Enflasyonun geleceği karanlık...

Esfender KORKMAZ

Ocak ayında Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) yüzde 2.36 ve Tüketici Fiyat Endeksi de (TÜFE), yüzde 0.41 oranında arttı. ÜFE artışı TÜFE’den daha yüksek oldu.
2010 yılında, yıllık olarak ta ÜFE daha yüksek yüzde 8.87, TÜFE oranı daha düşük yüzde 6.4 olmuştu.
ÜFE’nin daha yüksek çıkmasının bir nedeni kur artışıdır. 2010 Kasım ayında dolar fiyatı 1.40 iken, Ocak sonunda 1.60’dolayındadır. Yani kurlar üç ay içinde yüzde 14 arttı.
Bu şartlarda, ithal malların fiyatı da yüzde 14 artacaktır. Üretimde ara malı ve hammadde payı yüzde 70 olduğu için, otomatik olarak kurlardaki bu yüzde 14 artış üretim maliyetlerinin yüzde 10 oranında artırır.


Tüketici istismar ediliyor
Dünkü Haber Türk Ekonomide, ithal araba fiyatlarının son iki ayda yüzde 25 arttığı haberi vardı.
Kurlar yüzde 14 arttığı halde ithal araba fiyatlarının yüzde 25 artması, oligopol piyasa yapısının olduğunu gösteriyor. Oligopol piyasalarda, tüketici her zaman istismar edilmektedir. Ayrıca İthal otomobil yükse ÖTV ve KDV ile korunuyor. Bundan da tüketici zarar görüyor.
Örneğin Alman arabası Audi A6, Newyork’ta 55.000 dolardı. Aynı arabayı Türkiye’de sordum, 90.000 dolardı.
Kur artışı petrol fiyatlarını da artırdı. Bu nedenle Ocak ayında ham petrol ve doğalgaz çıkarımı, yüzde 9.48 artış ile en yüksek aylık artış olmuştur.


TÜFE yeniden artar
Asıl enflasyon göstergesi, TÜFE’nin, Ocaktan-Ocağa son bir yıllık artışı yüzde 4.90’a geriledi.
Aylık bazda da TÜFE’nin yüzde 0.41 çıkmasında, giyim ve ayakkabı fiyatlarında meydana gelen yüzde 7.76 oranındaki düşmenin payı vardır.
Ayrıca, Merkez Bankası’nın likiditeyi kısması ve tüketici kredilerinde maliyet artırıcı önlemler alması da talebin düşmesine ve TÜFE’nin daha düşük çıkmasına neden olmuştur.
Yıllık TÜFE oranı, 2010 Eylül ayında yüzde 9.24 olmuştu. Son dört ayda sürekli düştü. Bu bir yıl içinde, 2010 Mayıs, Haziran, Temmuz ve Aralık aylarında TÜFE oranları eksi oldu. Mayısa kadar yeniden eksi enflasyon beklenmiyor. Bu nedenle Mayısa kadar yıllık TÜFE yeniden artar.


İstikrarsızlık içinde istikrarsızlık
Kaldı ki, Enflasyon trendini 12 aylık ortalamalara göre enflasyon gösterir. Aylık ve yıllık enflasyon geçici faktörlerin ve kısa vadeli etki yapan politikaların tesiri altında olduğu için yanıltıcı olabilir.
12 aylık ortalamalara göre, ÜFE ve TÜFE oranları, enflasyonun yüzde 8 ile yüzde 10 arasında seyrettiğini gösteriyor.


12 AYLIK ORTALAMALARA
   GÖRE, TÜFE VE ÜFE

YILLAR               TÜFE     ÜFE

2006                 9.60      9.34
2007                 8.76      6.31
2008               10.44     12.72
2009                 6.25      1.23
2010                 8.57      8.52
2011 Ocak        8.28      8.89

Son beş yıllık, TÜFE trendine bakarsak, 2011 Ocak ayı itibariyle 12 aylık ortalama enflasyonda bir değişme olmadığını görebiliriz.


Hantal devlet yapısı
ÜFE’de ise aşırı zig-zag’lı bir trend görülmektedir. Bizzat bu zig-zag’lı trend istikrarsızlık içinde istikrarsızlık demektir. Kaldı ki 2011 Ocak ayında ÜFE’de yüzde 8.89 olmuştur.
Sonuç olarak, enflasyon bir sorun olarak devam ediyor. Yıllardır bir türlü el atılmayan yapısal sorunların, yani piyasada aksak rekabetin, spekülatif para ve sermaye piyasasının, yüksek cari açıkların, verimsiz kamu harcamalarının, hantal devlet yapısının, gelir dağılımındaki adaletsizliğin, çözümü olmadıkça, kronik enflasyondan kurtaramayız.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş