Ege'de güvenlik

A+A-
Ergun KAFTANCI

    Hurşit erkek ismi, anlamı ise bol ve keskin ışık. Mesela güneşin ışınları, hurşit diye de anılabilir...

    Aydın ilimizin sınırları içerisinde olan minik, sevimli, bitki örtüsü değişik bir adanın adı Hurşit...

    AKP iktidarı 13 yıl önce bu adayı da, güvenliğimizi hiç dikkate almadan Yunanistan'a verdi... Bunu ve diğer adaları, AB üyeliğimiz konusunda bize destek verecekler diye gözden çıkardı...

    Rahmetli üstat Peyami Safa'nın çok kullandığı "Kefere" kelimesiyle ifade ettiğimiz Yunan da, AB'ye girmemiz için kılını kıpırdatmadı, aksine Kıbrıs Rum Yönetimi'ni kullanarak aleyhimize girişimler düzenledi...

    Bizim Hurşit adını verdiğimiz ada, Yunan'ın elinde olan Sisam Adası'na 3.7 deniz mili uzaklıkta. Ahikerya Adası'na ise 7.8 deniz mili mesafede...

    Hurşit adasının daha güneyinde Yunanistan'a ait Batnos Adası var. Bu ada da Hurşit'e 8 deniz mili uzaklıkta bulunuyor...

    Haritayı gözünüzün önüne getirdiğinizde Yunanistan'ın Hurşit Adası'nı üç yönden kuşatmış olduğunu görürsünüz...

    Hurşit Adası'nda bugün Yunan askerleri var. 24 saat kıyılarımızı gözetliyor, askeri manevra yapıyorlar. Hurşit Adası elimizden çıktıktan sonra kara sularımızın sınırı da geriledi. Pek tabii bu daralma hem turizm açısında, hem de balıkçılık açısından aleyhimize oldu...

    Oysa Hurşit Adası'nda asker bulundurur, bu adanın Ege'deki ileri karakollarımızdan biri olmasını sağlayabilirdik...

    O da suya düştü...

    * * *

    Dün bizim gazetenin manşetiydi; Ege'de 13 Mayıs günü kara sularımızda ve uluslararası sularda, Hava ve Deniz Kuvvetlerimiz tarafından Denizkurdu 2017 tatbikatı yapılırken bir gün sonra da Yunanistan, adalarda tatbikat yaptığını açıkladı...

    Yunan tatbikatını Adalar Komutanı Korgeneral Manolakos yönetti. Keravnos 2017 adını verdikleri tatbikat sırasında adalarda askeri birliklerin dışında milislerin de bulundurulduğu görüldü. 

    Tatbikat sonrası Kara Kuvvetleri Komutanı Korgeneral Stefanis adalara gelerek askerlerle bir arada oldu.

    * * *

    Bütün bunlar yaşanır ve burnumuzun dibindeki eski adalarımız bize karşı kullanılmak üzere askeri bölgeler haline getirilirken susuyoruz ve hiçbir şey yapmıyoruz. Bu suskunluğumuza bir anlam verebiliyor musunuz!?  

 

Aralarına Kavurmacı girdi

------------------------------

    Referandum sonrası araları açılır gibi oldu. Oysa sandığa gitmek söz konusu olduğunda taraflar arasından su sızmıyordu. Malûm, birliktelik anayasa değişikliği Meclis'e geldikten itibaren oluştu. Birbirlerini övücü laflar ettiler ve sıkça bir araya geldiler, sarıldılar, en sıcak duygularla birbirlerinin hatırını sordular, değişikliği de el birliğiyle geçirdiler...

   Bu ortaklığa herkes şaşırdı...

   En çok şaşıran da, sosyal demokrat anlayışa sahip ana muhalefet lideri oldu.

   Bir de, 7 milyon seçmene sahip milliyetçi ve ülkücü kesim...

   * * *

   Öküz öldü ortaklık bitti derler ya, referandum geçti gitti, o sıcaklık, o övgüler filan bitti...

   Kadir Topbaş'ın fetöcü damadının tutukluyken salıverilmesi aralarının açılmasına neden oldu...

   Biri "Faturayı Ak Parti'ye kesmek kimsenin haddi değil" dedi. Damat Ömer Faruk Kavurmacı'nın tutuksuz yargılanacağını, bunun da yargının takdiri olduğunu söyledi.

   Diğeri şu karşılığı verdi:

   -Siyasette dürüstlük, adalet, erdem, ahlâk kurallarını görmezden gelmek Türkiye'yi ateşe atmak, milleti yok saymaktır. Biz buna karşıyız. Adalet ve hukuk herkese eşit uygulanmalıdır. Kavurmacı'yı bırakın, kavrulan ülkeye bakın...

    * * *

    İki lider bir daha ne zaman buluşur, birbirlerine hangi duygu ve düşüncelerle yaklaşırlar Allah bilir

 

DERKENAR

--------------------

    Bu yakınlaşmaya milliyetçi ülkücü kesim hep karşı çıktı. Herkes lidere anayasa değişikliğine sakın evet deme uyarısında bulundu, "Sonra pişman olursun" dediler; dinlemedi bildiğini okudu, şimdi "İyi yaptım" diyebiliyor mu, bilmiyoruz. Can ciğer kuzu sarması dostluk bir çırpıda bitmiş oldu. Umarız bu durumdan ders çıkarmıştır.

 

Doğrusu ne?

----------------

    Erdoğan "Fetönün siyasal ayağını bulun" çağrılarına cevap olarak o ayağın AKP'de aranamayacağını, AKP'de diyenlerin yani "Müddeilerin" iddialarını ispat etmesi gerektiğini söyledi. İspat görevi "Nerede" diye sorana değil, bulup çıkarmakla yükümlü olan hükûmete ait. Galiba doğru olan da bu!

 

ANLAMLI SÖZLER

-----------------------------

     Tecrübe yaşanarak kazanılır; zaman insanları değil armutları olgunlaştırır. (Peyami, SAFA)

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları