En doğru savunma; taarruz!

A+A-
Altemur KILIÇ

“Gülen’i -AKP’yi  Bitirme Planı” konusunda, iddialar, yorumlar, suçlamalar havalarda uçuşuyor, tozdan dumandan ferman okunmuyor...
Ben ortalık yatışıncaya, neyin ne olduğu -olmadığı, kesinlikle belli olana kadar, bu safhada, bu konuda, dünkü ve önceki yazdıklarımdan öte, yorum yapmamak isterdim. Aslında doğrusu da budur.

Onların planı

Ne var ki, ortalık yatışmıyor, kasten olayı kanatıncaya kadar, kaşımak istiyorlar. Zaten, bir süredir başarıyla uygulanan,  “Türk Ordusunu yıpratma planının”   özü maksadı da bu...  “Ordunun içine de sızmak , komutanlar arasına nifak sokmak, milletin, ordusuna güvenini sarsmak ve böylece TC’yi yıkıp ülkeyi ele geçirmek” ; “hınzır” amaçları da bu!
El Hak, başarıya da ulaşıyorlar.
Bu safhada, belge doğrudur, sahtedir münakaşalarına girmek, hüküm vermek için vakit erken!  Ancak, benim kanaatim, önceki gün ifade ettiğim gibi,  bu “belge olmayan belgenin”  malûm kişiler ve organlar tarafından ortaya (çıkarılması değil) atılması, bunun, aslında TSK’nin, sonra da, TC’yi “bitirme planının” bir parçası olduğu! Ortalığı, o kadar karıştırdılar ki, bu ortam habis emellerine varmak için her zamankinden daha da müsait;  bu ortamda, “mahşerin süvarileri”, alabildiğine, at koşturuyorlar: “gün uğursuzların” !

Savunma durumu

Şimdi ilk başarıları Genelkurmayı “savunma durumuna” düşürmek... Ve her açıklamasına inanmamak, alaya almak!
Bu konuda objektif olamayacağımı ve hep Ordumdan yana olduğumu, aksi kesinlikle sabit olana kadar bugünkü komutanlara inandığımı, daha ötesi küçük bir ihtimalle, belge gerçek çıksa da,  buna karşı vaziyet almayacağımı ifade etmek isterim. Velev ki, Genelkurmayda, kişisel veya kurumsal olarak böyle bir plan hazırlanmış olsun, açık söylemeli; içeriği değilse bile, amacı doğru değil mi? Son tahlilde de Türkiye’yi ve Cumhuriyetini, irticadan hangi güç kurtaracak? Türkiye’yi, İran olmaktan kim kurtaracak? Internet sitelerine, vatansever insanların şu sırada artan endişelerine bakınca Türkiye’nin Cumhuriyetçi - Atatürkçü insanları “tramvay - çoğunluk” demokrasisinden değil Atatürk’ün Ordusundan görev bekliyorlar!
Genelkurmayın açıklamalarına, askeri yargıya inanmıyorlar... Hatta belgenin sahte olup olmadığını belirleyecek Genelkurmayca yaptırılacak, bilimsel kriminal incelemelerin bulgularına da, inanmayacaklar ve sivil “Adli Tıptan” inceleme isteyecekler... Hani şu Hüseyin Üzmez’i aklayan bugünkü Kurumdan.
Olayın sivil yargıya ve savcılara havale edilmesine gelince... Normalde bu da doğru ama “Ergenekon iddianameleri” muvacehesinde ve yargı, maalesef, “bize yakın ve yakın olmayan” mahkemeler olarak bölünmüşken hangi mahkeme ve savcılara!
Sadece bu, ülkenin, bugün içine düşürüldüğü vahim durumu göstermeye yeter.
 Bu durumda Genelkurmayın açıklamalarının, savunmalarının ne kadar hükmü olabilecek... Bu durumda savunmaya geçmek, zaaf alameti olarak algılanıyor! İnönü’nün dediği gibi, “en az eşkıya kadar cesur davranmanın” zamanıdır. Mustafa Kemal’in dediği gibi “en iyi savunma taarruzdur” ... Taarruz gene taarruz!... Gene O’nun sözleriyle, sadece “bu hatta değil, vatan sathında ama ” savunma “ değil ” karşı taarruz”!

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları