrete aldırmaz. Yönetime tamamen hâkim olabilmek için, Padişah'ın İstanbul'dan Edirne'ye gitmesini sağlar.

Her tarafa sinmiş büyük memnuniyetsizlikler ve huzursuzluklar sonunda isyana dönüşür.

İstanbul'da yeniçeriler ayaklanır, ulema ve İstanbul halkı da ayaklanmaya katılır.

Şeyhülislam Feyzullah Efendi'nin alabildiğine içine daldığı siyaset ve devlet işleri başına bela olmuştur.

İsyan büyüyünce padişah Feyzullah Efendiyi mecburen azletmiş, memleketi olan Erzurum'a sürgün edilmek üzere dört oğlu ile birlikte Varna'ya göndermiştir.

Asiler Varna'ya baskın yaparak Feyzullah Efendi'yi çocuklarıyla birlikte yakalar ve Edirne'ye getirirler. Önce zindana atarlar sonra bir hamal beygirine bindirip Bit Pazarı'na getirirler (3 Eylül 1703). "Din ve devlete hıyanet eden müftünün hâli budur" sözleri ile beygirden yuvarladıktan sonra aşağılık işkenceler yaparak onu ve oğlu Fethullah'ı öldürürler.

Osmanlı İmparatorluğunda 131 şeyhülislam içinde idam edilen üçüncü ve son Şeyhülislam Feyzullah Efendi olur.

Bugünkü Fethullah dünkü Feyzullah'ın ikiz kardeşi gibidir. Her ikisi de dine, devlete ve millete karşı en  büyük ihaneti yapmışlardır. Bugünün Fethullah'ı dünün Feyzullah'ının düştüğü hataya düşmüştür. Feyzullah'ın dünkü akıbetinden ibret alınsaydı bugünkü Fethullah hadisesi yaşanmazdı.

Kişiler, maddi ya da manevi güçlerinin etkisinde kalıp hadlerini aştıklarında yalnız güçlerini değil başlarını da kaybettiklerini tarih bize söylemektedir.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları