Durdurun dünyayı inecek var!..

A+A-
Altemur KILIÇ

Cocukluğumuzda akide şekerleri, vapurlarda kağıt kuşaklar içinde satılan, nane ve limon şekerleri vardı. Gene çocukluğumuzda gazozla tanışmıştık. Önceleri gazozların kapaklarında bilyalar vardı. Bilya içeri doğru itilince şişenin ağzı açılırdı. Bu bilyalarla oyun oynardık.
Daha sonraları özel ambalajlar içinde satılan, içlerinde artist, futbolcu resimleri bulunan piyangolu çikolatalar piyasaya çıktı.
O zamanlar hayatlarımız da, oyunlarımız da çok basitti. Saklanbaç, hırsız-polislikten sonra, kovboyculuk, gangsterlik moda olmuştu.
Sonra kapaklı gazozlar, güzel yaldızlı ambalajıyla çikolatalar, nane pastilleri ve de ikramiyeli Yeni Hayat karamelaları çıktı...

***

Ve teknoloji, elektrik günlük hayatın içine girdikten sonra her şey hızla değişmeye başladı.
İlkel, manyetolu telefonlardan ve telsizden, cep telefonlu günlere geldik. Araç telefonları çoktan unutuldu, demode oldu. İnternet ve e-posta hayatımızın bir parçası...
Kısacası, oldukça basit bir hayattan, teknolojiyle komplike, lüks bir hayatın içine girdik.
Eski hayatımızda ev aletleri de basitti... Süpürgeler, faraşlar, tel dolaplar, içine buz kalıpları konan damacanalar... Derken, önce “gırgır” , hemen ardından “hem süpürür, hem döver” Hoover elektrikli süpürgeleri çıktı. Evleri süslemeye başlayan telefonlar, dantelli örtülerle korunur oldu. Ve hantal görünüşlü ilk buzdolapları...
Usturaların yerini Gilette, yani jilet almıştı. Elektrik süpürgesi denince akla Hoover, buzdolabı deyince de Frigidaire gelirdi...
Bilir misiniz, teldolaplarında olduğu gibi, buzdolaplarında da raflara gazete kağıdı sermek alışkanlığı bir süre devam
etti.
Ve, kömür ya da odun üzerinde yemek pişirmekten, havagazına geçiş... Bu değişim önce büyük şehirlerde başladı ve sanırım doğalgaza kadar da devam etti.
Isınmada da odun ve kömür sobalarının yerini zamanla çini sobalar almaya başladı. Sonra elektrik sobaları devri başladı ve devam da ediyor.
Evlerdeki tuvalet, banyo, hamamlar da değişimden payını aldı. Eski evlerimizin yatak odalarında, içerisi çinko ile kaplı yıkanma yerleri vardı. Dıştan bakınca bir dolabı andırırlardı. Bu uygulama zamanımızda bazı modern bina ve sitelerde de görülüyor. Unutmayalım ki, Avrupalı yıkanmayı ve temizliği bizden öğrendi...
Her yeni icat, buluş hayatımızı elbette kolaylaştırdı ama komplike de etti. Yeni araç-gereçlerin kullanımı ve bakımı ayrı bir bilgi ve maharet istiyor.
Çocukluk yaşlarımızda büyüklerimiz radyoyu kullanmakta zorlanınca hayret ederdik. Şimdi ben internette zorlanınca torunum Ayşe’yi çağırıyorum. Problemimi hemen hallediyor, sonra yüzüme tatlı tatlı bakıp, “Aman dedeciğim, bunda ne vardı” deyiveriyor!.. Problem, internetin bir kablosunun çıkmış olmasıymış...
Gerçek şu ki, teknoloji hayatımızı elbette kolaylaştırıyor ama, Ayşem olmasa ben bu yazıyı bile rahatlıkla yazamayacağım...
İnternete kadar tamam. İyi kötü anladım, kullanıyorum...
Ama İPad falan var ya... Bunları anlamak ta, kullanmak ta istemiyorum. Zira; durdurun dünyayı inecek var!..

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları