El verince ulema yol verince ‘çete’

İsrafil K.KUMBASAR

Kumpas, tezgâh, komplo. Buyurun bakalım halaya. Yolsuzluk operasyonlarının yankıları bu haftaya da damgasını vuracak gibi. Hoş biz ‘yolsuzluk’ diyoruz da, muhteremlerin dili bir türlü varmıyor.
Varsa yoksa ‘büyük oyun’ ve benzeri ifadelerle soruşturmayı ‘sulandırma’, vatandaşın kafasını ‘bulandırma’ çabası.
Öyle bir hava estiriliyor ki, adeta kara mizah. Biri çıkıp “Nasrettin Hoca fıkralarından biri daha gerçek oldu” dese, kimse itiraz etmeyecek.
Hani şu meşhur “Hırsızın hiç mi suçu yok” lafının geçtiği fıkra.
Bizzat hükümetin başı, Van’da bir cami imamı, beride yalaka medyanın bilumum kalem erbabı durumu şöyle özetliyor:
- “Efendim Türkiye büyüyor. Hazine tıka basa para dolu. Borçları ödedik, büyümede rekor kırdık. Yollar yaptık, hanlar, hamamlar kapattık. İşte iç ve dış mihraklar bunu çekemiyor. Bu yüzden üstümüze geliyorlar. Bizi çirkin biz tezgâh ile devirmeye çalışıyorlar. Meselenin aslı astarı budur ve bunun ötesinde söylenenler külliyen yalandır.”

 


***

 


İktidar cenahının ağzından durumun özeti böyle.
Yani o ayakkabı kutularında, bavullarda, sayısı belirsiz kasalarda ortaya çıkan ‘paracıklar’ yok.
Gözaltına alınan ve ikisi tutuklanıp, biri serbest bırakılan bakan çocukları ‘masum’.
Keza tutuklanan kamu bankasının genel müdürü de ‘pirüpak’.
Ne güzel işte; madem durum bu minval üzere, bu ‘panik’ neyin nesi?
Madem böylesine ‘saf’, ‘temiz’ ve ‘akçeli işlere bulaşmamış’ bir kadronuz var, korkunuz niye?
Böyle durumlarda adam olana düşen iş, çocuğunu ‘kendi elleri’ ile adalete teslim edip,  “Suçluysa cezasını çeksin, ama suçsuz ise bunun hesabını yargı önünde sorarım”  demektir.
Peki, bu süreçte yapılan ne?
 “Vay bize haber vermeden bizim çocukları hırsızlık, rüşvet, suistimal iddiasıyla gözaltına aldınız”  diye vaveylayı koparıp, görevli polisleri başka yerlere sürmek.
Hadi kabul edelim ki bu görevlilerden bir kaçı hükümete ‘diş’ biliyor, iktidara karşı ‘hasmane’ bir tutum içerisinde.
Peki, ülke genelinde girişilen ‘temizlik’ nasıl izah edilecek?

 


***

 


Hükümetin başı izah ediyor:
- “Devlet içinde çeteler var. İnlerine kadar girip hepsini temizleyeceğiz.”
Bizzat birinci ağızdan, her cümle kurduğunda oyunu artıra artıran geldiğinden ve bugün artık nasıl ‘erişilmez bir güce’ kavuştuğundan dem vuran kişiden dinliyoruz bu izahı.
Tabii millet de saf ya, dönüp kendisine sormuyor:
-  “İyi de Sayın BOP Eşbaşkanı, Yüzyılın lideri, heykeli dikilesice şahsiyet, madem böyle bir durum var. Madem devlet içinde bir devlet endişesi taşıyorsun. Madem uluslararası güçlerin sana karşı komplosunda bir takım iç düşmanların mevcudiyetinden kuşku duyuyorsun. 12 yıldır niye gıkın çıkmadı?”
Sahi 12 yıldır bu ülkeyi ’dönüp dönüp sövdüğün’ cumhuriyetin kurucu kadroları mı, yoksa ‘tamamı serbest bırakılan’ 28 Şubat paşaları mı yönetiyor.
Hani iyi para eder diye ‘yürütmenin’ bir bölümünü özelleştirdin de bizim mi haberimiz yok?
Her sabah kalktığımızda bütün televizyon kanalları ‘senin görüntülerin’, bütün köşe yazıları ‘senin üfürmelerin’ ile dolu. 
Hatta iş öylesine şirazesinden çıktı ki, ‘Diktatörlük’, ‘Sultanlık’ iddiaları bile gündeme geldi.
Peki, nasıl oluyor da 12 yıl boyunca bu çeteler konusuna vakıf olamıyorsun?

 


***

 


Evet, sen ve etrafındakiler çok iyi biliyorsun ki bu ‘kumpas’, ‘tezgah’, ‘komplo’, ‘oyun’ laflarıyla kimseyi halay çekmeye kaldıramayacaksın.
‘Horonun’ vakti çoktan geçti, şimdi ‘hesap’ zamanı.
‘Bir iki çocuğa dokunuldu’ diye içine düştüğünüz panik havası öyle ‘boş, beleş laflar’ ile geçiştirilecek türden değil.
Millet bu saatten sonra izleyip görecek partinizin başındaki  “Adalet”  lafının ne menem bir şey olduğunu.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş