Ekonomi dar boğazda...

A+A-
Hüseyin Macit YUSUF

KKTC gözlemlerim (1)

1-4 Kasım arasında Talat Paşa Komitesi ve KKTC Ulusal Dava Kuruluşlarının Kıbrıs 2007: ABD ve AB’yi Uyarıyoruz etkinlikleri çerçevesinde gittiğim KKTC’den önceki gün döndüm.
12 günlük ziyaretim süresince KKTC Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, KKTC Başbakanı Ferdi Sabit Soyer, Dışişleri Bakanı Turgay Avcı, Ana Muhalefet UBP Genel Başkanı Tahsin Ertuğruloğlu, Maliye Bakanı Ahmet Uzun, birçok bürokrat, sivil toplum örgütü yetkilisi ile görüşme fırsatı buldum. Birçok eş dostla sohbet etme, hasret giderme imkanı buldum. Bu görüşmelerin odak noktasında kaçınılmaz olarak Kıbrıs sorunu, KKTC ekonomisinin sorunları ve geleceği, KKTC’deki son siyasal gelişmeler yer almıştır.
Geçtiğimiz haftalarda sizlerle paylaştığım, KKTC yurttaşlarının Güney Kıbrıs’tan artan bir şekilde yaptıkları alış veriş konusu, KKTC’de gündemde en çok tartışılan sorun olmaya devam ediyor. Görüştüğüm tüm siyasiler acilen tedbir alınmasından yana. Tedbirlerin ne olması konusunda ise tarafların değişik fikirleri mevcut. Kapıların kapanması gibi radikal tedbir öngörenler yanında, yasaklarla bu sorunun çözülemeyeceğine, Maliye Bakanlığı’nın sınır kapılarında yapacağı etkin gümrük kontrolleri ile vatandaşların Güney Kıbrıs’tan yasal olarak hakları olan kişi başına 135 euroluk turistik eşya alımı dışındaki malların KKTC’ye sokulmamasının sağlanabileceğine,yine Maliye Bakanlığı’nın KKTC’de yapacağı sık ve etkin denetimlerle fahiş fiyattan mal satanların uyarılacağı ve aşırı kâr elde etmek isteyen kuruluşların kamuoyuna duyurulacağı gibi tedbirleri öngörenler mevcut. Öngörülen tedbirler ne olursa olsun, bence KKTC ekonomisinin topyekûn bir revizyondan geçirilmesi, ekonomik yapımızdaki çarpıklıkların acilen düzeltilmesi, alınan günlük kararlarla ve deneme yanılma yoluyla değil uzun vadeli planlarla ve Rum tarafının yaptığı gibi, ekonomimizin uluslararası rekabet koşullarıyla baş edebilecek bir yapıya kavuşturulması şarttır. Burada en önemli görev KKTC hükümeti yanında Anavatan Türkiye hükümetine de düşmektedir. Anavatan Türkiye’nin KKTC’nin kalkınmasındaki rolü büyüktür; ancak mevcut sorunların aşılmasında Anavatan’daki AKP hükümetinin aymazlığı, uyuşukluğu ve bizi Rum’a mahkûm eden siyaseti kabul edilemez. AKP hükümeti becerikli olsa Türkiye’nin ekonomisini doğru dürüst yönetirdi o da ayrı bir konu. Anavatan Türkiye’nin Lefkoşa Büyükelçiliği’nin KKTC’de yaşanmakta olan ciddi ekonomik ve sosyal sorunları ivedilikle Ankara’ya rapor ettiği konusunda tereddütlerim vardır.
Maliye Bakanı Ahmet Uzun’la yaptığım görüşmede; Sayın Bakanın KKTC’nin sorunlarını çok iyi bildiğini, çözüm yolları konusunda ciddi çalışmalarının mevcut olduğunu görmekten memnuniyet duydum.
Ancak Maliye Bakanı Uzun’un ekonomik sorunların aşılmasında her kesimden vatandaşlarımızın duyarlılığına ve çabasına ihtiyacı vardır. KKTC’de vergisini vermeyen önemli miktarda işletmemiz mevcuttur. ’Vergi de ne ola ki’ diyebilecek kadar pişkin ve yüzsüz bir kısım şımarık, sonradan görme tüccar türü KKTC’de türemiştir.
Kayıt dışı birçok işletme KKTC’de rahatça ticaret yapabilmektedir.
Faturasız ve fişsiz mal alıp satmak ise yaygındır. Sizlere komik ve acayip gelecek ama, fiş ve fatura alımını teşvik için, Maliye Bakanı Uzun, kazı kazan ve piyango yöntemleri üzerinde çalışmaktadır.
Devletin geliri giderini karşılamakta zorlanmaktadır. Cari açık büyümektedir. KKTC ekonomisinin lokomotif sektörleri olan inşaat ve turizm sorunlarla boğuşmaktadır.
Vergisini vermeyen, kayıt dışılığın rahatlığına alışmış işletme sahipleri ile maydanozunu, nanesini, ekmeğini dahi Rum tarafından alacak kadar bencil ve sorumsuz olan bir kesim vatandaşımızın bilinçlendirilmesi, hemen sağlanmalıdır. KKTC gözlemlerime devam edeceğim...

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları