Elveda Azerbaycan!

Altemur KILIÇ

Ankara’dan gece yarısı gelen “telgraf”     -Nazımın şiirindeki “vefat etti” gibi- anlamı acı, “Elveda milli onurumuz. Elveda kardeş Azerbaycan”!
Açıklamada Ermenistan’a kapıları açacak yolun haritasının belli olduğu  ve önkoşulsuz olarak anlaşıldığı belirtiliyordu. İşte bu açıklamada  “önkoşulsuz olarak”  ifadesi anahtar; bu anahtarda tuzaklar dolu!
Bir süredir İsviçre’de, Türkiye ve Ermenistan arasında süren  “Alış verişin” kısa özeti: ABD Başkanı Barak Obama Kongrede 1915 olayları hakkında  “soykırımı” demeyecek, - “Türk hükümeti” demeye dilim varmıyor-  AKP hükümeti ise, karşılığında Ermenistan’a kapıları açacak. Tabii sadece  “sınır” kapısını değil, arkasından gelecek arazi, tazminat ve  “soykırımı”  için özür! Bu  “alış verişten” kim kazançlı çıkacak? Tabii ki, Ermeniler,  “Türkiye’ye diz çöktürdük”  diye, ABD “Orta Asya’da, Kafkaslarda, çıkarlarımızı güven altına aldık”  diye, AB de  “Türkiye’yi, ’uydu’ yapmakta önemli bir adım atıldı”  diye! Bu konuda, daha önce Azerbaycan ve Türkiye için  “iki devlet tek millet” sözlerinin safsata olduğunu yazan Cengiz Çandar,  “Kafkasya’nın yolu, AB yolu”  diyor! 

Kâr-zarar haneleri  
Türkiye, bu “alış verişte” ne kazanacak? Bazıları ticari-ekonomik kâr der! Obama’nın -o da bir mevsimlik- “soykırımı” dememesi! Ve AKP’ye her taraftan, boş “aferinler”! Azerbaycan’ı kaybedeceğiz, ama ’güya’, AB’ye tam üye olacağız!
Bu konudaki takıntımızı -saplantımızı- hiç anlamamışımdır; Obama  “soykırımı”  deseydi ne olurdu, ne kaybederdik... Başka ülkelerde, Parlamentolar  “soykırımı” demekteler, ne yazar? Bu konuda onurumuz Obama’nın ve diğerlerinin ne dediklerine mi bağlı? Yabancılar   “demediler-demeyecekler”  diye, milli çıkarlarımızdan taviz vermemize değer mi? Şu bağlamda kardeş Azerbaycan’ı  “kaybetmemize”  değer mi? Aliyev, diplomatik olarak ikna edilmiş veya öyle görünmüş olsa bile, Azerbaycan’ın Türk halkı ikna olacak mı? Bu sadece manevi bir kayıp değil. Türklük için ABD’nin çıkarlarından, daha önemli olan “Türk Birliği” açılımına engel olacak. Bu açılım, sadece romantik bir “Turan” mefkûresi değil, Türkiye’nin uydu olmaktan kurtularak, çıkarlarına uygun yeni ufuklara açılmasının yolu!
Bu “yol” kapanırken, başka bir çıkmaz  “yol”  açılmakta;  “Erivan yolu”... Sonucunda, Kars’ta bulunan yarım kalmış dostluk heykeli, yeni açılımla tamamlanacakmış!
Ya Erivan’daki soykırım abidesi şimdi yıkılacak mı? Ermenistan Anayasasındaki, Türkiye’den toprak, açılacak hudutlar ve diğer talepler hususundaki maddeler kaldırılacak mı? Sarkisyan ve Nalbandyan, “asla” diyorlar. Onların Anayasalarındaki “değiştirilemez” maddeler, bizdeki gibi kolay, daha doğrusu hiç değiştirilmez. Ermeni Diyasporasının Türkiye’ye karşı azgınlığı duracak mı, yoksa bu “zaferden”  sonra daha mı azacaklar! Öyle ya, bizde bu ense oldukça! 
“Normalleşmenin yol haritası”  engeller, engebelerle, taşlarla dolu. “Sınır kapısı açılırsa Ermeniler Yukarı Karabağ’dan çekilecekler” . Buna inanmak için, açıkçası, aptal olmak lazım. Ermenistan Hükümeti bunu vaat etse de Ermeni milleti buna kesin olarak razı olmayacak ve elimizde boş bir vaatler “protokolü”  kalacaktır! Diplomaside, böyle “protokoller, yol haritaları” , buz üzerine yazılan yazılardır!
Gerçek olan şu ki, TC’nin geleceği, Türklüğün bekasının tehlikede olduğu şu bağlamda, tarih ve milli şuurdan hiç nasip almamış bir siret iktidarda!
NOT: Bu yazı yazılırken Obama’nın  “ne dediği” belli olmamıştı... Ne demiş veya dememişse bir şey değişmez! Ama aynı Obama’nın Başkan seçilmeden önce sözde  “Soykırımı” hususunda söylediği ateşli sözleri hatırlamak gerek! Sırtlarında, “yumurta küfesi”  yok, ama Türklüğün sırtında tarihin ve geleceğin, ağır yükü var!

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş