EOKA ilk fırsatta saldırıya geçecektir

A+A-
Hüseyin Macit YUSUF

EOKA terör örgütünün bugün 60. kuruluş yıldönümüdür. 1 Nisan 1955’te, Digenis kod adlı Georgios Grivas tarafından Kıbrıs Rumlarının adayı Yunanistan’a bağlamak üzere İngiliz Sömürge İdaresi’ne karşı kurulmuştur. O yıllarda Anavatan Türkiye’deki Demokrat Parti hükümetinin yetkilileri  “Bizim Kıbrıs diye bir sorunumuz yoktur” gibi açıklamalarından dolayı Kıbrıslı Türkler EOKA’nın hedefinde değildiler. EOKA’nın açılımı Ethniki Organosis Kyprion Agoniston; yani Kıbrıslıların Milli Mücadele Örgütü’dür. Tamamen Rum ve Yunanlılardan oluşan bu terör örgütü, self-determinasyon ilkesi çerçevesinde adanın Yunanistan’a verilmesini Birleşmiş Milletler’den (BM) talep etmiş; ancak adada iki ayrı etnik kökenin bulunmasından dolayı başvuru reddedilmiştir.
Akritas Planı devrede 
Yunan iç savaşında Yunanistan’daki komünistlere karşı mücadele eden Albay Grivas, 1951 yılında adadaki gönüllüleri toplayarak Yunanistan’da eğitmiş, 1954 yılında da bu kana susamış teröristler adaya dönmüştür. 1955 yılından itibaren EOKA teröristleri İngiliz Sömürge Yönetimine karşı gerilla savaşına başlamıştır. 6-7 Eylül olaylarından sonra Anavatan Türkiye hükümetinin Kıbrıs Türklerine sahip çıkmasıyla, adada yaşayan Türkleri Enosis önünde engel olarak görmeye başlayan Grivas yönetimindeki EOKA teröristleri Türkleri de yok edilecekler listesine eklemiştir. Eli kanlı Makarios, EOKA terör örgütünü el altından, hatta birçok durumda da açıktan desteklemiştir. Terörle baş edemeyen İngiltere, Türklerin ve Rumların siyasi eşitliğine dayanan  “Kıbrıs Cumhuriyeti” nin kurulmasına yeşil ışık yakmıştır. Kurulan Cumhuriyeti sömürge idaresinden bir kurtuluş ve nihayi hedefe ulaşmada bir araç olarak gören Makarios ve Grivas; 1963-64 olaylarını çıkararak, Akritas Planı’nı devreye sokmuş ve Kıbrıs Türklerini topyekûn imha etme teşebbüsünde bulunmuştur. Anavatan Türkiye’nin yerinde protesto ve müdahalesi daha fazla kan dökülmesini önlemiştir. EOKA terörü 1963-74 arasında da varlığını sürdürmüştür. Enosis’i bir türlü gerçekleştiremeyen Makarios, 1971 sonrası dönemde EOKA-B olarak örgütlenen terör örgütünün hedefinde olmuştur. 15 Temmuz 1974’te Yunan Cuntası destekli bu teröristler Makarios’a karşı darbe yapmayı başarmış ve  “Kıbrıs Elen Cumhuriyeti’ni”  ilan etmiştir. Anavatan Türkiye’nin 20 Temmuz’daki müdahalesi ile hem Yunan Cuntası devrilmiş hem de EOKA-B’nin Enosis girişimi engellenmiştir.
EOKA terör örgütünün 1974 sonrasında dağıldığı yönündeki inanışlar bana göre gerçek değildir. Enosis hedefindeki bu örgüt, EOKA-C olarak diğer ırkçı fanatik örgütlerle birlikte tetikte beklemektedir. En uygun zamanda Enosis hedefini gerçekleştirmek üzere yeniden saldırıya geçeceklerinden hiç kuşkunuz olmamalıdır.
Sinsi sinsi plan yapıyorlar
Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, siyasi partiler ve kilise Enosis hedefinin diğer sivil ayağını oluşturmaktadır. Rum siyaseti ve siyasetçisi Enosis’e zemin hazırlamak üzere çalışmalarını sürdürmektedir. Enosis’in önündeki en büyük engel Anavatan Türkiye ve Kıbrıs Türkleridir. Rum Yönetimi EOKA ruhunu canlı tutarak, Türk düşmanlığını 7’den 70’e yayarak, ’en iyi Türk ölü Türktür’ sloganıyla Enosis’i gerçekleştireceği günün sinsi planlarını yapmaktadır.  
Kıbrıs Türkünün 1950’lerin sonlarına doğru kurduğu Türk Mukavemet Teşkilatı (TMT) ile EOKA teröristlerinin amaçlarına ulaşmasını engellemiştir. Rumun hali hazırda canlı tuttuğu EOKA ruhuna karşı TMT ruhunun da canlı tutulması ve en büyük güvencemiz olan Anavatan Türkiye ile olan bağımızın daha da kökleşmesi şarttır.
Eroğlu etrafında tek yumruk...
Makarios, Grivas, Yorgacis, Sampson, Kleridis, Kipriyanu, Vasiliyu, Papadopulos, Hristofyas ve şimdi de Anastasiadis gibi EOKA’cı Enosis savaşçılarına karşı uyanık olmak zorundayız. Kıbrıs Türkünün adadaki varoluş mücadelesi devam ederken, içte birlik, beraberlik ve dayanışma içinde olunmalıdır. Emperyalist Batı ve Rumların, çeşitli manipülasyon ve oyunlarıyla, bizleri, 2004 Annan Planı dönemindeki gibi, kamplara bölmelerine müsaade edilmemelidir. Karşımızda tahminimizden daha örgütlü Rum-Yunan ikilisi vardır. Haçlı zihniyetindeki Batı’nın desteğiyle hareket etmektedirler .Yeniden başlaması beklenen müzakere sürecinde Türk tarafı olarak hem Rum’a hem de Batılı emperyalistlerine karşı güçlü olunmalıdır. Güçlü, güvenilir, tecrübeli ve Rumun her türlü oyununa göğüs gerebilecek bir liderle yolumuza devam etmeliyiz. Defalarca yazdım; bu lider Cumhurbaşkanımız Dr. Derviş Eroğlu’dur. Bugüne kadar yapılan tüm anketler Eroğlu’nun seçimleri kazanacağı yönündedir. Kıbrıs Türkünün gücünü, birlik ve beraberlik içerisinde olduğunu göstermesi açısından Eroğlu’nun birinci turda seçilmesi gereklidir. Rum tarafında 60. kuruluş yıldönümü törenlerle kutlanan EOKA terör örgütüne, Enosisçi faşist Rum siyasetine karşı, Cumhurbaşkanı Eroğlu etrafında tek yumruk olunmalıdır.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları