Erbakan Hoca'yı affeden Gül, AKP'ye kıyak mı yapıyor?

İsrafil K.KUMBASAR

Abdullah Gül’ün, ‘Cumhurbaşkanlığı’ yetkisine dayanarak, kendisinin de ‘sanık’ sıfatıyla yargılandığı ‘kayıp trilyon’ davasında mahkum edilen Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ı affetmesinin ardından başlayan tartışmalar şiddetleniyor.
Af, ne yazık ki Erbakan’ın üzerine hukuk aracılığı atfedilen ‘kara lekeyi’ kaldırmaya yetmeyecek.
Ancak Erbakan, ileride en azından ‘toplum vicdanında’ aklanarak tarihteki yerini alacak.
Peki Abdullah Gül’ü kim affedecek?
Zira kapatılan Refah Partisi’nde Prof. Dr. Necmettin Erbakan genel başkanlık, Abdullah Gül ise genel başkan yardımcılığı görevini yürütüyordu.
Erbakan, partinin harcamalarıyla ilgili kararların alınmasında ‘üst merci’ olarak görev yapıyor, Gül ise o kararların hem ‘hazırlık’ aşamasında bizzat hazır bulunuyor, hem de ‘uygulama’ aşamasında ‘birinci dereceden’ vazife ifa ediyordu.
Gül, parti harcamalardan dolayı, kanuna karşı en az Erbakan kadar sorumluydu.
28 Şubat sürecinde Refah Partisi, iktidardan alaşağı edildikten sonra, hakkında dava açılarak Anayasa Mahkemesi tarafından kapatıldı.
Beş yıl süreyle ‘siyasetten’ men edilen Erbakan, çaresiz bir şekilde kenara çekildi.
“Yola devam” işareti alan Gül ise el altından “28 Şubat kararlarına direnemedi” söylentileri yayarak, Erbakan’ın yerine genel başkan adayı oldu.
Kongreyi kıl payıyla kaybetti.

***

Refah Partisi’nin kapatılmasının ardından Maliye Bakanlığı, dönemin parti yöneticilerine bir yazı göndererek, 1997 yılı içerisinde yapılan yardımın Hazine’ye iade edilmesini istedi.
Parti yöneticileri, paraların ‘teşkilatlara’ gönderilerek seçim için harcandığını belirterek iade talebini geri çevirdiler.
Müfettişler tarafından yapılan incelemeler sonunda, yaklaşık 1 milyon YTL’nin ‘sahte belgeler’ ile ‘harcanmış gibi’ gösterildiği iddialarının ortaya atılması üzerine, Yargıtay Başsavcılığı tarafından RP yöneticileri hakkında dava açıldı.
‘Milletvekili dokunulmazlığına’ sahip olmayan Erbakan, yargılanarak ‘özel belgede sahtecilik’ suçundan 2 yıl, 4 ay hapse mahkûm edildi.
Ayrıca, tek başına faizleriyle birlikte 2 trilyon 644 milyar 616 milyon 570 bin 561 liranın Hazine’ye geri ödenmesinden de sorumlu tutuldu.
Ömrünün ahirinde ‘ev hapsine’ alındı, bütün malvarlığına, hatta ‘emekli maaşına’ haciz konuldu.
Abdullah Gül ise ‘milletvekili dokunulmazlığı’ nedeniyle yargılanmaktan kurtuldu.
Hakkındaki dosya ‘geçici’ olarak rafa kaldırıldı.
2001 yılında Türkiye’nin ‘kriz’ ile çökertilmesinin ardından Tayyip Erdoğan tarafından kurulan AKP’de ‘ikinci adam’ koltuğuna oturdu.
Önce ‘vekâleten’ başbakan oldu.
Sonra da ver elini Çankaya.

***

Hiç kimse kimseyi kandırmasın.
Prof. Dr. Necmettin Erbakan’a 80 yaşından sonra reva görülen muamele, kesinlikle hak ve hakkaniyete uygun bir ‘ceza’ değil, ‘küresel dönüşüme’ ayak uydurmayı reddettiği için 28 Şubat sürecinin kendisine kestiği bir faturadır.
Ama ne yazık ki, bu ‘haksız’ faturayı iptal etmek, aynı davadan ‘sanık’ olarak yargılanan bir kişiye nasip oldu.
Peki Abdullah Gül, durup dururken, bir anda Erbakan Hoca’nın cezasını neden affetti?
Sebep Hoca’ya olan ‘vefa’ borcu mudur, yoksa çekilen ‘vicdan azabı’ mıdır?
Yoksa, işin içinde başka bir iş mi var?
Minik kuşun bize ulaştırdığı bilgilere göre, ‘Milli Görüş’ geleneğinin gerçek temsilcisi olan Saadet Partisi, yerel seçimler öncesinde, seçime katılacak olan adayları ‘sıkı bir eğitimden’ geçirerek, AKP’ye büyük bir darbe indirmeye hazırlanıyordu.
Abdullah Gül, ramazan ayı öncesinde zaten tartışmalı olan bir cezayı affederek, hem AKP aleyhinde, SP tarafından yürütülmesi muhtemel olan kampanyanın önünü kesti, hem de AKP’den SP’ye kayabilecek oyları frenledi.
AKP, daha şimdiden ‘Milli Görüş’ tabanına yönelik şu mealde propagandaya başladı bile:
- “28 Şubat’ın mahkûm ettiği Erbakan’ı affettik.”

***

“Erbakan Hoca’yı neden affettin?” diye Abdullah Gül’e kızanlar, neden şu sorunun ‘perde arkasını’ araştırmayı hiç akıllarına getirmiyorlar:
- “Erbakan hapiste iken sen neden oradasın?”

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş