'Emdi yürek yırtılur'

A+A-
Arslan TEKİN

Ne zaman bir şehit haberi gelse "Ap Er Tunga Destanı"nından şu mısralar dilimden dökülüverir:

"Alp Er Tonga öldi mü / İsız ajun kaldı mu? / Ödlek öçin aldı mu? / Emdi yürek yırtılur."

("Alp Er Tonga öldü mü? Kötü dünya kaldı mı? Felek öcünü aldı mı? Şimdi yürek yırtılır.") (Kaşgarlı Mahmud, Divanü Lügati't-Türk).

 Yüreğimiz parça parça... Ağla... Ağla... Toprak gözyaşına doymuyor.

Zileli şehit Kenan Ceylan sonunu görmüş gibi, mızrabını bağlamasının tellerine değil, yüreğinin kılcallarına vurmuş:

"Öyle ağırım ki kendime / Sen benden gittin gideli  / Terim küs olmuş tenime / Sen benden gittin gideli  // Öyle bıkmışım ki kendimden / Kurudum düştüm dalımdan / Sanki ruhum çıktı canımdan / Sen benden gittin gideli // Bir cefam var idi bin oldu / Aktı gözüm yaşı sel oldu / Yaz baharım döndü kış oldu / Sen benden gittin gideli"

"Türkü" diyorum... Aslında şarkı formunda bestelenmiş ama tam şarkı değil; çok seslilik de var. Şehit Kenan söyleyene kadar bu türkü/şarkıyı bilmiyordum.  Kenan'ın cenaze töreni eşliğinde ekranlarda dinlettiler. İnsan kendisini tutamıyor.

Kenan'a tuzak kurup katledenlerin "ovadaki" adamı Selahattin'e türkü çığırttıranlar Kenan'dan sonra suspus olurlar mı? Geriye çekilirler mi? Bir daha Selahattin'in eline bağlama verirler mi?

1 Kasım'da seçim var. Yine ekranlarda parti başkanlarıyla, başka siyasîlerle röportajlar yapılacak.

Burada söylüyorum:

Eğer birileri Selahattin'i tekrar parlatma ameliyesine girişirlerse, eğer eline bağlama verir, "Çal bi 'Cemal'im'" derlerse Kenan'ı bin defa, yüz bin defa daha öldürürler.

***

Onlar, PKK'nın beşinci kolu; dünyanın en âdi, en alçak, en şerefsizidirler.

Hemen hatırlayacağınız biriyle, burada ortak dil kullanacağım: "Bu böyle biline!".

***

Kenan, Tokat Zile'nin Alevîlerindendi... Yörede Alevîlik araştırmaları yapmış, çok insanla bir araya gelmiştim. Kenan muhakkak saz çalmayı Cemevi'nde öğrendi. Herhâlde cemlerde de saz çalmıştır.

Osmaniyeli şehit Ali Alkan'ın ağabeyinin "Neden şimdi savaş?" feryadına kulak tıkayıp "Zaten ailesi Alevî!" diyenler Kenan için ne diyecekler şimdi... Tabutu, al bayrağa sarılı idi ve cenazesine katılanlar tekbir getiriyor, "Ya Allah... Bismillah... Allahuekber!.." nidalarıyla yeri göğü inletiyorlardı. Kenan, o tabutun içinde ne Âlevî idi, ne Sünnî; o bir Müslim'di.

İzansızların gözlerini partizanlık perdelemiş. Hiçbir suçlamada bulunamayınca şehit Ali'nin ailesinin Alevî olduğunu söyleme basiretsizliğini, densizliği, daha ileri gideceğim, alçaklığını göstermişlerdir. Burada onların kastettikleri "Alevîlik", insanların inançları değil, başka bir şey. Adını ben koymayayım. Siz biliyorsunuz!

Kenan'ın çalıp söylediği türküyü Madımak Oteli yangınında hayatını yitiren Nesimi Çimen için oğlu yazmış. Bir ağıt aslında. Şiir arızalı; heceler de tutmuyor; ama içli. Dört ayrı isimden dinledim... "Türkü" hakkını, inanın Kenan Ceylan vermiş.

Ne olur, emdi yürek yırtılmasın!

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları