Ensar'ın değerini bilmek

A+A-
Ergun KAFTANCI

ENSAR, arapça bir sözcük, anlamı yardım eden...

    Nasr kökünden türetilen bu sözcüğün çoğulu yok...

    Arapçada sıfatlar çekim eki almaz, dolayısıyla çoğul halleri tekil gibi gözüken sözcükle ifade edilir diyor Arapça bilenler. Misal olarak "ensar"ı veriyorlar... 

    ..........................

    Araplar, Mekke'den Medine'ye göç edenlere yardımda bulunanlar için bu sıfatı kullanmış. Müslümanlar bugün de, göçen insanlara sevgiyle yaklaşarak yardım edenlere ensar diyor...

    ..........................

    Cumhurbaşkanı Erdoğan da 2 milyon 700 küsur sığınmacıya kapılarımızı açtığımız için Türkiye'nin ensar ülkesi olduğunu söyledi...

    Öyledir ama ne yazık ki sığınmacılar ensar sıfatı taşıyan insanların ülkesinde rahat durmuyor...

    Hemen her yerde olay çıkarıyorlar, suç işliyorlar...

    Dileniyorlar, hırsızlık yapıyorlar, insanları taciz ediyorlar...

    Kendilerine kucak açılmasına bu şekilde karşılık veriyorlar...

    ..........................

    Aralarında elbet de yasalarımıza uyan, çalışarak hayatını sürdürmek isteyen, ensarın değerini bilen insanlar da var...

    Ama bunların varlığı, saldırgan ve yasa tanımaz sığınmacılar yüzünden halkımızda oluşan tepkiyi yumuşatmaya ve ortadan kaldırmaya yetmiyor.

    ..........................

    "Sığınmacılara da yurttaşlık" cereyanına kapılanların karar vermeden önce ince eleyip sık dokumaları şart. Sığınmacılar sellem selam yurttaş yapılamaz. Halkımızın konut sorununu çözmek amacıyla mesken üreten TOKİ'nin evleri de bunlara peşkeş çekilemez...

     CHP'li Özgür Özel'in dediği gibi Türkiye, gece gördüğü rüyaya dayanarak sabah "Yapalım" diye karar verenlerin ülkesi olmaktan çıkarılmalı...

     Ne yapılacaksa konu önce incelenmeli, sonra da prosedüre uyularak yetkili kurullardan -Meclis gibi, Bakanlar Kurulu gibi- geçirilip ortaya getirilmeli...

     Sığınmacılara yurttaşlık konusu da!

     ..........................

     Kural değişmez...

     Tek kişilik orkestrayla konser verilmez!

 

*

 

DERKENAR

      30 BİNDEN fazla Ahıska Türk'ü yıllardan beri yurttaşlığa alınmayı bekliyor. Bugüne kadar yurttaşlığa alınan soydaşlarımızın sayısı maalesef çok az. Diğerleri yurttaşlık hayaliyle yaşarken Suriyeli Arap sığınmacılara yurttaşlık hakkı vermeye çalışmak düşündürücü. Kaş yapalım derken göz çıkarmaktan ne zaman kurtulacağımızı cidden çok merak ediyorum.

 

*

 

BENZERLİK BU KADAR OLUR

      FAROE Adaları Danimarka'ya bağlı özerk bir bölge...

      Nüfusu pek kalabalık değil; insanlar 18 adadan oluşan ülkede yaşıyor...

      Adı üstünde, bir ada ülke...

      17'sinde hayat var, biri yerleşime uygun olmadığı için boş...

      Halk, turizm, balıkçılık ve hayvancılıkla geçiniyor...

      Norveç Denizi ile Kuzey Atlantik Okyanusunun buluştuğu noktada yer alan Faroe Adaları'ndan neden bahsettiğime gelince... Çünkü demografik açıdan bize benziyorlar...

         Adalardaki koyun nüfusu, insan nüfusunun yarısından fazla...

      Bizde de durum ona yakın değil mi?

      Koyun nüfusumuz neredeyse nüfusumuzun yarısı kadar!

      Benzerlik işte burada!

      .........................

      Yeni öğrendim...

      Hayvancılıkla uğraşanların tespiti bu...

      Koyunlar otlarken çobanın kavalından başka ses duymazmış!

 

*

 

RASTGELE

      BAŞBAKAN Binali Yıldırım açılan köprülerle, tünellerle, yollarla, havaalanlarıyla övünürken "Bitmedi, bundan sonra Çanbakkale 15 köprüsü var, daha başka projeler var, hepsi sırayla" dedi... Oysa Başbakan, "Ülkede geniş demokrasi var, özgürlükler var, hukuk var, adalet var, mal ve can güvenliği var" diyerek toplum hayatımıza şekil veren faktörlerle övünmeliydi. Demek ki olmayanla övünülmüyor!

       *

       MECLİS içtüzüğüne ilkel dediler. Öyle değil, gayet demokratik ve çağdaş. İktidar "Mevcut içtüzük yüzünden Meclis çalışamıyor" algısını

yerleştirmeye uğraşıyor. Meclis neden çalışamıyor sorusunun yanıtı ise açık ve net; çünkü AKP iktidarı, rızası dışındaki konular geldiğinde Meclis'i çalıştırmamayı alışkanlık haline getirdi. Ayrıca yeni bir içtüzükle başkanlık sistemini dayatmak daha kolay olacak sanıyorlar. Hayal!           

       *

       ATATÜRK karşıtlığını tırmandırmaya çalışıyorlar. Bu çerçevede, Karayolları adındaki kuruluşumuzu da kullanmaya başladılar. Denizli Çivril'de yol gösteren trafik levhasını, gizlemek amacıyla Atatürk Anıtı'nı tamamen kapatacak yere koymuşlar. Önünden geçerken bile anıtı görmek mümkün değil. Karşıtlık, Karayolları'na da bulaştıysa durum kötü; trafik

canavarından beter bir canavar daha ortaya çıkmış demektir. .

 

*

 

BİR SÖZ

       SİYASETÇİ gelecek seçimi, devlet adamı gelecek kuşağı düşünür.

 

  

  • Yorumlar 3
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları