Eller aya, biz yaya

A+A-
Savaş SÜZAL

Halkımızın üzerine yapışan karakter erozyonu, ne yazık ki dış politikaya da yansımış bulunuyor. Yabancı başkentler tarafından planlanan ve yönlendirilen anlamsız ve şahsiyetsiz dış politikanın ne yana sapacağı ise Türk halkı dışında herkes tarafından biliniyor. Ama bizler futbol takımlarının geleceği, transferler dışında gelecek konusunu ne hikmetse merak etmeyen bir ulus haline geldik.
Şimdilerde İstanbul’daki boyalı basın Rusya’nın Akdeniz’e bir filo yolladığını keşfetti. Onu da İstanbul Boğazı’ndan geçen Rus savaş gemileri nedeniyle fark ettiler. Oysa iki Rus savaş gemisi daha Cebelitarık üzerinden Akdeniz’e girdi. Aslında bizimkilerin hepsi takdire şayan bir gazetecilik örneği veriyor.
Hâlbuki geçen ayın başında Akdeniz’in doğusunda, Rusya, İran ve Çin donanma ve hava kuvvetleri ile Suriye’nin büyük bir askeri manevra yapacağı uluslararası basında yer almıştı. Kara ve hava kuvvetlerinden 400 uçak ve 90 bin asker bu manevralara katılacakmış. Tabii biz hayret milleti olduğumuz için haberi yeni duymuş gibi hayretle karşıladık. Bu aslında Suriye’ye karşı bir askeri harekât düşünen güçlere çaktırmadan gözdağıydı. Tabii yerseniz bize de.
Zaten uçağımızın düşürülmesi olayı da aslında askeri açıdan bize bir mesajdı. Anlaşıldığı kadarı ile Rusya en son teknolojilerini Suriye’de konuşlandırmış bulunuyor. Akdeniz’de kalan son limanını kaybetmek istemediğini ve düzenlenecek operasyonların kolay olmayacağı mesajını da böylece vermiş oldu.
Bizim duyumlarımıza göre uçağın düşme nedeni füze falan değil, uçağın bilgisayar sistemlerine yapılan bir teknolojik müdahale. Erdoğan’ın bir günlük Rusya ziyaretinin altında da bu bilgilere ulaşmak yatıyor. Ne yazık ki NATO’nun güç denemesi ve bazılarının birilerine yaranması uğruna iki kahraman çocuğumuzu kaybettik.
Belki bilmiyorsunuz ama son zamanlarda bizim sınırdan Suriye’ye sızan, ABD ve Batılılara göre Esad karşıtları, Şam’a göreyse asiler büyük kayıplar vererek gerisin geriye Türk sınırına püskürtülmüş. İki haftadır sürekli devam eden olaylar sır değil. Ama İstanbul’daki yeşil basının yazı işleri Madonna’nın sütyen ve külotu ile Tom Cruise’un eşcinsel aşkıyla ilgilenme yerine biraz dış basını izleseler tüm bunları görürlerdi.
Sevgili okurlarım; yeni dünyada işler ise sizin bildiğiniz gibi değil. Büyük bir sıcak dalgası altındaki ABD’de, siyaset de aynı hızla devam ediyor. Demokrat aday Obama ile Cumhuriyetçi aday Romney arasındaki yarışta Başkan şimdilik, birkaç adım rakibinin önünde. ABD Yüksek Mahkemesi’nin onaylamasıyla sağlık reformu yürürlüğe girdi. Dar gelirli Amerikalıları doğrudan ilgilendiren bu durum Obama’nın seçim şansını da artırıyor. 
Ekonomik krizin sorumlusu Cumhuriyetçiler bu durumda eski bir oyuna başvurarak Demokratlar zamanında vergilerin arttığı tezini işliyor. Gerçekte bu tezin de tutması zayıf. Obama yönetimi vergileri ancak zenginlerde artırırken dar ve orta gelirlilerde düşürdü. Obama’nın aleyhine olan durum ise işsizlik konusunda beklenen gelişmenin olmaması. Amerikan ekonomisinde iyi yönde gelişmeler yok değil ama ABD gibi büyük bir ekonominin toparlanması için bu yeterli değil.
AB ve ABD’deki bu ekonomik dengesizliklerin Türkiye’ye yansımaması imkânsız. Dünyada son yıllarda ortaya çıkan ekonominin uluslararası bir hale gelmesi doğal olarak domino etkisi yapıyor. Türkiye’deki finans kurumlarının büyük bir bölümü yabancıların eline geçmiş durumda. Aynı şekilde olmayan sanayimiz de yalnızca temsilcilik olarak görev yapmıyor mu? Şimdi Avrupa’da veya Amerika’da meydana gelecek bir krizin bize uğramayacağını sanmak ancak körlükle mümkün. Satacağınız malın alıcısı yoksa, elinizdeki sermaye size ait değilse, teknoloji üretecek kapasiteniz bulunmuyorsa, yalnızca kendinize camiler yaparak veya imam hatipler açarak öteki dünyada yer kapmaya çalışmaktan başka şansınız yok demektir. Ama bu ahlakla ve fukaranın hakkını yemekle sanırım orada da kapılar kapalı.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları