Edepsizlik tavan yaptı

Ergun KAFTANCI

     30 AĞUSTOS, bir zaferin yıldönümüdür...

     Yurdumuzu işgal ederek ele geçirmeye kalkan düşmanın 1922'de tamamen yok edildiği gündür...

      Önemlidir, çünkü milletimizin ve ordularımızın zafer kazandığını yedi düvele duyurduğumuz gündür.

      Rahmetli Nizamettin Nazif 30 Ağustos için "Sadece Yunan'a ve işgalci olmaya kalkan devletlere değil, emperyalist ülkelerin tamamına vurulan son tokattır" der...

      ...........................

      HaberTürk televizyonunda 30 Ağustos dolayısıyla yapılan açık oturuma katılanlardan biri de emekli Tümamiral Semih Çetin idi...

      Konuşmacıların Atatürk'ü eleştirmeye ve tartışmaya kalkmasını iğrenç buldu ve "Türkiye Cumhuriyeti gibi bir devleti çıkarmış, kurmuş, silah arkadaşlarıyla Türk Milleti'ni arkasına almış Mustafa Kemal Atatürk'ü 30 Ağustos gecesi tartışmaya açmak, onu bir takım vasıflarıyla eleştirmek benim şahsen kaldırabileceğim bir şey değil" diyerek oturumu terk etti...

      Atatürk karşıtlığını 30 Ağustos Zaferi'ni de fırsat bilerek ortaya serenler, Semih Paşa'nın bu çıkışı karşısında galiba hicap duydular ki kafalarını öne eğmek zorunda kaldılar...

      ............................

      Cumhuriyetimizin kurucusu, milletimizi emperyalist dünyanın kölesi olmaktan kurtarmış Ulu Önder Atatürk karşıtlığı, ne acı ki bu iktidarla yüksek dozda ortaya çıktı, hâlâ da dozu artırılarak sürdürülüyor...

      Evet, karşıtlık maalesef bu iktidar tarafından büyütüldü...

      Bugün AKP halkın nazarında, millet vicdanını kanatan bir siyasal yapıdır, tarihe bu yanıyla da geçecek, gelecek kuşaklar tarafından asla bağışlanmayacaktır...

      Hatırlatırım; milletimizin değerleriyle oynamanın sonucuna katlanmaya da hazır olmak lâzım...

      AKP hazır mı!

Aklım ermedi

-------------------------

     FETÖ'nün, eli uzun bir çete olduğu bir kez daha ortaya çıktı...

     Çetenin uzanmadığı yer yok; himmet-zimmet kervanına taa İsviçre'deki bir Arjantinli sermaye grubunu bile katmışlar...

     Olay şu...

     Fenerbahçe takımı maç için Zürih'e gittiğinde bir otele yerleşmek üzereyken Dışişlerimiz tarafından uyarılmış, uyarı da şöyle:

     -Bu otel FETÖ'ye himmette bulunan Arjantinli bir gruba ait, orada kalmayın...

     Bunun üzerine rezervasyon iptal bedeli olarak 25 bin Euro ödeyen yöneticiler takımı 50 bin Euro'yu gözden çıkararak başka otele yerleştirmiş...

     Arjantinlinin, iblisle bağı ne olabilir diye düşündüm...

     Din desem değil...

     Asker arkadaşlığı desem değil...

     Okul arkadaşlığı desem, iblis okumamış ki cahil, o da değil...

     Mahalle arkadaşlığı hiç olmaz...

     Neden himmette bulunmuş, aklım ermedi!

Kimler çıkıyor kimler

-------------------------------

     MERHUM Muhsin Yazıcıoğlu'nun doktor bacanağı FETÖ üyeliğinden gözaltına alındı, daha sonra tutuklandı.

     AKP'li dört belediye başkanı FETÖ'ye himmette bulundu diye partiden atıldı. Bugün yarın dördü de gözaltına alınır, haklarında yargı ne karar verir bilemiyorum...

     Nasıl büyük bir ihanete uğramışız Yarabbi...

     Orgeneraller hain, Tuğgeneraller hain...

     Pilotlar hain...

     Yaverler hain...

     Korumalar hain...

     Özel kalemler hain...

     Yargı mensupları hain...

     Polisler hain...

     İş adamları hain...

     Futbolcular hain...

     Bilim adamları hain...

     Toplumun değişik kesimlerinden gelip devlette görev alanlar, ya da yurttaş olarak iblisle etrafındaki hainler ordusuna himmette bulunanlar bu devlete ihanet etmenin cezasını topluca çekecekler...

      Kimin söylediğini hatırlayamadım. "Anadolu, kahramanlar kadar hain de çıkarıyor" lâfı maalesef doğru gibi...

    Bip'li evlenme programları

--------------------------------------

     TELEVİZYONLARDA yeni yayın dönemi başladı...

     Evlendirme programları kanalların yine zamanı öldüren dolgu malzemesi olacak...

     Geçen dönemde öyle değil miydi...

     .............................

     Her kanalda format aynı; fakat en pespaye olanı hepsinden önce yayına başladı...

     İnsan malzemesi de geçen dönemdeki tiplerden oluştu...

     Kültür düzeyi düşük, karakteri bozuk, görgüsüz, konuşma özürlü, kelime dağarcığı fakir, yalan söyleyen, beşeri değerlerden yoksun bazı tipler bu programlara katılarak evlenmek istiyor...

     Ama nedense aradıkları eşi bulamıyorlar...

     Dört kez evlenip boşanmışlar bile eş arıyor...

     ...........................

     Dikkat ettim, program yapımcıları izlenme oranı yüksek olsun diye seyircinin duygularını sömüren senaryolar hazırlıyor. Bilmem kaç yıl babasını görmemiş evlâtlar, ya da çocuğunu arayan babalar, evlâdı tarafından terk edilen analar, birbirinden haberi olmayan baba bir ana ayrı kardeşler...

     Hepsi ekranın malzemesi...

     ............................

     Programlar da sözde evlendirme üzerine...

     Soytarılar bile bu programlara katılıyor...

     Bed sesleriyle ya şarkı söylüyorlar, ya da "Ben yazdım" diyerek şiir adını verdikleri cümleleri peş peşe okuyorlar; göbek atmak dahil her türlü oyunu oynayanlar da oluyor.

     Kısacası bu programlar itici ve çoğu alay konusu olacak kadar düzeysiz...

     En iyisi hangisi diye sorarsanız cevabım belli, hiçbiri!

     ............................

     Bu programlara katılanların işi gücü yok mu yahu...

     Neyle geçinirler, ne yer ne içerler; evlerinde ekmek bekleyen yok mu?

     Muamma...

     Bir başka hususa da değinelim; programların seviyesizliği ve konuşmaların sık sık kesilmesi yani "Bip"lenmesi de ayrı bir rezillik...

     Evlilik programlarının nasıl programlar olduğunu varın düşünün!

Neden Atatürk değil

------------------------------------

     GENÇLERİN devrimci olarak bilinen Che Guevara'nın resmi ya da adı bulunan tişörtler giymesi, Meclis Başkanı İsmail Kahraman'ı pek rahatsız etmiş...

     Trabzon'un fethini orada değil de memleketi Rize'de kutlarken gençlerin Fatih'in resmi basılı tişörtler giymelerini önermiş...

     O kadar geri gitmenin ne âlemi var diyeceğim ama diyemiyorum; zira İsmail Bey'in ne koyu bir Osmanlı hayranı olduğunu biliyorum...

     Gençlere, Ulu Önder Atatürk'ün fotoğrafları basılı ya da adı yazılı tişört giymelerini öneremez miydi...

     Öneremezdi...

     Osmanlı hayranlığı ona, çağdaşlığı simgeleyen bu öneriyi yaptırmadı!

BİR SÖZ

----------------------

TOPRAĞI usanmadan kazan, sonunda suya kavuşur...

  • Yorumlar 2
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Günün Karikatürü
    Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş