Dünyanın başı belada

A+A-
Haydar ÇAKMAK

2001’den bu tarafa dünyada 8416 önemli doğal felaket yaşanmış, 1.18 milyon kişi ölmüş ve zarar görmüş, 1 trilyon 262 milyar dolar para kaybı olmuş. Atmosferin ısınması durdurulmazsa eğer, dünyayı ve insanları daha büyük felaketler beklemektedir. İklim değişikliği artık gözle görülür hale geldi. Bu felaketlerin yerini başkaları alacaktır. Bunlar ciddi manada kuraklık, verimli arazileri kaplayan kum fırtınaları, buzulların erimesiyle denizlerin yükselmesiyle Hollanda başta olmak üzere bir çok ülkenin önemli kesiminin sular altında kalması ve bunun yol açacağı yeni göçler, tarım arazilerinin yok olması, tsunamiler, hortumlar, büyük yangınlar, bazı bölgelerde su baskınları, seller, çamur selleri, bazı bölgelerde kuraklık ve daha onlarca çeşit yeni felaketler. Bunları ve daha fazlasını uzmanlar ve yöneticiler biliyor. Bu felaketleri önlemek mümkün mü? Evet mümkün, ama tedbir almak gerekir. Dünyayı bekleyen bu felaketlere bir çözüm bulmak için 23 Eylül’de New York’ta Birleşmiş Milletler’in organizasyonuyla “Dünya İklim Zirvesi” düzenlendi. Zirveye 194 ülke katıldı, 120 ülkenin devlet ve hükümet başkanı geldi. Ancak dünyayı en fazla kirleten Çin ile üçüncü sırada olan Hindistan, başbakan yardımcıları seviyesinde katıldı. Dünyayı en fazla kirleten ülkeler, kalkınmış Batılı ülkeler ile Çin ve Hindistan gibi büyük ölçekli ülkelerdir. İklim değişikliği felaketi, katılımcı ülkeler tarafından kabul edilmiş ve acil tedbir konusunda anlaşmışlardır. Ancak iklim değişikliği konusu otuz beş yıldır konuşulmaktadır. İlk toplantı 1979’da Cenevre’de, ikincisi Dünya Toprak Zirvesi adı altında 1992’de Rio’da, üçüncü zirve 1997’de Kyoto’da, dördüncü zirve Kopenhag’da ve beşinci zirve 2014’te New York’ta gerçekleşmiştir. Bu büyük ve önemli zirvelerin yanında her yıl önemli toplantılar da yapılmıştır. Bu toplantılar sonunda sorunun tespiti ve vaatlerin dışında bir arpa boyu yol alınamamıştır. Bundan sonraki ilk önemli randevu Aralık 2015’te Paris’te gerçekleşecek. Herkes sözlerini ve hedeflerini Paris için dile getirdi. Özellikle atmosferi en fazla kirleten zengin ülkelerin 2009’da söz verdikleri 100 milyar doların ödenmesi sorunu var. İklim değişikliğinin önlenmesi ve kalkınmakta olan ülkelerin çevreyi ve atmosferi kirletmeden enerji elde etmeleri için yardım yapma sözlerinin yerine getirilmesi önemli bir samimiyet testi olacaktır.

Türkiye adına zirveye katılan Erdoğan, diğer liderler gibi tehlikenin farkında olduğunu ve tedbir alınması gerektiğinin altını çizmiştir. Türkiye atmosferi az kirleten ülkeler arasındadır, ancak enerji açığı ve AKP’nin kolaya kaçarak kömür ve gazdan üretilen enerji merakı, çok kirleten ülkeler arasına katacaktır. Fosillerden (kömür, gaz, petrol vb..) üretilen enerji artık temiz enerji olarak görülmemekte ve doğayı aşırı kirletmektedir. Türkiye yenilenebilir (güneş, rüzgar, jeotermal, dalga vb..) enerji potansiyelini kullanmamaktadır. Örneğin dünyadaki rüzgar enerjisi üretme durumuna bakacak olursak şunu görürüz; Çin, 91 bin megavat, ABD 61 bin, Almanya ise 34 bin megavat rüzgar enerjisi üretmektedir. Türkiye ise sadece 3 bin megavattır. Oysa ki Türkiye’nin rüzgar enerji potansiyeli bunun çok üstündedir. Erdoğan, New York’ta yaptığı konuşmanın samimiyetini ispat için; ithal ettiği doğal gaz ve petrolden elde ettiği pahalı ve çevreyi kirleten enerji değil, bedava esen rüzgardan ve güneşten enerji üretme yatırımını teşvik etmesi gerekir.
2050 yılına kadar atmosferin ısısı 2 derece düşürülmezse dünya yaşanılmaz bir duruma gelecektir. Bugünkü durum devam ederse bırakınız 2 derece düşürmeyi daha da fazlalaşma riski vardır. Bu nedenle ABD ve diğer kalkınmış ülkeler dünya dışında yaşanabilecek gezegenler aramaktalar. Uzay çalışmaları bütçelerini 5 ile 10 kat artırmışlardır. Olan yine yoksula olacaktır. Yani zenginler aya, yoksullar ölüme. Türk basını atladı ama New York iklim zirvesinde en etkili konuşmayı ABD eski Başkan Yardımcısı çevreci Al Gore yapmıştır. Konuşmasını dünyaca ünlü Amerikalı şair Wallace Stevenes’den bir şiirle süsleyerek dünya liderlerini etkilemeye çalışmıştır. Şiir şöyledir. “Son hayırdan sonra, bir evet vardır, işte dünyanın geleceği bu son evet üzerine kurulur.” Çeviri tarafımızdan yapılmıştır. Bir hata olmuşsa şimdiden özür dileriz. Al Gore, dünya liderlerine hep hayır dediniz, şimdi son eveti söyleyin ve dünyanın geleceğini kurtarın demektedir. Biz de İnşallah diyelim. 

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları