Edep yahuu!

Altemur KILIÇ

Sarkıcı Kayahan’ın bir TV sohbetinin sonunu yakaladım...
 “Anadolu Çocuğu” değerli sanatçı, “Yılandan korkmam, yalandan korktuğum kadar” diyordu... Şu sıralara ne kadar denk düşüyor..
Fakat Kayahan’ın başka söyledikleri de vardı, “Terbiyenin, edebin yozlaşmasından” ve “Bir bahar akşamı rastladım size” gibi romantik şarkılardan sonra, bu günlerin popüler “Yakalarsam...” şarkısına gelmemizden şikâyet ediyordu.
Gerçekten de hazin bir geriye doğru “tekâmül” bu!.. Sadece müzikte, sanatta değil toplumda, yaşamda bir yozlaşma var...
Kesinlikle “tekâmül, ilerleme, güzelleşme” değil. “Geriye gidiş” de değil. Terbiye, edep benim çocukluğumda, toplumda, dünyada ve ülkede hiç bugünkü gibi değildi. Hiç bu kadar bozulmamıştı; taşrada, köylerde, kasabalarda ve büyük kentlerde!.. Her yörenin ahlâk ve terbiye kuralları vardı.
Ancak yozlaşma -açıkçası her alanda ve her konuda- “edepsizlik” bize özgü değil. Evrensel uygarlık ilerledikçe, ahlâk ve terbiye de bozuluyor.

***

Kendi hayatımdan örnekler vereyim... İstanbul’da, Ankara’da okula düzenli giyinip giderdik... İstanbul’da Beyoğlu’na kravatsız, kasketsiz çıkmak söz konusu değildi... Birisi görür ailemize söyler, okula bildirir diye korkardık.
Babamıza, anamıza büyüklerimiz “siz” diye hitap eder; “otur” demeden oturmaz, “kalk” demeden kalkamazdık...
Üniversiteye başladıktan sonra bile muayyen bir saatten sonra eve dönmek yasaktı. Büyüklerin, baba ve anamızın önünde ayak ayak üstüne atamazdık... Sigara içmek, hele önlerinde içmek söz konusu bile değildi. Ben on yedi yaşlarımda iken babam cebimde pipo ve tütün buldu... Çay partisine giderken gösteriş olsun diye almıştım. Babamın elinden yediğim nadir tokatlardan birini yedim... Bugüne kadar sigara da, pipo da içmedim...
Sağlık Bakanlığı TV’lerde sağlık ve özellikle sigara konusunda çok anlamlı bir kampanya sürdürüyor. Ama bana kalırsa insanları sigara içmemeye teşvik edecek yöntem “Baba tokadı” ... En azından anaların babaların, çocuklarının bu alışkanlığına başından engel olmaları! Göz yummamaları. Bu bir sağlık meselesi olduğu kadar “terbiye” meselesi olarak da telakki edilmelidir!..
Fakat şimdilerde böyle mi?.. Gençler, babalarının, analarının önünde, fosur fosur sigara içiyorlar. Hatta, gözümle gördüm, bir baba genç kızının sigarasını yakıyordu!..

***

Okul öğrencilerinin kıyafetleri bir başka âlem. Etekleri dışarı çıkmış gömlekler, yarı bağlanmış kravatlar, kısa etekler... Sokaklarda böyle dolaşıyorlar... Konuşmaları da “yav” , “be” gibi kelimelerle dolu...
Kamu araçlarında büyüklere, sakatlara yer vermek neredeyse unutuldu... Kapılarda yol vermek, kapıyı yaşlılar geçsin diye tutmak hak getire!
Umumi ahlakın başka alanda yozlaşmasına girmeyeceğim. Ancak bu genel yozlaşma, “edep” bunalımının sebebi ve kökleri ne? Hep pejmürdelik modası... Müzikte eski romantik havanın, güzel nağmelerin yerini alan “gürültü” ; danslarda sıtma tutmuş gibi sallanmak... Ne güzeldi bizim zamanımızdaki romantik nağmeler, şarkılar, tangolar, valsler, “slowlar”, hatta rumba ve sambalar!

***

Bence yozlaşmanın kökenleri TV’lerde, sinema filmlerinde, dizilerde... Gençler konuşma tarzlarını oralardan alıyorlar... Onlara özeniyorlar.
Ama maalesef dönüşü yok bu gidişin. Hatta daha kötüleri; edep, ahlak, terbiye yozlaşması var ileride!..
Bu satırları “Okmeydanı’nda buhurdan” gibi rüzgarlara karşı boşuna yazdığımı da biliyorum. Benimkisi biraz ukalalık, biraz da kaybolan zamanları beyhude aramak; “nostalji” !..
Çocukluğumuzda, gençliğimizde sıkı aile ve toplum kurallarından sıkılır, şikayet ederdik. Şimdi ise o kuralları arıyor ve özlemini duyuyoruz.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş