Eğitim kurban ediliyor

Agah Oktay GÜNER

Kurban Bayramı’nı sevinçlerle, hüzünlerle ve unutulmaz utançlarla geride bıraktık. Kurban kesimleriyle ilgili fotoğraflar ve altyazıları ise bu fiil sahiplerine Müslümanlıkla hiç bir ilgilerinin olmadığını haykıran belgelerdir. Kaçan kurbanlığı kurşunlamak, kepçeyle ezmek ve sonra kurban etmek bu IŞİD’in adi ve aşağılık İslam anlayışına özenmenin utanç belgeselidir. Bizim büyüklerimizden gördüğümüz bir iki gün evde misafir edilen kurbanlığa son günü kına yakılır, üzerine gülsuyu serpilir, kesime götürülürken gözleri bir tülbentle bağlanır ve okşanarak kurban edileceği yere taşınırdı. Bütün dini hassasiyetimiz baş örtüsüne düğümlendiğinden beri Müslümanlığımızın güzelliklerini unuttuk. Tam bir taş kafa Müslümanlığı yaşamaya başladık. Bayram ziyaretlerinde hemen bütün dostlarımız “Kobani kurtarılmalı ama neden Musul, Kerkük, Telafer, Erbil, Dohuk, Tuzhurmatu Türkleri katledilirken bu ağızlar sustu?” diye sordular. İnsanlarımız ekonomide yanıp sönen tehlike ışıklarını görüyor. Zamanını kestirmek zor ama ekonomik bir buhran üstümüze çığ gibi geliyor. İktidarın gökdelenler inşa ederek kalkınma politikası çoktan iflas etmiş durumda. İhracata dayalı bir sanayileşme modelinin her türlü israfı önleyecek ek tedbirlerle uygulanmasının kurtarıcı yol olduğunda toplumda ortak kanaat var. Bunu uygulamaya geçirecek siyasi irade şimdilik çok cılız görünüyor. 

Zirveden tabana siyaset aktörlerinden beklenen kırdıkları kalpleri onaracak, insanları dışlamadan, ötekileştirmeden birleştirecek bir siyaset anlayışının benimsenmesi, sorumluların bulundukları mevkinin yüceliğini, değerini unutmadan konuşmalarıdır. Aksi halde yukarıdan aşağı memleketi karamsarlık bulutları kaplıyor. 
Milli eğitimde oniki yıldır yapılanlar ne yazık ki Türkiye’ye çok büyük kayıplar yaşatıyor. En başta eğitim hayatımız sistemli bir şekilde Suudi Arabistan modeline dönüştürüldü. Onlarda ve bizde okul yaşı altıdır. Eğitim sistemi 4+4+4’dür. Kıyafet: 9 yaş üstü kız kapalı, sınıfta türbanlı, erkek beyaz fistanlıdır. Bizde de fistan hariç aynı oldu. Okul şekli: Onlarda kız erkek ayrı, bizde şimdilik karmadır. Onlarda kız okulunda bayan, erkek okulunda erkek öğretmen çalışmaktadır. Bizde şimdilik karmadır. Eğitim müfredatı onlarda felsefe ve pek tabii feylesoflar yoktur. Tarih öğretimi 400 yıllık Türk hakimiyetini lanetleme metinleriyle doludur. Din dersi zorunludur. Bizde laik eğitim hızla imam hatibe kaydırılıyor. Onlarda, yabancı dil eğitimi mükemmel denilmeye layık İngilizce olarak veriliyor. Bizde ne yazık ki kimseye okulda yeterli yabancı dil öğretilmiyor.
Cinsiyet ayrımcılığı
Milli Eğitimde bu son kararlarla tekrar mecelleye dönüyoruz. Bilindiği gibi milli hukukumuzda ve evrensel hukukta çocukluktan çıkıp reşit olmanın şartı 18 yaşını doldurmaktır. Sistemimizde çocuklar arasında cinsiyet ayrımcılığı asla düşünülmez ve yapılmaz. Orta okullarda örtünme konusunda yönetmelikte yapılan değişiklikle kız çocuklar açısından Mecellenin 986’ncı maddesi uygulamaya konulmuş, cinsiyet ayrımcılığı yapılmıştır. Bu madde; buluğ başlangıç yaşını erkekte tam 12 kızda 9 kabul ediyor ve sonunu 15’te bitiriyor. 
AKP, bütün bu gayretleriyle dünya sıralamasında demokrasimizi 88’inci sıraya çekmiştir. Bütün temel hak ve özgürlüklerin toplamı olan insani gelişmişlikte 93’üncü sıradayız. Türkiye’nin demokrasi ve insani gelişmişlik kriterleri bilimsel ve objektif olarak tespit ediliyor. Demokrasi notu Freedom House (Özgürlükler Evi), insani gelişmişlik notu da BM Kalkınma Teşkilatı tarafından değerlendiriliyor.
OECD’nin öğrenci değerlendirme araştırmasına göre Türk öğrenciler fen bilimleri, matematik ve okuduğunu anlama konularında 65 ülke arasında 40’lı sıralarda. Son üç yılda 130 bin kız çocuğunun kafasına duvak takıldı. Ailenin 14 yaşındaki kız çocuğunu 50 yaşında adamla evlendirme hakkı var. Son on yılda kadın cinayetleri yüzde 1400 arttı. Kocaları, sevgilileri bazen akrabaları bu kadınlara şiddet uyguluyor, canlarını alıyor.  
Sadakat ehliyetin önüne geçti
AKP iktidarının temel yanlışı sadakati ehliyetin önüne almasıdır. Dış politikada, ekonomide ve milli eğitimde yapılan feci yanlışların sebebi budur. Bakınız, Milli Eğitim Bakanlığı yasası çıkarıldı. Böylece bakanlığın temel taşları sökülerek sadakat, ehliyetin önüne geçirildi. AKP’nin anlamadığı devlet memurunun sadakati devlete ve devletin çıkardığı kanunlara olan bağlılığıdır.Yoksa herhangi bir siyasi partiye bağlılık sadakat değil devlete ihanettir. Bu son yasa ile 76 bin okul yöneticisi haklarını kaybetti. Hepsinin sosyal statüleri bu kanunla ellerinden alındı. 20-25 yıldır yöneticilik yapan insanların hayatı tersine döndü. Milli Eğitim Bakanlığı’ndaki bütün üst düzey yöneticilerin görevlerine son verildi. Liyakati, bilgi ve becerisi olmayan kişiler il müdürü, ilçe Milli Eğitim Müdürü ve şube müdürü görevlerine getirilerek kendilerinin kurduğu paralel yapının emrine verildi.     
Eğitimin gerilediği, yıllardır çok az bilim adamının yetiştiği bir ülkedeyiz. İşsizlik diz boyu ama sanayiciler yetişmiş eleman bulamıyor. Devletin resmi istatistiklerine göre çalışan nüfusumuzun %74’ü ilkokul mezunu. Diyelim ki AB’ye girdik, nasibimizde süpürgecilikten başka meslek var mı? Bütün bu derin ve ciddi sorunlar ufkumuzu karartırken etkililer ve yetkililer neyle uğraşıyor? Bir milletin geleceği eğitimin kalitesi ve yetiştireceği insanların mesleki ehliyetleri ile ölçülür. Siz cumhuriyetin çağdaş medeniyetin üstüne sıçramak hedefine arkanızı döner, Suudi Arabistan’ın Vahabi zihniyetini hedef alırsanız kendi güzelliklerinizi çiğner, Vahabi geriliğinin temsilcisi olursunuz. Uyanın! Milletin ışıklı, aydınlık, verimli geleceğini karartmayın.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş