Ege'de ısınan sular ve Megali İdea

A+A-
Sadi SOMUNCUOĞLU

Yunanistan’ın Ege Denizi’ndeki karasularını (egemenlik alanını) 12 mile çıkarma emrivakisi iki ülke ilişkilerini hep germiştir. Bu saldırıya karşı savunma hakkını kullanan Türkiye, böyle bir durumun savaş gerekçesi (Casus belli) olacağını ilan etmiş, bunu da Milli Güvenlik Siyaseti Belgesi (MGSB)’ne koymuştu. Haziran 2006’da da yenilenen MGSB de aynı tutumunu sürdürmüştür..
Türkiye’nin bu kararlı tutumu karşısında Yunanistan gerginlik siyasetini sürdürmekle beraber, 12 mil doğrultusunda herhangi bir adım atmaktan da kaçınmıştır. Meseleyi AB’ye taşıyan Yunanistan, Türkiye’nin MGSB’den Casus Belli’yi çıkarması için, 2004 AB Zirvesinden bir karar çıkarmıştır.  Aradan geçen 6 yıl zarfında Türkiye herhangi bir adım atmamıştır. Bir AKP yetkilisinin savaş halinin muhafazasına ihtiyaç olmadığını söylediğini hatırlıyoruz.
Ancak bu sene hazırlanan yeni MGSB’nden, Yunanistan’ın karasularını 12 mile çıkarmasının “savaş gerekçesi” sayılacağına dair hükmün çıkarıldığı haberlerini alıyoruz. Gelişmelerin bu değişikliği teyit ettiğini görüyoruz.
Nitekim basında yer alan haberlere göre, Türkiye’nin ‘komşularla sıfır risk’ merkezli dış politikası Ege krizinin aşılması noktasında da sonuç vermeye başlamış. Yunan gazeteleri, çözümde mutlu sona yaklaşıldığını yazmış. Atina’da yayımlanan Kathimerini gazetesi, ismini açıklamadığı ‘diplomatik çevreleri’ kaynak gösterdiği haberinde, “Tüm konuları kapsayan toplu bir ‘paket çözüm’ henüz kesinleşmemekle birlikte, tarafların bu konuda bazı ilkeler üzerinde anlaşmaya vardıklarını” ileri sürmüş.
 Aynı kaynaklara göre; Geçen sene Mayıs ayında Başbakanlar Erdoğan ve Papandreu’nun başkanlık ettiği ilk Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi’nin çalışmalarının olumlu sonuçları görülmeye başlanmış. Atina’da 22 Ekim Cuma günü gerçekleştirilen 2 buçuk saatlik görüşmenin, ilişkilerde bahar havasını estirdiği ve yıl sonuna kadar bazı konularda anlaşma sağlanacağı ümidini güçlendirdiği anlaşılıyormuş. Kathimerini gazetesi, Yunan karasularının, adaların çevrelerinde daha sınırlı olmak üzere, bazı bölgelerde 12 mile varacak şekilde inişli çıkışlı genişletilmenin öngörüldüğünü ileri sürmüş.
Haberler özetle böyle. Anlaşmalar bu şekilde sonuçlanacak olursa, yapılan hesaplara göre, Yunanistan’ın Ege’nin %70’inde egemen olacağı söylenebilir. Yani 143 bin km. kare daha yeni egemenlik alanı kazanacağı anlaşılıyor.


Türkiye aleyhine büyümenin özeti
Bir de konunun tarihine kısaca bakalım. Eski Yunanistan milattan önce II. yy.da Roma hakimiyetine geçti. Bu  durum 1430’a kadar devam etti. Osmanlı Devleti 1430’da Selanik’i, 1460’da Mora’yı fethetti. Bölge 400 sene Osmanlı idaresinde kaldı. 1830’da büyük devletlerin oyunuyla Mora Yarımadası ve Atina’yı içine alan 46 bin km. kare üzerinde ‘Yunan Krallığı’ kuruldu. Bu tarihten itibaren topraklarını genişleten Yunanistan, şu anda 132 bin km. kare büyüklüğe ulaştı.
Bunun hikayesi de şöyle: 1877-78’de Osmanlı-Rus savaşı ile Tesalya ve Orta Yunanistan; 1912-13 Balkan Savaşları ile Selânik, Girit, Midilli, Sisam adaları; 1918’de 1. Dünya Savaşı sona erdiğinde Batı Trakya, Yunanistan’a verildi.
Eğer İstiklal Harbi başarılmış olmasaydı, Türkiye’nin Batı yarısı ile adı Konstantinopolis’e çevrilecek olan Başkent İstanbul da kaybedilecekti. Yunan yayılması burada da durmadı; İtalyanların 1912’de Osmanlı’dan aldığı Adalar (Ege) Denizi’ndeki 12 ada da 1946’da Yunanistan’a devredildi.
Böylece Yunanistan, 1830-1946 arasındaki 116 yılda topraklarını 3 misli büyütmüş oldu. Buna, 307 sene Osmanlı Devletinin hakimiyetinde kalmış, hiçbir zaman Rum’a ait olmamış Kıbrıs Adası’nın 2/3’ü olan 6 bin km. kare dahil değildir.
Eğer Yunanistan’ın Ege Denizi’ndeki 12 mil iddiası, şu veya bu şekilde sonuçlanırsa; Kaba bir hesapla; şu andaki toprak büyüklüğü 132 bin km., artı Kıbrıs’ta 6 bin km., artı Ege’de 143 bin km., eder 281 bin km. kare
Sahi Türkiye ne kadardı?

* * *

Zaruri bir açıklama: Bazı gazetelerde adımdan bahsedilerek, bir kısım siyasi oluşumlarda yer alacağıma dair haberler yayımlanmaktadır. Çeşitli yollardan şahsıma ulaşarak bilgi edinmek isteyen değerli kardeşlerimi zahmete sokmamak için açıklamak isterim ki; bunların hiçbiriyle yakından uzaktan ilgim yoktur. Belirlediğimiz yolda büyük Milletimize hizmete devam ediyoruz.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları