Ebem tükürdü misali

Ergun KAFTANCI

KÖTÜ bir yazarım...

   Samimi itirafım budur!

   Güncel konuları ele alırken "Benzerlerini yaşadık mı yaşamadık mı" diye düşünmüyorum.

   Düşünmeyince de araştırmıyorum...

   Dolayısıyla ha benim yazım, ha sade suya tirit...

   ........................

   Binaların temeli vardır; temelsiz olanlara zaten bina denmez, baraka denir; yazı da öyle değil mi?

   Köşe yazısıyla makale türü yazıyı birbirinden ayırmak lâzım...

   Biri baraka, diğeri bina...

   İnsan ya benim gibi kendini köşe yazarı zannedip kötü yazar kategorisine girer, ya da komşum kalemler gibi ciddi yazarlık kategorisine...

   Neyle teselli buluyorum biliyor musunuz...

   Her yiğidin bir yoğurt yiyişi vardır atasözüyle...

   Tarz, stil ya da üslûp denilen kalem gezdirme özelliği, kişiden kişiye değiştiğine göre "Benimki de bu" diyerek okura sığınıyorum...

   Onun hoşgörüsü engin bir deniz gibidir, sınırsız, dolayısıyla bitmez.

   Bilmem anlatabildim mi...

   .........................

   Papa Francis'in -Fransisko ya da Françesko diyenler de var- Ermenistan'ı ziyareti Hıristiyanlar tarafından ilgiyle izlendi...

   Susar, 1915'e atıfta bulunarak soykırımı demez diye düşündüğümüz sırada "Ebem tükürdü" misali lâfı salladı ve 1915'de yaşanan mukateleyi tarihte görülen "Çarpık ırksal, dini ve ideolojik gerekçelerle yapılan" soykırımı sırasına soktu...

   ..........................

   Utanmaz Papa...

   30 dakika sonra ineceği Erivan'a varmadan, yani havadayken de o utanmaz yüzüyle Cumhurbaşkanı  Erdoğan'a iyi dilek mesajı gönderdi... 

   .........................

   Arlanmaz Papa...

    Çok değil daha geçen yıl bir âyinde "Son yüzyılın ilk soykırımı Ermenilere yapılandır" demiş, büyük tepki almıştı...

   Bunun üzerine Vatikan Büyükelçimizi geri çekmiş, Papa ülkesiyle ilişkimizi kesmiştik...

   ........................

   Küstah Papa...

   Üçbuçuk Ermeni sevinsin diye tarihi olayı, yaşandığından çok öteye taşıyarak gerçeği tahrif etmekten de sıkılmadı...

   Ne olacak, haçlı kafasına sahip Papa...

   .........................

   Bakalım herif, yakın tarihte yaşanan ve failleri Almanya, Fransa, Rusya, Amerika Birleşik Devletleri ve Çin olan ülkelerin yaptığı soykırımlarına değinecek mi...

   Utanmazlığa son noktayı koyacak mı?

   .........................

   İçimden bu Papa'nın ağzına tükürmek geliyor...

   Duyamadım, az mı dediniz...

 

*

 

DERİNLEŞEN ENDİŞELER

   İNGİLTERE dünyayı allak bullak etti...

   Halk, referandum sonucu AB'den çıkalım dedi, çıktılar...

   En büyük şaşkınlık AB ülkelerinde...

   Birliğin etkili ülkelerinden Almanya ve Fransa, AB'nin yıkılıp gitmemesi için değişik önlemleri görüşmeye başladı...

     İngiltere'nin ayrılmasıyla birliğin yıkılması elbet de söz konusu değil. Ama referandumda alınan sonuç, üye ülkelerde yapılan iyi niyetli yorumlara rağmen, sarsıntılara ve derin bir düşünce depremine neden oluyor.

   .................................

   Her ülkede ilk soru şu:

   -Bundan sonra ne olur, biz ne yapabiliriz...

     Ekonomiler etkilenir mi, İngiliz ekonomisinde kırılmalar, mesela resesyon meydana gelir mi; kırılmalar başlarsa bundan Avrupa nasıl etkilenir...

   İleriye taşınabilir fakat bastırılması gereken endişeler bunlar...

   Gözlemciler, "Çıkalım" kararından sonra gündeme, siyasal amaçlı başka referandumların gelebileceğini de söylüyorlar.

   Biri, İskoçya'nın Birleşik Krallık yapısından ayrılması ve bağımsızlık elde etmesi için yapılabilir...

   ..........................

   Biz İngiltere'nin ayrılmasından etkilenir miyiz...

   Etkilenebiliriz; bizim için Ankara Anlaşması'nın akıbeti önemli.

   İnsanlarımızın Katma Protokol hükümleri kapsamında İngiltere'ye gidip iş yapması, mesleğini sürdürmesi tehlikeye giriyor...

   Bu tehlikenin yanı sıra ekonomik ilişkilerde de uzun süre bir duraklama gündeme gelebilir...

   ........................

    Üzerinde güneş batmayan imparatorluk diye anılan Birleşik Krallığın referandum sonucu geldiği son nokta, kabuğuna çeklip ufalma sürecini yaşamak!

   Bu süreci dikkatle gözlemlemek gerekiyor!

 

*

 

TRT VE ELEŞTİRİ

     AKP'ye özgü bir anlayış, TRT'ye da bulaştı...

    Bu devlet kurumu da AKP'liler gibi, eleştiriye tahammül gösteremiyor.  

    Serdar Tuncer'in sunduğu "Ramazan sevinci" programında iki olay yaşandı. İkisinin de öznesi bilim adamı...

    Biri "Namaz kılmayan hayvandır" dedi, diğeri de Fatih Terim'i eleştirdi ve prim saptaması konusunda yaşanan kargaşaya daldı, futbolcuların para için değil millet için oynamalarını istedi...

    ..........................

    Her ikisi de sadece kendilerini bağlayan ifadelerden dolayı ekrana çıkma yasağına takılınca TRT'ye veryansın ettiler...

    TRT de bu eleştirileri, ileri gitme yani haddini hududunu bilmemek diye yorumladı.

    Oysa aynı ekrandan siyasetçiler, nice söylenmeyecek sözleri söyler ve cümleleri kurarken bu güzide (!) kurumun kılı bile kıpırdamıyordu...

    Benzerliğe bakın; AKP de eleştirilere böyle dışlayıcı tavırlarla karşılık vermiyor mu; hatta yargıya kadar gitmiyor mu!

    Devlet kurumlarının siyasal iradenin güdümüne ne boyutta girdiğini gösteren en iyi örnek TRT'de egemen hale gelen bu anlayıştır...

  

*

 

ONDAN BUNDAN

    YAZI için oturduğum sırada iskemle altımdan kayacak gibi oldu. "Hayırdır" dedim; o anda eşim seslendi, "Depremi hissettin mi" dedi. Paniklemesin diye hissetmediğimi söyledim, "Amma da hissiz adamsın" diye çıkıştı. Sallantıyı hissedip hissetmemekle duygulu insan olmak arasındaki bağı çıkaramadım... Depremin etkisine bakın; ortalığı sallamakla kalmıyor, eşlerin arasına giriyor, ahengi bile bozuyor...

     *

     HASTALANAN imam tedavi altına alınmış. Muayene sırasında makatından kocaman bir salatalık çıkarılmış... Haber diye veriyor gazeteler. Bir köpek bir insanı ısırırsa haber değil, bir insan bir köpeği ısırırsa haber diyen gazeteci arkadaşlar, hıyara gelinceye kadar patlıcanın ve daha başka şeylerin de yapıları dışında kullanılmalarını sorgulamalıydı...

 

*

 

BİR SÖZ

    İNSANLARA iyi davranırsan kendine iyilik yapmış olursun.

 

 

  • Yorumlar 1
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Günün Karikatürü
    Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş