Duran ABD karşısında duran AKP

Savaş SÜZAL

Sevgili okurum, sık sık cehaletten söz etmemin canınızı sıktığını biliyorum. Aslında kimse, herkesin bildiği gerçeğin yüzüne söylenmesinden hoşlanmaz. Ama balık hafızası olan kamuoyumuza, her dakika ne halde olduğunu, ne kazık yediğini hatırlatmak şart.
Geçenlerde Taksim Gezi ve protesto olaylarını düşündüm. Acaba, yer Türkiye olmasa da İngiltere Fransa veya bir başka Batı ülkesi olsa, olaylar nasıl olurdu diye. Belki yazdıklarımı okuyunca, abartılı bulacak ve onlar da böyle yapmadılar diyeceksiniz ama ben şimdi anlatacağım bu tür olaylar ve girişimlerin binlercesine tanık oldum.
Bir kere akıllı ve halkı tarafından sevildiğine inanan bir Batılı politikacı, öncelikle Taksim’deki Gezi Parkı’nda, protesto yapanların arasına giderdi. Bu gidiş, hem uzaklardaki miting köşelerinden atılan palavralar ve dayılanmalardan daha güçlü, hem de kendinden ne kadar emin olduğunu ortaya koyardı. Ayrıca oradaki protestocular arasına karışan ve kendi partisini terk eden grupların kafalarında da soru işareti yaratırdı. Polisiye tedbirler almak hakkınız, ama unutmayın çözüm sunmadığınız bir olayın üzerine sıkacağınız su, petrole su sıkma gibi olayları alevlendirmekten başka bir işe yaranmaz. Nitekim de öyle oldu.
Siz bir çözüm üretmediniz, aksine gösteri yapanların üzerine daha şiddetle saldırdınız. Sonuç, deliği nereden tıkarsanız başka yerden patlak veren basınca dayanıklılığının bir sınırı olan kap misali, her taraftan patladı akmaya başladı. Giderek de taraftarlarınızın desteklediği olaylara dönüştü. Şimdi aklınıza cehaletle ne ilgisi var gibi bir soru gelebilir. Alaka şurada, uygar toplumlar konuşarak, uzlaşır. İlk Amerika’ya gittiğimde bir konu üzerinde düzenlenen sayısız panellerden tez canlı bir Türk olarak canım sıkılırdı. Bu panellerin bir tür karşı tarafı dinleme ve uzlaşma zemini olduğunu anlamak zaman aldı.
Cahil toplumlar ise tepişe tepişe erir. Bağırmak tehdit etmek karşınızdakini daha biler. Unutmayın Hintli lider Gandi pasif direnişle koca İngiliz İmparatorluğunu Hindistan’dan kovmuştu. Bakın bugünkü İslam âlemine. Cehaletle uygarlık arasındaki farkı görün.
Gelelim güncel konulara. Erdoğan’ın aklına geldikçe meydanlarda azarlayıp el altından uzlaştığı ABD Büyükelçisi Ricciardone, hem polis açıklamaları hem de Gazze ziyareti öncesinde Erdoğan’ı ziyaret etti. Bu ziyaret Taksim Gezi olayları ve Washington’un AKP iktidarını insan hakları alanında sık sık eleştirdiği bir döneme denk geldi. Ben görüşme sonrası dışarı çıkan Ricciardone’nin kalkıp da alenen çalışmak zorunda olduğu bir hükümeti tamamen ilişkileri koparmak anlamına gelen bir şekilde eleştirmesini beklemiyordum. O da doğrusunu yaptı. Eleştirmedi.
Ama bazı temasları doğru tanımlamak gerekir. Şimdi Erdoğan’ın Washington tarafından eleştirilen aşırı polis gücü konusunda tam da bu güce yeni yetkiler vereceğini açıklaması ardından Amerikan büyükelçisinin ziyareti bir anlam taşıyor mu buyurun siz karar verin. Her halde kendisine yeterli uyarılar yapılmıştır, diktatörlük yolunun dikenli olduğu gibi. Bu görüşmenin ayrıntıları WikiLeaks değilse bile, yakında Washington Post veya New York Times gazetelerinde yayınlanır.
Ricciardone’nin ikinci önemli konusu Erdoğan’ın yapacağı Gazze ziyareti konusu. Bu konu üzerinde Obama bile kendisine Beyaz Saray’da uyarı yapmış, yalnız Gazze ve Hamas değil aynı zamanda Filistin Kurtuluş Örgütü ile de görüşme önerisi yapılmıştı. Artık anladığımız ve duyduğumuz kadarı ile Washington, Erdoğan’ın ne kadar barışçı ve demokrat olduğunu biraz geç de olsa öğrenmiş oldu. Belki de kendisine Batı dünyasının konuyla ilgili kuşkularını dile getirdi. Arap dünyası artık padişahımız efendimize saygısını kaybetti.
Yeni bir protesto olan “Duran Adam” olayları ile Türkiye ve özellikle de Türk gençliği dünyada kendine özel bir yer yaptı. Her ne kadar “Duran Adam”ın karşısına AKP, kendi adamlarını çıkarsa da onlar yarım saatten fazla ayakta kalamadı. Yakın bir tarihte bu protestoların nereye kadar etkili olacağını göreceğiz. Taksim Meydanı’nda militanları yarım saat duramayan AKP’nin ABD önünde ne kadar duracağını göreceğiz.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş