Duyum duyum üstüne...

Ahmet TAKAN

Hafta sonu neşeli yazılarla sizlerle buluşmak istiyorum ama olmuyor. Malum, gündem yakamızı bırakmıyor..
MİT Müsteşarı ile ilgili enteresan bilgilere geçmeden önce iktidar kulislerinden kulağımıza gelen fısıltıları paylaşayım.
Önce Çankaya Köşkü’nden...
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, tören ve bayram kutlamalarının yeniden düzenlenmesi için çalışma başlatmıştı. Çalışma illerimizin kurtuluş günü törenlerini de kapsıyor. Bilgilerine çok güvendiğim bir dostum, “Kurtuluş günlerinin törenleri kaldırılacak” dedi.
Şaşırmadım.
Zira, bu bir AB dayatması.
Şaşırdığım noktaya gelince;
Siyasi kaynak, “Dikkat et. BDP’nin istediğini alamadığı illerin başında Gaziantep, Şanlıurfa, Kahramanmaraş geliyor. Bu kentlerin önündeki unvanlar birer millî sembolümüz. Senede bir defa yapılan kurtuluş günü törenleri bile bunları rahatsız ediyor. Esas düzenleme buralara yönelik olacak” dedi.
Başbakanlık merkez binaya geçelim:
Tayyip Erdoğan’ın ne kadar sıkıntılı olduğunu bilmek için kâhin olmaya gerek yok.
Kendisine çok yakın bir bakan, kendilerini destekleyen topluluk açısından gelinen son krizi şöyle izah ediyor:
“Adamlara elimizi, verdik, kolumuzu istediler. Kolumuzu da verdik şimdi gövdemizi istiyorlar...”
Aynı Bakan, Mecliste yaşanan iç tüzük geriliminde Başbakan’ın AKP’nin düştüğü pozisyondan da sıkıntılı olduğunu aktardı:
“Tayyip Bey, grup başkanvekillerine çok kızdı. Grup başkanvekillerimizin inisiyatif alamadığına çok sinirlendi. Süreci başarısızca yönettiler.”
Gelelim Hakan Fidan krizine..
Duyum üstüne duyumları gazetelerde okudukça, “Benim başım kel mi?” dedim, kendi kendime.
Ben de kendi duyumlarımı sıralayayım. Siz beğendiğinizi alın..
-İfade krizinin patlama noktası; birileri, “Özel yetkili savcının önüne MİT ile terör örgütü arasında imzalanan Oslo protokolünü koymuş. Belgede, Hakan Fidan da dahil diğer devlet yetkililerinin imzaları var”mış. “MİT, örgüt yöneticileri ile görüşebilir ama hiçbir devlet yetkilisi terör örgütü ile resmi mutabakat yapıp bunun altına imza atamaz. Bu resmi suçtur” deniyor. Özel yetkili savcının belgeyi görünce yapacak bir şeyi kalmamış.
- 20 Eylül 2011 tarihinde Ankara Kumrular Sokağı’ndaki büyük patlama. İddiaya göre, patlamadan yaklaşık yarım saat önce Kumrular Sokağı’ndaki bir simit kafede oturan iki emekli istihbaratçıdan biri diğerine “Hayatımda bu kadar istihbaratçıyı bir arada görmedim. Hayırdır Başbakan falan mı geçecek buradan!..” demiş.. Yani o bölgede o saatlerde çok sayıda istihbaratçı olduğu iddiası var. Bu iki emekli istihbaratçı o kafeden ayrıldıktan yarım saat sonra patlama gerçekleşmiş.
-Uludere olayının hemen ardından, o bölgede PKK’nın içinde Bahoz Erdal kod adlı Fehman Hüseyin’in de bulunduğu önemli bir terörist grubun olduğu, içeriden MİT’e bilgi ulaştığı, MİT’in de bu istihbaratı askere geçtiği iddia edilmişti. Denilen o ki; “MİT, aldığı bu bilgiyi Genelkurmay’a ilettikten sonra paylaşma bilgisini PKK içindeki muhbirine de gönderdi. Terör örgütü elebaşları da bu bilgi çerçevesinde kaçakçıları o bölgeye yönlendirdi.”
Hani derler ya;
“Bir deli kuyuya taş atmış...” diye..

***


Bu arada ıskalamamamız gereken bir durum daha var. Krizde hep Hakan Fidan ön planda.
Unutmayın hakkında yakalama kararı çıkarılan eski MİT Müsteşarı Emre Taner, AKP politikaları çerçevesinde Barzani ile direkt muhatap olan ve sözde Kürdistan’ın kurulmasında ve iktidarın “Kürt açılımı”nda önemli bir isimdi. Türk Devletinin kırmızı çizgilerinin birer birer yok edildiği dönemin başlangıcında Emre Taner’in nasıl bir rol üstlendiğini açık kaynakları tekrar karıştırarak rahatça bulabilirsiniz.


Devlet duruşu

İçeride ve dışarıda oldukça karmaşık bir gündem ile karşı karşıyayız. Gerçeklere dokunup bunları size aynen aktarmak bizim esas görevimiz.
“Türk Silahlı Kuvvetleri, dış güçlerin baskısı ile Suriye’ye müdahale eder mi?”
Cevabını aradığımız en önemli sorulardan biri.
Gazetecilik gereği her yeri didik didik ediyoruz. Soruyu yönelttiğim komutan dostum, Genelkurmay Başkanlığının internet sitesini adres gösterdi:
Adresten aynen alıntı:
“Türk Silahlı Kuvvetlerinde Eğitim Görmüş Ve Halen Eğitim ve Öğretimleri Devam Eden Misafir Askeri Personel Bilgileri (Başlık):
Dost ve müttefik 15 ülkede (Afganistan, Arnavutluk, Bangladeş, Bosna Hersek, Gürcistan, Kazakistan, Kırgızistan, Makedonya, Moğolistan, Romanya, Tunus, Türkmenistan, Ukrayna, Ürdün ve Suriye), 19 Türkçe dershanesi kurulmuş, bugüne kadar 3.677 personelin Türkçe kursu görmesi sağlanmıştır.”
Komutan, “dost ve müttefik” in “ve Suriye’nin” altını çizdi, “Bu ibare burada durdukça anlayan anlıyor” dedi. Komutan’ı yakalamışken Genelkurmay Başkanı Necdet Özel’in 6-9 Şubat tarihlerinde ilk yurtdışı gezisi olarak Azerbaycan’a gitmesinin ne manaya geldiğini de sorduk. Komutan yine Genelkurmay’ın sitesini adres gösterdi.
Tarihi: 30 Ocak 2012, Pazartesi
“Jandarma Genel Komutanlığının İcra Ettiği ve Planladığı Önemli Faaliyetler.(Başlık)
Madde 9-  Türkiye, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan ve Moğolistan arasında, Avrasya Askerî Statülü Kolluk Kuvvetleri Teşkilâtı kurulmasına yönelik çalışmalar devam etmektedir. Bu kapsamda, 08 Haziran 2011 tarihinde, Ankara’da ilgili kolluk teşkilatlarının komutanları arasında, Niyet Beyanı imzalanmıştır. Zirve Toplantısı ve İmza Töreni’nin Haziran 2012 ayında Azerbaycan’da yapılması plânlanmıştır.”
Komutanın yorumu: “Siyasilerin dediğine bakın da devletin neler yaptığını daha iyi anlayın.”
Komutan bu belgedeki şu maddelerin de altını çizdi:
“Madde 6- Adalet Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığı arasında imzalanan ” Bilgi Paylaşımı ve Kullanımına İlişkin Esaslar “a yönelik yapılan protokolle, suç ve suçlularla daha etkin mücadele etmek amacıyla, Jandarma birliklerine cep telefonu ile Ulusal Yargı Ağı Projesi (UYAP) üzerinden sorgulama imkânı kazandırılmıştır. Bu kapsamda, özel donanımlı cep telefonları tedarik edilerek karakol seviyesine kadar dağıtılmış, adlî birimlerce verilen yakalama kararları anlık olarak sorgulanmaya başlanmıştır.
Komutan yorumu: ”Yargı ağına girmek çok önemliydi. “
“Madde 7-  156 Jandarma İmdat hattını arayarak Jandarma birimlerinden yardım isteyen vatandaşlara en kısa sürede ulaşılabilmesi amacıyla, mobil telefonlar için arayan abonenin konumu, sabit aboneler için ise adres bilgilerinin ilgili servis sağlayıcılarından alınarak harita üzerinde gösterilebilmesi yeteneğinin birliklere kazandırılması maksadıyla, Âcil Çağrı Konum Belirleme Yazılımı İl Jandarma Komutanlıklarında kullanılmaya başlanmıştır.
Komutanın yorumu: “Emniyet bu işlere nedense çok bozuluyor.”
“Madde 8- Jandarma Genel Komutanlığı bünyesinde Jandarma Kara Havacılık sınıfının teşkil edilmesi kapsamında, ilk defa 2012 yılında, Jandarma Kara Havacılık Sınıfına mensup subaylar Kara Harp Okulundan mezun olacaktır.”
Komutanın yorumu: “Artık Jandarmanın da pilotları olacak.”
Dahası var ama yazı çok uzadı...

Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş