Emeklinin maaşı

A+A-
Remzi ÖZDEMİR

Seçimler yapılalı 2 ay 3 gün oldu ama maşallah bir çok kararlar yeni bir iktidar varmış gibi alınıyor.

Kimisi sessiz sedasız kimisi ise kör gözüne misali alenen yapılıyor.

İşte sesiz sedasız icraatlardan biri de bundan sonra her yıl emekli olacak 500 bin vatandaşın maaşlarının Ziraat Bankası, Halkbankası ve PTT’den alınıp Denizbank’a devredilmesi.

Bu konu ile ilgili hiç bir açıklama yapılmadı. Ne Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan ne de Denizbank’tan. Oysa yüzbinlerce kişiyi ilgilendiren bir konu ile ilgili SGK’nın ortaya çıkıp gerekçesini sunarak bunu açıklaması lazımdı.

Yine açıklama yapması gereken bir başka kuruluş ise halka açık Denizbank.

Hiç kimseden ses seda çıkmadı.

Yapılan anlaşmaya göre, Denizbank bundan sonra emekli olanların maaşlarını kendi şubelerinden verecek. 3 yıl kalmayı ve bazı ürünlerini almayı taahhüt edenlere ise 300 lira verecek. Taahhüt vermeyen 1 lira bile alamayacak. Denizbank zaten sık sık bu tür kampanyalar düzenliyordu. En son geçen ay düzenlemiş ve maaşını kendi şubelerine taşıyan emeklilere 3 yıl kalması, kredili mevduat hesabı açması ve kredi kartı alması şartı ile 300 TL ödemişti.

Denizbank atılan bu imza ile bu işi köklü halletti.

Sosyal Güvenlik Kuruluşu’nun böyle bir kararı kapalı kapılar arkasında verme gücü var mı?

Elbette yok! Bu konunun kamuoyu önünde tartışılıp şeffaf bir ihale ile yapılması gerekmez miydi?

Sosyal Güvenlik Kurumu bu kararı ile büyük bir zan altında kalmıştır.

Dahası zan altında kalmaması için acil olarak kamuoyuna bir açıklama yapması lazım. Bu açıklamada şu sorulara yanıt vermeli:

-Denizbank niçin tercih edildi? Türkiye genelinde yeterince şubeleşmemiş bir bankanın tercih nedeni ne olabilir?

-Denizbank, şubemizin olmadığı yerlerde maaşı PTT aracılığı ile ödeyeceğiz diyor. Denizbank’ın bir çok ilçede şubesi yok. O halde bu görevi Denizbank, PTT’ye verecek ise o kurumdan niye alındı?

-Bu kadar önemli bir konu ihale ile yapılamaz mıydı. Diğer bankalara bu  görev için çağrı yapıldı mı?

Bankacılar suskun

Emekli maaşlarının Denizbank’a verilmesi konusu ile ilgili olarak diğer bankalardan neden ses çıkmadığını da anlamış değilim. Son 10 gündür  yaklaşık 3 bankanın üst düzey yöneticisine bu soruyu sordum. Beni şaşkına çeviren konu ise tüm yöneticilerin SGK’ya büyük tepkileriydi.  Kendilerine çağrı gelmesi halinde bu göreve talip olacaklarını ve promosyon için yarış yapabileceklerini söyleyen banka yöneticileri korkudan mı yoksa neden anlamadım,  “aman adımız geçmesin” diye tepki göstermekten de geri kalmadılar.

Bankalar bu konuda neden korkuyorlar? Her fırsatta sesleri çıkan bankalar neden bu konuda tepkilerini kapalı kapılar arkasında veriyorlar?

Bu konuda da çeşitli söylentiler dolaşıyor bankacılık kulislerinde.  Kulaktan kulağa yayılan iddialara göre, Denizbank’a bu görev 3. havalimanı için konsorsiyuma kredi vereceğini açıklamasından sonra verildi.

Tabii ki bu iddialar ne kadar doğru, ne kadar yalan bilemeyiz ama korku içindeki bankacılar maalesef sessiz sessiz bu iddiaları konuşuyor.

Bankacıların sesini çıkartmamalarına ise bir kamu bankasının üst düzey yetkilisinin ilginç bir iddiada bulunduğu iddia ediliyor. Bu kulislere göre, SGK maaşına 5 banka daha talip ancak iktidarın tepkisinden korkarak bu konuda topa girmek istemiyorlar. Korkularının nedeni ise; bir süre öncesi Çalışma Bakanlığı İş Teftiş Kurulu’nun bankalarda yaptığı denetimde binlerce saatlik kaçak mesai tespiti yapıldı. Bakanlık bu bankalara bir yazı yazarak bu paraların personele ödenmesini istedi. Bankalar  bakanlığın bu uyarısına rağmen parayı ödemedi ve konu öylece donduruldu. Bu mesailerden dolayı binlerce bankacı maddi olarak mağdur olurken, devletin ise milyonlarca liralık SGK prim kaybı olduğu biliniyor.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları